Advert
TAŞERON İŞÇİLERE KADRO DEVRİMİ
Nevzat ÜLGER

TAŞERON İŞÇİLERE KADRO DEVRİMİ

Bu içerik 1953 kez okundu.

Belediyelerde, il özel idarelerinde ve diğer kamu kuruluşlarında “taşeron İşçisi” olarak çalışan yaklaşık 740 bin kişi, yapılacak bir düzenlemenin ardından kamu personeli yapılacak.

Yıllardır taşeron işçisi olarak çalışan bu insanlar “ÖZEL SÖZLEŞMELİ PERSONEL” statüsünde istihdam edilecekler.

Başbakan’ın taşeron işçilerle ilgili olarak verdiği müjde, yaklaşık olarak direkt olarak üç milyon insanı, endirekt olarak da belki on milyon insanı sevindirdi.

Daha önce 11 Eylül 2014 tarihinde çıkarılan 6552 sayılı torba kanunla “asıl iş” yapan 200.000 kişi kadroya alınacakken, 21 Mart 2016 günü yapılan Bakanlar Kurulu, taşeron işçilerinin tamamını kadroya geçirme kararı vermiştir. Başbakanın ifadesi ile dışarıda kadroya alınmayan tek taşeron işçisi kalmayacaktır. Çalışma ve Sosyal güvenlik Bakanlığının verilerine göre; belediyelerde 200.000 işçi olup geriye kalan rakam diğer kamu kuruluşlarında çalışanları ifade etmektedir.

Bu konu uzun yıllardır devam eden bir mesele olup, bu konu için “Taşeron İşçiler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği” kurulmuş ve bu olayda bir hayli çaba sarf etmişti.

Yapılacak düzenleme neler getiriyor:

1-Taşeron işçiler “özel sözleşmeli personel” statüsünde istihdam edilecek.

2-Sözleşmeler üçer yıllık periyotlar halinde yapılacak.

3-Kişi 1 Kasım 2015 tarihinden önce işe girmiş ve halen çalışıyor olmalı.

4-Mevcut ücreti üzerinden maaş almaya devam edecek ama sonraki süreçte memurlarla yapılan toplu sözleşme hakkından faydalanacaklardır. Çünkü bunlar memur sendikaları kapsamında 4/B çalışanları gibi olacaklar, ama 4/A personeli gibi değerlendirileceklerdir.

5-Herkes bu gün yaptıkları işe devam edecek, görev yerlerinde değişiklik yapılmayacaktır.

6-Bu güne kadar patronları olan taşeronlar devreden çıkarılacak ve doğrudan kamu çalışanı olacaklardır.

7- Büyük Şehir Belediyeleri, zaten mevcut şirketlerle bu işi çözecekler ancak İl, İlçe ve Belde Belediyeleri ile Kamu kuruluşları yeniden kuracakları şirketler eliyle sisteme devam edeceklerdir.

8- Herkes tazminat hakkından istifade etmeye devam edecektir. Bilindiği üzere bu işçilerin kıdem tazminatını zaten devlet ödüyordu.

9- Emekliliğe hak kazanmış olanlar bu haktan istifade edemeyecekler, emekli edileceklerdir.

10- Bu kişilerde Devlet Memurluğuna atanacaklarda aranan şartlar aranacaktır. Zannederim usulen de olsa bir sınav şartı getirilebilecektir.

11- Kamu personeli yapılacak olan taşeron işçileri ile ilgili olarak “Güvenlik Soruşturması” yapılacak, sicili uygun olmayanlar kadroya alınmayacaklardır.

Bu uygulama bütçeye ek bir yük getirmeyecek, buna karşılık taşeronlara ödenen % 18’lik KDV ile yine taşeronlara her ay ödenen % 3 oranındaki öngörülmeyen giderler payı devlete kalacaktır. Rakamla söylersek 740.000X1350X12X% 21(18+3)’lük miktar olan yaklaşık 2,2 milyar lira devlete kalacaktır. Çünkü burada sadece taşeron/müteahhitler devre dışı bırakılarak sadece yöntem değişikliğine gidilmektedir.

Şunu da önemle belirtelim ki; taşeronluk sistemi yıllar önce bir mecburiyetten ötürü ihdas edilmiş ve önemli de bir boşluğu doldurmuştu. Ancak böyle bir sistemin devam etmesi, son 14 yılda sosyal devlet uygulamasında bir hayli mesafe alan Türkiye Cumhuriyeti’ne ve onun hükumetine yakışmazdı doğrusu.

Bu kadar taşeron işçisinin bir defada kadroya alınması yalnız devrim değil, aynı zamanda çalışma hayatımız açısından da Marksizm’in iflasıdır. Herkese hayırlı olsun.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X