Advert
ERKEK VE KADIN ARASINDAKİ BAZI FARKLILIKLARDA İSLAMIN BAKIŞ AÇISI
Halit POLAT

ERKEK VE KADIN ARASINDAKİ BAZI FARKLILIKLARDA İSLAMIN BAKIŞ AÇISI

Bu içerik 273 kez okundu.

(Şahitlik, Miras, Kadın Diyeti, Devlet Reisliği)

Tüm bu anlattıklarımızla birlikte görüyoruz ki, İslam’ın bazı alanlarda erkek ve kadın arasında farklılıklar koyduğunu görmekteyiz. İslam Erkek ve kadın eşitliğini ikrar ettikten sonra şüphesiz bu sayacağımız farlılıkların da kadın ve erkek arasındaki insanlıkta, şeref, kerametti ve ehliyet noktasında her hangi bir eşitlikle ve ya eşitsizlikle alakası yoktur. Belki bu farlılıkların toplumsal, ekonomik ve bedensel zaruretlerden kaynaklandığını görmekteyiz ki bunun açıklamasını şöyle yapabiliriz;

1)      İslam mali hukuklarda hakları ispatlamada iki tane adil erkeğin veya bir erkek ve iki kadının şehadetini öngörmüştür. Rabbimiz borçlanma ve borçlanmadan kaynaklanan sorunları bakara suresinin 282. Ayetinde şöyle ferman etmektedir: erkeklerinizden iki tane şahit getiriniz. Eğer iki erkek yoksa şahitliklerine razı olduğunuz bir erkek ve iki kadını şahit olarak gösterin. Ola ki o iki kadından birisi unutursa diğeri ona hatırlatır.”  Bu farklılık açık bir şekilde görülmektedir ki: kadın erkek gibi varlığını insan olarak devam ettirdiği sürece şerefli, ehliyet sahibi ve mali sorumlulukları taşımada erkek gibi ehildir. Burada ki farklılığın erkeğin insanlık, keramet ve ehliyette kadından üstünlük bakımından bir alakası yoktur. Ayeti kerimede iki kadının bir erkekle şahitlikte şart koşulması bu, kadının şerefi, itibari ve ihtiramı dışında olan bir sebepten ötürüdür. Düşünecek olursak İslam, -kadına bütün mali tasarruf haklarını helal etmesiyle birlikte- kadının asıl misyonu genel olarak ev işlerine yoğunlaştığı ve dikkatini evine verdiğinden ötürü bu işlerle uğraşmak da genel vakitlerde daimi olarak ve hatta alışveriş yaptığı dönemlerde de vaktini evinde geçirmesi düşüncesi içerisindedir. Bundan anlıyoruz ki kadının şahitliği insanlar arasındaki mali sorunlarda az vukuu bulandır. Böyle bir durumda olan kişinin şahitlik anında her şeyi hatırlaması ve bu konuda daima bu işin içerisinde olan kişiler gibi hassas davranması zordur. İşlerin içerisinde olmadığından ötürü o işe bakar ilgilenmeden geçer. Kadın şahitlik için hâkimin karşısına çıktığı zaman unutma, yanlış algılama ve hata yapma ihtimali olabilir. Başka ikinci bir kadın da bunun gibi şahitlik verirse oradaki unutkanlık ve hata ihtimali kalkar. Çünkü insan hukuku ve hakkının tespit edilmesi lazımdır. İslam şeriatıyla karar veren hâkim üzerine vaciptir ki hakkı hak olarak gerçekleştirip ispatlaması ve batılı yok etmek noktasında nihai çabasını göstermesi vacip ve lazımdır. Mali konulardaki kadınların şahitlik noktasında konu ile farklılığı bu anlattığımızdan ötürüdür. Ki gördüğünüz gibi açık bir şekilde ayeti kerimede Allah’ın bir erkek yerine iki kadının şahit tutulmasının nedenini rabbimiz kendisi bize emredip şöyle açıklıyor. Ola ki bir unutursa diğeri ona hatırlatır. Ayeti kerimede unutma korkusu, hata durumunda birinin gerçeği ve hakkı olduğu gibi diğer kadına hatırlatmasıdır. Erkek ve kadının Şahitlikteki farklılığın nedenini açık bir şekilde ayeti kerimede görmekteyiz. Bu dolayı kadının en büyük hedefi eviyle, çocuklarıyla