YEREL
Giriş Tarihi : 12-05-2020 10:15   Güncelleme : 12-05-2020 10:15

KİMİN SÜPER GÜÇ OLACAĞINI TARIM VE HAYVANCILIK SEKTÖRÜ BELİRLEYECEK

KİMİN SÜPER GÜÇ OLACAĞINI TARIM VE HAYVANCILIK SEKTÖRÜ BELİRLEYECEK

FAİK AKGÜN

Tarım ve hayvancılık sektörünün duayen isimlerinden gazetemiz köşe yazarı ve iş adamı Ramazan Yıldırım Korona Virüs’ün ardından tarım ve hayvancılığın yeni dünya düzenindeki yeri ve sektörün gelecekte ulaşacağı noktalar ile ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu.

Tarım ve hayvancılık sektörünün duayen isimlerinden gazetemiz köşe yazarı ve iş adamı Ramazan Yıldırım ile gerçekleştirdiğimiz tarım ve hayvancılık sektörünün geleceği isimli yazı dizimizin ilk bölümünü siz değerli okurlarımızla paylaşıyoruz. Bundan böyle her hafta geleceğin sektörü haline gelecek olan tarım ve hayvancılık sektörü ile ilgili olarak gelişmeleri sizlerle paylaşacağız. İşte başarılı olanları yeni dünya düzeninde süper güç haline getirecek tarım ve hayvancılık sektörü ile ilgili olarak hazırladığımız yazı dizisinin ilk bölümünün detayları...

“VİRÜS BİZLERİ YENİ BİR YAŞAM ŞEKLİ EDİNMEYE İTTİ”

Virüsün yeni bir yaşam biçimi oluşturduğunu dile getiren Ramazan Yıldırım, insanların artık rezidanslar yerine ayağının toprağa bastığı doğal yaşam alanlarını tercih etmeye başladığını ifade etti. Yıldırım, “ Depremin ardından tüm dünyayı etkisi altına alan Korona Virüs ile karşı karşıya kaldık. Virüsün daha kendisini algılamadan, korkularını etkilerini ve olumsuzluklarını yaşamaya başladık. Virüsün ortaya çıkışı ile ilgili kuşkularımız var. Bunun yanı sıra bu virüsün nasıl yayılım göstereceği noktasında çekincelerimiz var. Açıkça itiraf edemezsek de ne ile karşı karşıya olduğumuzu bilmiyoruz. Virüs bizleri yeni bir yaşam şekli edinmeye itti. Virüs sonrasında ortaya çıkan yeni yaşam şekli ile ilgili olarak tüm dünya araştırma yapıyor. Virüs sonrasında değişen yaşam şekline kendimden örnek verecek olursam, bütün insanlar gibi bende yaşadığım yerde yukarı baktığımda artık yüksek binalar yerine gökyüzünü görmek istiyorum. Çevreme baktığımda yeşil alanları görmeyi ve oksijeni hissetmek istiyorum. Kapıya çıktığımda betona değil toprağa basmak istiyorum. Hatta beslediğim hayvanları sevmek istiyorum. Virüs sonrasında benim yaşamdan beklentilerim bunlar ve eminim ki şuanda benim gibi düşünen milyonlarca insan var.”dedi

“TEKNOLOJİ BESİN ÜRETEMEZ”

Korona Virüs sürecinin gıdaya ulaşmanın önemini ortaya koyduğunu dile getiren Yıldırım, “Her an ani bir sokağa çıkma yasağı ilan edilecekmiş gibi yaşıyoruz. Bu yasağın bir günde bitebileceği gibi aylarca sürebileceğini de biliyoruz. Sokağa çıkma yasağını insanlar rezidanslar yerine doğal bir ortamda geçirmeyi umuyorlar. Doğal bir ortamda yaşayan insanlar hayata tutunabilirken rezidanslarda yaşamaya çalışan insanların aynı oranda hayata tutunması imkansız gibi görülmektedir. Bu korkular insanların yaşama bakışını değiştirdi. Yeni dünya düzeninde insanlar teknoloji alanında gelebileceği uç noktalara ulaşmak üzeredir. Hatta ilk insan beynini yenmeyi başaran bilgisayarlar bile icat edildi. Bu teknolojinin üzerinden geçen zaman zarfı içerisinde bu bilgisayarı yenen bilgisayarlar icat edildi. Bu durum artık makinenin makineyi tamir ettiği ve geliştirdiği bir çağa ulaştığımızı ortaya koymaktadır. Geldiğimiz çağ itibariyle artık silahın, kaba kuvvetin ve paranın bir hükmü kalmamıştır. Makineyi makineye yaptıran bir uygarlık aklınıza gelebilecek birçok şeyi rahatlıkla yapar. Ancak bir tek şeyi yapamaz oda besindir.” ifadelerini kullandı

“HİÇBİR GÜÇ GIDA KADAR GÜÇLÜ DEĞİLDİR”

