Advert
YARATILIŞIN SAFHALARI
Nevzat ÜLGER

YARATILIŞIN SAFHALARI

Bu içerik 1907 kez okundu.

(Yazı risale-i nur penceresinden istifade ile yazılmıştır.)

      Her şey insan için yaratılmıştır. Yaratılmışlar arasında abes hiçbir şey yoktur. İnsan, arzın cesedine (vücuduna) üflenmiş bir ruh gibidir. Nasıl ruh bedenden çıkınca beden ölürse, insan da arzdan çıkınca arz harap olur. Çünkü insan olmayınca arzın bir esprisi kalmaz.

      Önce kainatın ilk yaratılışı: Allah önce bir cevheri (ilk maddeyi) yarattı. Sonra bu cevhere nazar edince- tecelli edince bu cevherin bir kısmı sıvı halde kalırken bir kısmı da buhar haline ve köpük haline geldi.  Yedi kat arzı ve yedi kat semayı bu köpükten ve sıvıdan yaratırken, buhardan da atmosferi ve içindeki yıldızları yarattı. (Bu izah tarzına günümüzde “Big Bang” de diyorlar. Teori 1929 doğumludur. 13,7 milyar yıl öncesinde bu patlamanın olduğunu söyler. Teorinin dayanağı yıldızların birbirlerinden ve dünyadan uzaklaşmakta olduklarına dayanır.) Evrenin genişlediğini (Enbiya/30 ve zariat/47) numaralı ayetler veriyor. Yaratılış altı günde tamamlanmıştır. Bu günlerin de ayrıca çeşitli isimlendirmeleri bulunmaktadır. (Dünyanın yaratılışı ve düzenlenmesi ile ilgili bir kısım ayetler; Bakara 21-22, İnsan 1-2, Hud 7, Enbiya 30-33, Fussilet 9-12, Hicr 19-22, Kaf 7, Naziat 27-33, Rad 2-4, Lokman 10, Yunus 3 ve daha da fazlası.) Ayrıca yaratma her an devam ediyor. (Rahman 29)

      Yaratılış sırası; ilk cevherin yaratılması, cevhere nazar, cevherin su haline gelmesi, suyun donması, kabuk bağlaması, kayaların meydana gelmesi, toprağın oluşumu, yedi kat arzın oluşumu, buharın yayılması, atmosfer, yıldızlar, yedi kat sema. Denge. Yedi rakamı önemli, yedi kat yer, yedi kat sema, yedi elektron, yedi temel renk, yedi şaft, yedi subuti sıfat, nefsin yedi tabakası vs. Yaratılışta önce madenler, dağlar, taşlar, toprak, sema ve yıldızlar, sonra nebatat, sonra hayvanlar ve nihayet insan(lar) yaratılmıştır.

      Sema dalgasız deniz gibidir. Sema, parlayan yıldız çiçeklerine bahçe, gezegenlere deniz, yıldız tohumlarına tarla gibidir.

      İnsanın yaratılışındaki sıralama için Bakara/28 nolu ayete bakınız; “Siz ölü idiniz sonra size hayat verdi, sonra sizi öldürecek, sonra tekrar diriltileceksiniz, sonra alemlerin yaratıcısına döndürüleceksiniz.” Yani alemde dağınık halde bulunan vücut parçacıkları, zerreler halindeki kısımlar ilahi bir kanunla toplanır. Nutfe>alaka>mudge>et>kemik safhalarından sonra vücut oluşturulur ve ruh üflenerek nimetlerin en büyüğü olan hayat verilerek dünyaya gelir.

      Bir insanın ruh cevherinde ekili sayısız istidatları ve kabiliyetleri var. Bu kabiliyetlerini işletmek artık kendi isteğinde, yaratmak ise Allah’a aittir. Bütün varlıklar idrak sahibi olanların malıdır. İnsan yaratıldı, isimler (eşyanın isimleri, sıfatları, ayırt edici özellikleri ve lisanlar)  ona öğretildi, sınav için dünyaya gönderildi. Elde edeceği ilimlerle onları alır, isimlerle tutar, onların kendisinde temsiliyetini sağlayarak (içselleştirerek) onlara sahip olur. (Bilginin öğretilmesi; Bakara 31-33 ve 60, Sebe 12 ve 40, maide 110, Enbiya 69 ve daha başka ayeti kerimeler.) Her şey insan için yaratılmıştır ve abes hiçbir şey yoktur. Her şeyi yaratan ve tanzim eden Allah’tır. Dünyada Kur’an’a ve Peygambere inanan insan kalmayınca dünya serseme döner ve başını sağa-sola çarparak parçalanır. (Zilzal Suresi) İnsan arzdan ayrılınca arz yok olur, ölür. Çünkü arz insan için yaratılmıştır. İnsan, küçültülmüş alem ve alem, büyütülmüş insandır. Hani şair de öyle demişdi ya; “Hoşca bak zatına kim bir zübde-i alemsin sen.”

      İnsan yaşaması gerektiği kadar, kendisine takdir edilen ömür kadar dünyada hayır-şer, iman-küfür, şükür-nankörlük ikilemlerinden tercih ettikleriyle yaşayıp sonra ölür. Vücut çekirdeği olan acbüz’zeneb denilen asli zerrelerle ölümden sonra kıyamette bu isimle, bu cisimle ve bu resimle tekrar diriltilir. Kabir hayatı için bünye şart değildir. Ceset dağılmış ruh serbest kalmıştır. Yevmid’din (din günü/Fatiha süresi) hesap-kitap sonucunda, dünyada yaptıklarına göre, sebep-sonuç ilişkisinin olmadığı vasıtasız bir hayat için ya cennete veya cehenneme gönderilir. İnsan için dünyada yapıp ettikleri insanın ebedi hayatının temel taşlarını belirliyor.

       Yaratılışın bu safhalarında insanın karşılaşacağı muamelelerle ilgili olarak bazı inanan insanlar arasında farklı düşünceler olmakla birlikte bu safhalara ve oluşum sırasına itiraz eden kimse olmamıştır. Madde perestlerin itirazları ise ilmi gerekçelerden ziyade Allah’ı inkar içindir ve sayıları da her geçen gün azalmaktadır. Mutlak küfür mümkün değildir. Her ne kadar beyin, meşguliyetini tatil edip Allah’ı unutsa da vicdan unutmaz. Nankörlük zayıf insanların işidir. İman ve irfanı olmayanın vicdanı sükut eder.

      Allah akıbetimizi hayretsin.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X