uğraşması, anne olabilmesi, ev işi dışındaki diğer dünyevi işlerle pek az alakasının olmasından genellikle kendi evinde kalması ve gününü evinde geçirmesinden dolayı çoğu İslam âlimleri ve fukuhası cinayetlerde kadınların şehadetlerinin kabul edilmemesini söylemeleri de bu durumdan ötürüdür. Ölüm ve buna benzer suçlarla sonuçlanan kavgalı gürültülü meclis ve davalarda orada hazır bulunmak kadın için kolay değildir, Hatta o meclislerde hazır olsa da onun kendi gözüyle öldürülme suçuna şahit olması ve bu olaya karşı güçlü olması kadınlar açısından çok zordur. Çünkü kadınlardaki panik durumu genel durumlarda suçun işlendiği anda orada durması dahi imkânsız. Kadın bu durumda kaçamıyorsa o anda gözlerini yumar ve bağırıp çağırmaya başlar. Bazen de olayı görmemek için gözlerini yumar. Bu durumda olan birinin şehadeti olduğu gibi anlatıp ve cevaplandırması, suçu ve suç işleyenleri vasıflandırması, suçu işlenen aleti veya suçun hangi şekilde vuku bulduğunu anlatması mümkün olabilir mi? İslam’da kabul görünen hukukta ‘ şüpheli olan davada şer’i cezayı kaldırınız’ hadisi şerifin emri doğrultusunda ceza kalkar. Öldürme ve buna benzer şeylerde kadının şehadeti tamamen şüphelerle kapsamaktadır. Dolayısıyla hadisi şerifte geçen emre uymamaktadır. Kadının Davayı ispatlama, ne şekilde ve hangi aletle yapıldığını anlatamamasından ötürü burada şüphe oluşur. Ve dolayısıyla da ceza kalkar ve burada bir taraf mağduriyete uğrar. Şüphesiz kadınların genel olarak yeri olmayan yerlerde bulunmasından ötürü onun şehadetine ihtiyatlı yaklaşılmıştır. Bunun yanı sıra erkeklerin bakması haram olan durumlarda İslam şeriatı kadının tek başına şehadetini kabul etmiştir. İslam şeriatı doğumu ispatlamada, bekâret veya dullukta, kadın ile ilgili cinsel ayıplarda ve buna benzer boşanmaya sebep olan durumlarda ve çocuk emzirme durumlarında sadece bir kadının şehadeti yeterli görülmüştür. Tabi ki bu durum günümüzün teknolojisinde araç ve gereçlerden kadına bakmadan kadın ile ilgili durumlar ispat ediliyor olsa da geçmişte bu günkü imkânlar olmadığından ötürü bu tespitleri sadece kadınlar yapardır ve kadınların şehadeti geçerliydi. Dolayısıyla İslam bu durumlarda tek kadının şehadetini kabul etmiştir. Öyle ise bu mesele, kadının erkek gibi şerefli olup olmadığı veya ehliyetli olup olmadığı meselesi değildir.  Ancak Bu mesele hükümleri tespit etmek ve hüküm verirken de ihtiyatlı davranmaktır. Bütün adil olan şeriatlar bu konulara özen gösterir. Bu konuda İslam’a karşı isyan etme ve konuyla ilgili İslam’ı kötülemenin her hangi bir anlamı yoktur. Ve birilerinin de bu durumu kendilerine silah edinerek İslam kadını bazı haklardan noksan bırakmıştır, İslam kadına erkeğe vermiş olduğu muameleyi kadına yapmamıştır gibi sözlerin hiç anlam ve geçerliliği yoktur. Bununla beraber İslam kadının şerefini, erkekle olan eşitliğini, burada herhangi göz yummanın olmadığını kuranı kerimde ve hadislerde görülmektedir. Bu konuyu geçmiş makalelerimizde bir bölümünü ayetlerde dile getirmiştik.

 

 

Konu devam edecektir. Vesselam.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Ters lale tohumları toprakla buluştu
Ters lale tohumları toprakla buluştu
Sarıkaya: Kandil zulmün, haksızlığın yıkılışı demektir
Sarıkaya: Kandil zulmün, haksızlığın yıkılışı demektir