Dünya üzerinde en büyük gücün gıda olduğunu ifade eden Yıldırım, “İnsanlar tüm canlılar arasında en özel olarak yaratılan varlıklardır. İnsan için vazgeçilmez olan tek şey besindir. İşte bu nedenle Ademden bu deme insanlar üretiyor. İlk insan olan Hz. Adem ilk çiftçiydi. Bugün teknoloji hangi noktaya ulaşırsa ulaşsın kendi başına bir canlıyı yetiştiremez. Bu durum bize teknolojinin geleceği hiçbir noktanın bizim yapacağımız tarımsal üretimden değerli olmadığını ortaya koymaktadır. Teknoloji bize daha fazla ve daha nitelikli ürün üretme noktasında ve işlemede yardımcı olabilir. Ancak teknoloji tarımsal üretimde hiçbir zaman asli unsur olamaz. Dünyamızın geçmiş dönemlerde geçirdiği kıtlık dönemleri ile ilgili olarak anlatılan hikayelerde bir dilim ekmek için insanların kese dolusu altın vermeye hazır oldukları halde bir dilim ekmek bulamadıkları anlatılır. Bu örnek paranın yaşam karşısında ne kadar güçsüz olduğunu ortaya koymaktadır. Bize yaşam sunan tek şey ise gıdadır. Hiçbir güç gıda kadar güçlü değildir. Biz bugün gıdanın ne kadar önemli olduğunu anlıyoruz. Bu süreç başkalarının tekeline bıraktığımız tarım ve hayvancılık alanın ne kadar önemli bir güç olduğunu bizlere hatırlatmaktadır. Umarım tarım ve hayvancılığın önemini ortaya koymak için bugün itibariyle başlattığımız bu yazı dizisi vatandaşlarımızın tarımın hayvancılığın ve üretimin ne kadar önemli olduğunu anlamasına vesile olur.” dedi

“TARIM VE HAYVANCILIĞI TEKELİNDE TUTAN ÜLKELER DÜNYADA SÖZ SAHİBİ OLACAKLAR”

Yeni bir dünya düzeni kurulduğunu dile getiren Yıldırım kurulan bu yeni dünya düzeninde tarım ve hayvancılığın ana belirleyicilerden biri olacağını ifade etti. Yıldırım, “Kurulan yeni dünya düzeni çok boyutlu bir yapıya sahip olacak. Ancak ülkeler teknolojide ne kadar ileriye giderlerse gitsinler. Tarım ve hayvancılığı sürekli bir şekilde tekellerinde tutmak isteyecekler. Tarım ve hayvancılığı tekelinde tutmayı başaran ülkeler önümüzdeki süreçte dünyada söz sahibi olacaklar. Aksi bir durumla karşılaşan ülkeler ise teknolojileri ne kadar ilerde olursa olsun yok olmaya mahkum olacaklar. Tarım ve hayvancılığı yeni dünya düzenindeki önemini kısaca özetleyecek olursak tarım ve hayvancılık sektörüne hakim olan ülkeler süper güç olacaklar. Diyebiliriz. Dünyada teknolojilerinin ilerde olması ile övünen ancak tarım ve hayvancılık noktasında yeterli üretimi olmayan ülkeleri lüks içerisinde fukara bir ölüm bekliyor.” ifadelerini kullandı.

“VİRÜS BİZİ GÖRDÜĞÜMÜZ RÜYADAN UYANDIRDI”

Korona Virüs’ün dünyaya kötülükler getirdiğini ancak insanları da gördükleri rüyadan uyandırarak tarım ve hayvancılığa dayalı üretimin ne kadar önemli olduğunu hatırlattığını dile getiren Yıldırım, “Korona Virüs bize birçok kötülüğü yaptı. Korona Virüs yaptığı kötülüklerin yanı sıra bize kaybettiğimiz değerleri de hatırlattı. Bizi gördüğümüz rüyadan uyandırdı. İnsan’ın toprak ve su ile ilişkisinin önemi ortaya koydu. Doğa yaşamın ta kendisidir. Korona havasız, susuz ve topraksız kaldığımızda yaşayamayacağımızı hatırlattı. İnsanlar artık doğa ile iç içe yaşamak istiyor. Bu durumu bazı çevreler modern yaşamdan uzaklaşma olarak yorumluyor. Ancak bu gerçek değildir. İnsanlar doğa ile iç içe yaşarken her türlü modern ekipmanlar kullanmakta tarım ve hayvancılığı modern bir şekilde yapmaktadırlar. Bu şekilde doğa ile iç içe yaşamanın keyfini sürmektedirler. İnsanların doğaya yönelmesi gerçek manada beni sevindiriyor. Bu yaklaşımın artarak devam etmesini umut ediyorum. Unutmayalım ki tarım ve hayvancılık binlerce yıl önce de vardı. Binlerce yıl sonrada var olacak. Bu noktada bize düşen görev yeni dünya düzeni içerisinde ana belirleyici olacak tarım ve hayvancılık alanında ilimiz ve ülkemiz için yapmamız gerekenleri zaman kaybetmeden yapmaktır.”diyerek açıklamalarını sonlandırdı.