Advert
OSMAN HAMDİ BEY
Nevzat ÜLGER

OSMAN HAMDİ BEY

Bu içerik 2193 kez okundu.

          Şehrimizin önemli ve bir o kadar da hayırsever işadamlarından ORHAN ELGİN Beyi bilmem yakından tanıyor musunuz?

          Orhan Elgin 10195 sayılı yasaya göre başladığı devlet memurluğu hayatını, mezkur yasanın iptal edilerek, bütün teknik elemanların da 657 sayılı (DMK)  kanununa tabi hale getirilmesinden sonra memuriyeti bırakarak kendi işini kurmuş, birçok ortaklık ve iş geliştirmelerinin ardından bu gün yurt içinde ve yurt dışında işler yapan şirketleri olan bir iş adamımızdır. Halen Fırat Üniversitesi kampusu içerisinde “MURADİYE” camisini fi sebilillah yaptırmakta, Sürsürü mahallesinde yapılmakta olan “ELAZİZ” camiine de yardım etmektedir. Aslında yaptığı yardımları sıralamak abes olacağı için burayı geçiyorum ama Orhan Elgin tam bir hayırseverdir. Orhan Bey’in diğer bir yönü de sanata ve estetiğe verdiği önem olarak da anılabilir. Onun nüktedan kişiliği, çevresinde sempatik bir havanın oluşmasının hemen tesirini gösterir. Malum, nükte biraz da zekadır.

         Yazımın konusu Osman Hamdi Bey olmakla birlikte bu girişi şunun için yaptım. Orhan Elgin Beyin yazıhanesinde Osman Hamdi Bey’in meşhur “Kaplumbağa Terbiyecisi” isimli bir tablosu da var. Bir gün bana, Osman Hamdi Bey’le ilgili bir soru sormuştu ama cevaplandırılamadan ayrılmıştım bürodan.

         Osman Hamdi Bey aslında Osmanlı sadrazamlarından İbrahim Edhem Paşa’nın oğlu. Kendisinden başka üç erkek kardeşi daha var. Kardeşlerinden İsmail Galib Türkiye’nin ilk nümizmatlarından. Nümismat; metal paraları inceleyen, sikke ve madalyaların tarihi ve tanımıyla uğraşan bilim dalı. Madeni para anlamına gelen Latince numisma kelimesinden türemiştir.Tarih biliminin alt kolu olan bilim dalının adıdır. Bu bilim dalında uzman kişilere "Nümizmat" adı verilir.”

          Elbette diğer kardeşlerinin de önemli uğraşları var. Günümüzde Osman Hamdi Bey’in toplumda en tanınan akrabaları; Fethi Okyar, Cemal Reşit Rey, MİT mensubu Hiram Abas ve tarihçi Edhem Eldem sayılabilir.

         Akrabalarından bazılarının mason oluşu üzerindeki şüpheler onun için de zaman zaman dile getirilir. Öyle midir değil midir, doğrusu biraz netameli. Ancak Osman Hamdi Bey’in bu topluma kazandırdıkları Kaplumbaşa Terbiyecisi ressamından daha fazladır.

         Osman Hamdi Bey esasen tam bir Kültür, Bilim ve Medeniyet üstadı. Nemrut Dağı kazıları, Eski Eserler Yönetmeliği’nin hazırlanması, Mimar Sinan Güzel Sanatlar’ın kuruluşu, 100’den fazla resim tablosu hep onun elinden çıkmış çalışmalardır. En son 13,5 milyon TL’ye satılan”Yeşil Cami Önü” tablosu Türkiye’de satılan en pahalı resim tablosu ünvanını aldı. Kaplumbağa terbiyecisi tablosu da rahmetli Sakıp Sabancı tarafından 5 milyon liraya alınmıştı yanlış hatırlamıyorsam. İşe bakar mısınız; yaşadığı dönemde ve takip eden on yıllar da daha çok müzeciliği ile arkeolojiye yaptığı katkılarla anılırken. 1970 sonrasında bu günkü anlamda popüler hale geldi. Biraz tuhaf ama parayla ölçülmeyen yetenekler toplumda yeterince pirim yapmıyor demek ki.

         Önemli bir not olarak; tarihi eserlerin yurt dışına çıkarılmasını önleyen düzenlemeyi yapan kişinin Osman Hamdi Bey olduğunu söylememiz gerekir. Keza 1910 yılında vefat ettiğinde o artık müzeciliğin kurucusu ve ressam olarak zaten tanınıyordu. Ayrıca UNESCO da 2010 yılını Osman Hamdi Bey’i anma yılı olarak ilan ediyordu.

         Yazıya konu olan Osman Hamdi Beyi konuşmamıza vesile olan işadamı Orhan Elgin Beye özel bir teşekkür borcumuzu da ifade etmeliyiz elbette. Sanatı, yazarı ve eserleri sahiplenen Orhan Elgin Bey iyi ki varsın. Teşekkürler.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Ak Parti İlçelerde Temayül Yoklaması Yaptı
Ak Parti İlçelerde Temayül Yoklaması Yaptı