Advert
TÜRKİYE’Yİ NEDEN İSTEMİYORLAR?
Nevzat ÜLGER

TÜRKİYE’Yİ NEDEN İSTEMİYORLAR?

Bu içerik 1946 kez okundu.

         Her geçen gün yeni arşiv belgeleri yayınlanıyor. Bu belgeler aslında bilinmiyor değiller ama topluma zaman zaman sunuluyor. 27 Mayıs darbesinin konuşulduğu bu günlerde Türkiye, ABD ve İngiltere arşivlerinden yeni bir belge yayımlandı. Anlaşılan o ki, zaman zaman bu tür çarpıcı belgelerle karşılaşacağız.

         O belgelerden biri de 27 Mayıs darbesinin 56. senesinde, dönemin Başbakanı Adnan Menderes’in idamına ilişkin. Adnan Menderes girdiği her seçimi kazanan liderlerdendi. Ancak onu darbeyle alaşağı edip idam edenlerin esas hareket noktaları; bu gün de tüm dünyanın üzerinde söz sahibi olmak istediği Irak petrolünü ve doğalgazını Türkiye üzerinden dünyaya açmak istemesiydi. Tabi bu durumun arkasından da sanayileşmek geliyordu.

         Menderes hükümeti ilk enerji hamlesini Türkiye’de sekiz tane elektrik santrali kurarak başlatmış, ardından sanayi hamlesi için batıdan gerekli finansman desteğini bulamayınca Rusya’dan destek almıştı. Ardından da “Türkiye, İran, Irak ve Pakistan” arasında “Bağdat Paktı”nı imzalamıştı. Dikkat edilirse o yıllarda ve takip eden birçok defa hem Türkiye’de, hem Irak’ta, hem de Pakistan’da yönetimler darbeyle değiştirilmiş, ibret için de Başbakanları idam edilmişti. Hatta o dönemde Irak Kralı Faysal, mezkur anlaşma için İstanbul’a geleceği sabah öldürülmüştü. Menderes’in de uçağını İngiltere’de düşürmüşlerdi ama Menderes kurtulmuştu.

         Dikkat edilirse 27 Mayıs 1960 darbesinden sonra Türkiye iki darbe daha yaşamış ve 1983 yılında Turgut Özal yönetime gelinceye kadar bu ülke yerinde saymıştır. Hatta 1993 yılında Turgut Özal’ın ölümünden sonra ülke tekrar “ithal ikameci” modele zorlanmıştı ama başaramamışlardı.

         3 Kasım 2002 ve takip eden dönemlerdeki seçimler, aslında Türkiye açısından oldukça önemli ve dahası hayati özelliktedir. Bu konunun aleyhinde olanlar ya aldıkları bedel karşılığında “Ağababaları”nın isteklerini yerine getiriyorlar ya da şahsi çıkarlarını ülke çıkarlarının üstünde tutarak ahmak görünmeyi umursamıyorlar.

         Türkiye bu gün de sanayi hamleleri yaptığı, enerji koridorları açmak çabalarından dolayı hem 17-25 Aralık, hem Gezi hem de Tayyip Erdoğan’ı hastanede öldürme girişimlerine hedef oluyor. Menderes’in döneminde Türkiye-Irak boru hattında günlük 3 bin varil olan petrol miktarı bu gün bir milyon varile yaklaşmış durumdadır.

         Katar petrolü Türkiye eliyle Avrupa’ya akıtılacak, gerçekleştirilecek. Eskiden bu kaynaklar Batı eliyle kullanılıyor, gelirler Batı’ya akıyordu. Son 14 yıldır bu çark artık Batı’nın tekelinde değil. O yüzden de bütün Batı ülkelerinin kalkınma hızları yüzde yarımlar civarında ve Batı “hasta.” İşte bu benzeri nedenlerden dolayı DAEŞ, IŞİD ve PKK var. Buna vekalet savaşları deniyor.

         Bir sivil toplum kuruluşunda yaptığım konuşmada bu konularla birlikte Sykes-Picot gizli anlaşmasını anlattığımda meslek sahibi üniversite mezunu bir arkadaş maalesef düz mantık kullanmasından dolayı konuyu anlayamadığını söylemişti. Anlayamamayı anlıyoruz da, inadına anlamamayı mazur göremiyoruz.

         Bu gün yerli otomobil üretme noktasına gelen ve bu ivmeyi bu ülkeye kazandıran yöneticilerin Batı ve Batıcılar tarafından istenmemesini görebiliyoruz ama yerli ve milli olduğu iddiasındaki insanlara ve yazar-çizerlere ne oluyor Allah aşkına? Eski Sanayi Bakanı Fikri Işık, bu otomobillere F-16 teknolojisi uygulanacağını söylemişti. Peki o zaman bu ülke otomobil de “Number One” olursa, Türkiye tekrar o eski haşmetli günlerine dönerek, dünyadaki kan ve göz yaşını durdurursa, bu kimi rahatsız eder? Bu ülkenin mensubu olmayı onurla haykıran insanlar rahatsız olmaz herhalde? Lütfen biraz izan ve basiret.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X