Advert
MUTLU BİR AİLENİN TEMEL YAPISI
Halit POLAT

MUTLU BİR AİLENİN TEMEL YAPISI

Bu içerik 338 kez okundu.

Ey Müslümanlar! Allah’a itaat edin. Rabbinizin emrine saygı gösterin. Dininizi ve emanetlerinizi muhafaza edin. Kendi sorumluluklarınızı yerine getirin. Hem nefsinizi, hem ailenizi cehennem ateşinden koruyunuz. Aranızdaki sorunları telafi ediniz ve birbirinize karşı olan davranışlarınızı düzeltiniz.

İnsanların çoğu mutluluğu yakalamayı, rahat bir hayatı, her şeyin yolunda gitmesini ve hem ruhi hem de kalbi sükûneti ister. Aynen bunun gibi özellikle evlerde ve aileler içerisinde sefalet, zorluk gibi sıkıntılı bir hayatın kaygısını tetikleyen endişeli bir yaşamın sebeplerinden uzak olmasını istedikleri gibi. Bilinmesi gerekir ki ancak; tek bir Allah’a iman, ona tevekkül etme ve bütün hallerini O’na havale etmekle birlikte Allah’ın bizler için koymuş olduğu sünnet ve şeriatıyla amel etmeyle kişi bu mutluluğa ve rahatlığa erişebilir. Bu da mutlu bir ailenin oluşumunda, ülfet ve aşinalığın oluşmasında en mühim olan esbaplardandır. Birey ve toplumlar üzerinde en tesir edici olan, aile yapısının ve istikametinin hak ve doğruluk üzerine olmasıdır.

Allah C.C kendi hikmetiyle barınağı ve aileyi bir erkek ve bir bayandan oluşturmuştur ki o barınakta yuva kurup o yuvada teselli ve sükûneti bulup hayatlarını devam ettirsinler. Rabbimiz kullarına şöyle ferman etmektedir: “Allah’ın ayetlerindendir ki; Allah sizler için sizinle aynı nütfeden, aynı asıldan, aynı maddeden ve aynı cinsten eşler yaratmış ki onunla itminanı, rahatı bulup onunla teskin olasınız. Ve sizin aranızda sevgi ve rahmeti koymuştur. Şüphesiz Düşünen toplumlar için bu yaradılışta ibret vardır.” (Rûm-21) Burada ayeti kerimede geçen rahatlığın, itminanın sükûnettin en yüce manası; eşlerden birinin kaygı ve sarsıntı geçirdiği durumunda birinin diğerini teselli etmesi ve birinin darlık ve zorluk içerisinde olduğu zamanlarda da diğerinin onu rahatlatıcı ve güler yüz göstermesi teskinin en yüce anlamı olsa gerek.

Eşler arasındaki temel diyalog; sohbet, sevgi, ünsiyet ve aşinalık üzerine birlikte devam eden hayattır. Çünkü bu ilişki, kökleri derin ve uzun bir hayata dayalı bir ilişkidir. Eşlerin birbirlerine karşı olan ilişkisi kişinin kendi nefsiyle olan ilişkisine benzer. Bir insanın kendi nefsine bağlılığı neyse eşiyle olan bağlılığı aynıdır. Rabbimiz Bakara suresinin 187. ayetinde bu ilişkiyi şöyle beyan ediyor: “Onlar (kadınlar) sizin için bir örtü, siz de onlar için örtüsünüz. Nasıl ki elbise bir insanın avretini örttüğü ve insanı soğuktan, sıcaktan, kötülükten ve zararlı durumlardan koruduğu gibi eşler de birbirinin ayıbını örtmede elbise gibidirler.” Haramdan, zinadan, kötülükten, cehenneme gitmekten elbisenin avreti kapattığı gibi onlarda bu kötülüğe gitmeyi engellerler. Erkek ve kadın arasındaki ilişkiden daha önemlisi, erkek ve kız çocuklarının terbiyesi ve onların hayatlarına kefalet etme ancak rahmetkâr bir anne, emektar bir babanın gölgesinde olabilir. Böyle bir aile ortamında yaşayan bir aileden daha güzel, daha temiz bir çevre olabilir mi?

Ey kardeşim! Müslüman bir ailenin temel yapısı; Allah’a iman ve takvayla olabilir. Müslüman bir aileyi kurma, eşler arasındaki ilişkiyi güçlendirme, yıkıcı kasırga ve rüzgârlardan uzaklaşma noktasında birçok esbap vardır. Bunlardan birincisi ve önemlisi; muhkem olan imanın ipine sarılma ki; Allah’a, ahirete iman ve kalplerin içerisindeki gizlilikleri bilen Allah’tan korkma, daima takvaya iltizam etme ve bunun kontrolünü yapmaktır. Hakkı ararken zülüm ve tacizden uzak kaçması gibi. “Allah’a ve ahirete iman edenler bundan öğüt alırlar. Kim ki Allah’a itaat ederse Allah ona bir çıkış yolu kılar. Onun hesap etmediği, aklından geçirmediği bir şekilde onu rızıklandırır. Kim Allah’a tevekkül ederse Allah ona yeterlidir.” (Talak 2-3) Burada imanı güçlendiren; kişinin ibadet ve itaatte çaba göstermesi ve bu itaat üzerine hırslı olmasıdır. Eşler kendi aralarında Allah’a itaat ve takvayı birbirlerine tavsiye etmeleri lazımdır. Düşünün Rasulullah (S.A.V) şöyle buyurmuştur: “Gece kalkıp namaz kılan ve hanımını namazına kaldıran kişiye Allah rahmet etsin. Hanımı kalkmadığı zaman şefkatli ve rahmetli bir şekilde elin üzerindeki su damlasını onun üzerine döker. Gece kalkıp namazı kılan ve kocasını kaldıran kadına da Allah rahmet etsin. Kocası kakmadığı zaman onun yüzüne parmağındaki suları döker.”(1) Eşler arasındaki ilişik dünyevi, maddi ve hayvansal bir arzuyu giderme ilişkisi değildir. Ancak, güzel bir nefis ve güzel bir ruha dayalı olan bir ilişkidir. Eğer eşler Allah’ın bize öğretmiş olduğu, farz ettiği emirleri doğrultusunda birbirlerine karşı mesuliyetlerini yerine getirirlerse bu hayat ölümden sonraki ahiret hayatına kadar ulaşır ve orada da devam eder. “Onlar için ve onlardan salih olan babaları, zevceleri ve zürriyetlerinin girecekleri Adn cenneti vardır.”  (Rad 23)

Eşlerin birbirlerine karşı mesuliyetleri konusundaki yazımızı bir sonraki hafta kaleme alacağız inşaAllah. Vesselam..

     (1) (Müsned C-2 250-437, Ebu Davut 1208, Nesai C-3 205, İbnu Mace 1336, Sahih İbnu Huzeyme 1148)

 

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Elmar'dan veda mesajı
Elmar'dan veda mesajı
10 tane ruhsatsız tabanca ile yakalandı
10 tane ruhsatsız tabanca ile yakalandı