Advert
ERDOĞAN; GÜL VE AK PARTİNİN GELECEĞİ
Nevzat ÜLGER

ERDOĞAN; GÜL VE AK PARTİNİN GELECEĞİ

Bu içerik 2022 kez okundu.

10 Temmuz 2014 tarihinden itibaren ülkemizde kesinleşmiş Cumhurbaşkanı adayları ile seçim sathi maline girmiş olduk. 10 Ağustos veya 24 Ağustos 2014 tarihinde sonuçlanacak olan bu seçim Türkiye'nin gelecek vizyonu açısından oldukça önem taşıyor. Bu seçim döneminin ve seçim döneminin hemen takip eden günlerinin cevap bekleyen ve büyük önem taşıyan üç temel sorusu var:

       1- Cumhurbaşkanlığı seçimini kim kazanır?

       2- Erdoğan Cumhurbaşkanı olursa Başbakan kim olur?

        3-Erdoğan Cumhurbaşkanı olursa AK Parti Genel Başkanlığına  kim seçilir?

       Önce ik soruya cevap arayalım: Cumhurbaşkanlığı için üç kişi aday gösterilmiş bulunuyor. AK Partinin oylarının tamamı ile Recep Tayyip Erdoğan, CHP+MHP’nin oylarıyla Ekmeleddin İhsanoğlu ve HDP’nin oylarıyla Selahattin Demirtaş.

       Öncelikle seçime giren adaylarda takiyye olup olmaması çok önemli. Unutmamak gerekir ki bu konu bu seçimde önem kazandı. Hemen ifade edelim ki Erdoğan ne MSP döneminde, ne RP döneminde ve ne de AK Parti döneminde hiç takiyye yapmadı. Değer ölçülerini ve hedeflerini popülizme de devletçiliğe de kaçmadan olduğu gibi ifade etti bu güne kadar. Onun bu hasbiliği ve harbiliği, bizim toplumun değer ölçüleriyle uyum sağladığından, o, sekiz seçimi arka arkaya ve oylarını artırarak kazandı. Ayrıca 12 yılda yaptıklarıyla hep takdir ve beğeni topladığı gibi, Türkiye insanına güven aşıladığından dolayı bu seçimin galibi olarak Erdoğan görünmektedir.

       Ekmeleddin İhsanoğlu, Arap baharı ve özellikle de Mısır’daki SİSİ darbesi karşısında, resmi tavrın dışındaki bireysel tavrı ile de olumsuz bir imaja sahip. Ayrıca kendi içinden aday çıkaramayan iki (belki altı) partinin adayı olarak kendisini aday gösteren partilerin tam desteğini alamadı. Hatta halka birbirlerine zıt gibi gösterilen ama esasta zıt olmayan hem CHP’de hem de MHP’de olumsuz gelişmeler olabilir. Dolayısı ile de ibre İhsanoğlu’nu pek göstermiyor. Selahattin Demirtaş’ın adaylığı ülke demokrasisi açısından olumlu bir harekettir. Ayrıca biraz da kendilerini kantara çekme harekatıdır. Ancak çözüm sürecinin insanlara verdiği güven nedeniyle, Demirtaş aradığını pek bulamayacak gibi gözüküyor. Hakikaten duygusal davranmadan söyleyebilirim ki Cumhurbaşkanlığı seçimini ikinci tura kalmadan 10 Ağustos 2014 günü Erdoğan % 50+1 ile (% 51-56 arasında) kazanır.

       İkinci soruya cevap arayalım şimdi; Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı seçilmesinden sonra elbette parlemento üyesi olan AK Partili bir milletvekili Başbakan olacaktır. Bu isim, Arınç, Yıldırım, Babacan, Atalay olabileceği gibi, Davutoğlu da olabilir. Birinci sayılanlar üç dönemi tamamlamış isimlerdir.

       Şimdi sıra üçüncü sorunun cevabına geldi: AK Parti Genel Başkanı kim olur? Önce bir tespit yapalım; şu anda Türkiye’nin önünde aşılması gereken iki önemli mesele var: Türkiye’yi orta gelir gurubundan çıkarıp üst gelir gurubuna dahil etmek ve Türkiye’yi evrensel hukuk ilkelerinin geçerli olduğu bir ülke haline getirmek.

       Yukarıda Başbakan olarak saydığımız zevat elbette çok önemli insanlardır ve belli özellikleri elbette vardır. Ancak Türkiye son 12 yılda nasıl başarı üstüne başarılar sergiledi ise bundan sonra da artık ekonomik ve hukuki iki hamleyi hak etmektedir. Çünkü bu hamleler Türkiye’yi dünyanın ilk on ülkesi arasına sokacak ve ülkemizdeki işsizlik oranı da % 6’ya düşerken, gelirin adil dağılımı noktasında da çok büyük bir eşik aşılacaktır. Böyle bir ülkede asgari ücret 850 lira değil. İki katı olacaktır. Ayrıca devletin gelirleri artacağından, özel sektör üzerindeki yükler de hafifleyecektir. Zaman zaman hissedilen artı maliyetler (maliyet yükleri) azalacaktır. Ayrıca din ve vicdan hürriyeti ile düşünce hürriyetlerinin de bu muhtemel gelişmeyle yakın ilişkisi vardır. İnsanlığın vazgeçilmezi olan evrensel hukukun ise bütün bu şartlarla bir ilgisi var zaten.

       İşte bunları başarabilmek için de hem bu nitelikleri sağlayabilecek, hem partiyi daha büyütecek bir isim olarak Abdullah Gül öne çıkmaktadır. Ayrıca partinin olumsuzluklar yaşamaması için Abdullah Gül şarttır diyebiliriz. Köşkte kırmızı kitabı takip etmeyen iki Cumhurbaşkanı oldu bu güne kadar; Özal ve Gül. Abdullah Gül’ün dışındaki isimlerle 2015 seçimlerini kazanmak çok zordur.

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X