Advert
SUNUHAT VEYA MELEKE
Nevzat ÜLGER

SUNUHAT VEYA MELEKE

Bu içerik 1954 kez okundu.

         Kendi mesleğinde ısrarla çalışıp ilerleme kaydeden insan zamanla mesleğinde meleke kazanır. Mesela hattat yıllarını mesleğine verip, o meslek de iyice pişerse artık meleke kesp etmeye başlarsa, artık mesleği ile alakalı olarak aklında şimşekler çakmaya, meslektaşlarının aklına gelmeyen birçok güzelliği keşfetmeye ve ortaya koymaya başlar. Mesleğinde ısrarla çok çalışmasının sonucunda kendisine birtakım bilgiler ihsan edilir ki buna sunuhat deniyor.

         İlham genel ve fakat sunuhat özeldir. İlham herkese bir şekilde sunulabilir. Günlük hayatını dikkatle yaşayan herkes bu durumu az veya çok fark edebilir. Sunuhat ise çok çalışma ve o konuda sancılar çekmenin sonunda kendisine sunulan lütuflardır. Ancak sunuhata mazhar olabilmek için meleke sahibi olmak gerekir. Bu lütuf her meslek erbabı için de geçerli olup, mesleğinde ısrarla ve çok çalışarak konusunda meleke sahibi haline gelmesi şartı vardır.

         Bu gün Mevlana, Yunus Emre, İmam Gazali, İbni Sina, Harezmi, Bediüzzaman ve benzerleri hala dipdiri olarak aramızda dolaşıyorlarsa; çok çalışmanın ve melekenin önemini iyi anlamak gerekir.

         Mesela Bediüzzaman dünya zevki adına bir şey tatmadan ömrünü İslami ilimlere ve o ilimlerde inkişaf etmeye vakfettiğinden, meleke sahibi olmuş ve bir çok lütuflara muhatap olmuştur. Yoksa durup dururken akla birtakım manalar gelmez. Hatta Üstad, 1922 yılında basılan “Sunuhat” isimli eserinde diyor ki; “bazı ayatı düşünürken, bazı nükteler kalbime hutur ederek nota suretinde kaydettim. Elfazca zengin değilim, israfı da sevmem, teşrifatçı elfazı beğenmem, icazımdan darılma. Her şeyin en güzelini ve hoş olan yönünü al kaidesiyle, sana hoş gelen şeyleri al, sana hoş görünmeyeni bırak, ilişme!” Hatta aynı eserdeki şu ibare de dikkat çekicidir: “Eski said mücmel ve muhtasar konuştuğu için bu eserini okuyan zatlar teenniyle ve dikkatle bakmaları lazımdır. Yoksa anlaşılmaz.”

         Tabi bu konuda şunu iyi bilmek gerekir: İnsan kalbine ve aklına gelen ilham ve sunuhat gibi şeyler hiçbir zaman vahiy gibi değildir, delil olamazlar ve ümmeti de bağlamaz. Kalbe gelen şey vahyin ölçü ve manasına uygunsa güzeldir ve kullanılabilir. Bu konu en büyük evliya için de böyledir, çok büyük alim için de böyledir. Yani kimden gelirse gelsin, bu sunuhatlar şeriat mihenginde uygunluk ifade ediyorsa baş üstüne, uygun değilse sahibine iade edilir.

         Bu konuda Bediüzzman şöyle diyor: “İşte size söylediğim sözler hayalin elinde kalsın, mihenge vurunuz. Eğer altın çıktı ise kalbde saklayınız. Bakır çıktı ise çok gıybeti üstüne ve bedduayı arkasına takınız, bana reddediniz gönderiniz.” (Münazaraat)

          Üstadın “Sunuhat” adlı eseri, Bediüzzman’ın “Eski Said” tabir ettiği 1921 yılı öncesindeki dönemde ve Risale-i Nur tabir edilen 1927 Mart’ından sonra telifine başladığı yüz civarındaki risalelerinden önce telif ettiği 27 eserinden biridir.

         Bu noktaya gelmiş insan için artık tehlike başlamıştır. Çünkü şöhreti yayılan kişi artık büyük bir risk altındadır. Kavuştuğu şöhret başkasının malını kendine mal edebilir. Eğer nefs ve ruh terbiyesini başaramazsa, artık kendisini asilzade gösterir, başkalarına ait bilgilerin altına kendi ismini yazar, yalan onun için sıradan hale gelebilir. Şöhret zalimdir.

         Bu noktada Üstad “mana-ı harfi” dediği bir yaklaşım tarzını benimsemiş ve sevenlerine tavsiye etmiştir. Mana-i Harfi; kainata ve kainattaki nesnelere ve olaylara Allah adına bakmaktır. Her şeyin iki yönü vardır. Bir yönü Hakk’a bakar, bir yönü de halka bakar. İşte işi kavramış insan her hangi bir nesneye, bir nimete, bir olaya baktığı zaman, nimeti vereni (Mün’im), güzelliği, sanatı vereni (Sani), sebeplere baktığı zaman da hakiki tesir sahibi Allah’ı düşünmelidir. Böylelikle normal bir günlük hayat ibadet haline dönüştürebilir. Yani az bir ibadetle ancak devamlı Allah düşünülerek cennete yaklaşmak, Allah’ın lütfuyla cennete gitmek kolaylaşabilir.

 

         Sunuhat, çok çalışmak ve ısrarcı olmak karşılığında Allah’ın bir lütfudur.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X