Advert
Hangi Cemaat Hak Yolda, Hangisi Batılda?
Habib KARAÇORLU

Hangi Cemaat Hak Yolda, Hangisi Batılda?

Bu içerik 375 kez okundu.

Sahibi bulundukları TV kanallarında, radyolarda, gazetelerde, dergilerde ve bilumum neşriyat organlarında “üstad”lar , “hoca efendiler” vs.ler din hakkında konuşuyor, yorumlar yapıyor, mensupları hayranlıkla onları dinliyor, okuyor. Cemaatlerinin ne kadar da doğru yolda olduğunu anlıyor ve şükrediyorlar. Türkiye’den mi bahsediyorum zannediyorsunuz? Hayır, sadece Türkiye değil, tüm İslam aleminden bahsediyorum. Şu anda Suriye,Irak,Afganistan ve daha bir çok İslam ülkesinde “Allahu Ekber” diye birbirine silah kullanıp cihad ettiğini sanan kandırılmış Müslümanlardan bahsediyorum.

       Özellikle son iki asırda ilim ve irfandan iyice uzaklaşıp, batı eğitim sisteminin de etkisiyle İslam’ın özünü kaybeden Müslümanlar çalkantılar ve buhranlardan bir türlü kurtulamayıp gittikçe daha kötü durumlara düşmeye devam etmekte.Batılılar fen ve teknolojide ilerleyip sanayileşerek  İslam dünyasını kendilerine Pazar ve sömürge  olarak görmeye başladıktan sonra Müslümanlar, nedense bir türlü kendilerine gelemediler. Batıdaki ilerleyiş, sanki Doğudaki gerilemeye paralel gitmekte.

      İslam dünyasındaki parçalanmışlık, sadece ülke bazında kalmayıp, ülkeler içinde de derin çizgilerle birbirinden ayrılmış cemaatlerle kendilerini göstermekte. Kaç çeşit İslam var? Kaç çeşit cemaat varsa nerdeyse o kadar. İslam dünyasında her zaman farklı görüşler olmuştur, olmalıdır da . Ancak, gerek mezhep, gerek meşrep, gerekse tarikat bazında asla günümüzde ki gibi fitne ve tefrikada bu kadar ileri gidilmemiştir.

     Fetih Suresi 29.Ayet-i Kerime’de Yüce Rabbimiz Müminlerden bakın nasıl bahsediyor: ” Muhammed Allah’ın peygamberidir.Onun beraberindekiler ise, kafirlere karşı çok çetin, kendi aralarında son derece merhametlidirler…..” Müslümanlar demek ki öfkelerini kafirlere ,  merhametlerini Müslüman kardeşlerine karşı gösterecekler.Peki niye gösteremiyorlar? Tabi ki İslam’ın temel ilkelerinden, amaçlarından habersiz cemaat taassubuna kapılmışlarda onun için.

       Hedefine İ’lay-ı Kelimetullahı hakim kılmayı, Bütün insanların kurtuluşunu ve de Allah’ın rızasını koymayıp, dini dünyalık menfaat aracı olarak görüp her alanda onu pazarlayanlar asla muvaffak olamayacaklardır. Hristiyan ve Yahudiyi hoş görüp Müslümanları hakir görenler, tasavvuftaki günümüze ait eksiklikler nedeniyle Evliyaullaha dil uzatanlar, Selefilik ayaklarına yatıp Hazreti Peygamberin sünnetini tahfife yeltenenler, Ehlibeyt sevgisinde aşırıya gidip sahabeye dil uzatan nevzuhur Şiacılar, bir iki ayet ve biraz da Arapça öğrenip mezhep imamlarıyla boy ölçüşmeye kalkan entellektüel hocalar siz asla ümmeti temsil edemediniz, edemezsiniz de. Sizin göreviniz ümmeti bölmekti, işte bunu iyi başardınız.

       Bütün bu olup bitenlerin kendiliğinden geliştiğini mi zannediyorsunuz? Bu akım ve görüşlerin yüzyıllar öncesinden kimler ve hangi amaçlar için piyasaya sürüldüğünü öğrenmek için çok okuyup araştırma yapmak gerekiyor.İslam tarihini, Akaid ve Kelam ilimlerini ve de Mezhepler tarihini inceden inceye öğrenmek gerekiyor ki bu yeni zannettiğimiz görüşlerin derin donduruculardan çıkartılıp nasıl ve niçin servis edildiklerini anlayalım.

      Nasıl olsa ülkede düşünce özgürlüğü var ya, kimse karışamadığı için adam televizyon kanallarından zehrini kusmaya devam ediyor; “Kur’an Müslümanlığı” diye Peygamber (S.AV.)’in hadislerini ve sünnet-i seniyyesini neredeyse gereksiz gösteriyor. Halbuki Allah’ın Elçisi (S.AV.)’i, yine kendisine gönderilen Kur’an anlatıyor;”Peygamber size neyi getirmiş ise ona sarılınız, neyi yasaklamış ise ondan geri durunuz.” (Haşr Suresi 7. ayet), “O kendi arzu ve isteğine göre konuşmaz. O’nun söyledikleri kendisine vahyedilenlerden başka bir şey değildir.” (Necm Suresi 3. Ve 4 ayetler), De ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyunuz. Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın.” (Al-i İmran Suresi 31. ayet), “Sizin için, Allah ile karşılaşmayı ve ahiret gününü bekleyenler için Allah’ın Resulunda en güzel örnekler vardır. “ (Ahzab Suresi 21. Ayet). Ve daha bir çok Ayet-i kerimede Resulullah’a itaatin Allah’a itaat sayıldığını ,O’na itaatsizliğinde Allah’a itaatsizlik sayıldığını görüyoruz.

   Bu konuyla ilgili asırlar öncesinden  Resulullah (sav) : "Haberiniz olsun, rahat koltuğunda otururken kendisine benim bir hadisim ulaştığı zaman kişinin: "Bizimle sizin aranızda Allah'ın kitabı vardır. Onda nelere helal denmişse onları helal biliriz. Nelere de haram denmişse onları haram addederiz" diyeceği zaman yakındır. Bilin ki, Resulullah (sav)'ın haram kıldıkları da tıpkı Allah'ın haram ettikleri gibidir.(Ebu Davud,Sünne 6) buyurarak günümüzde ki sapıkları haber vermektedir. Günümüzde bu konuda  Müslümanlara düşen görev bu gibi zararlı görüşlere asla müsamaha göstermeyip ,tam aksi cevaplarını yüzlerine vurmaktır.

     Yüce Rabbimiz bizi Hakkı Hak bilip Hakka ittiba eden ,batılı da batıl bilip batıldan imtina eden kullarından eylesin.AMİN.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Altay maçı Sivas’ta oynanacak
Altay maçı Sivas’ta oynanacak
Büyük bir israfın önüne geçildi!
Büyük bir israfın önüne geçildi!