YEREL
Giriş Tarihi : 14-05-2020 09:38   Güncelleme : 14-05-2020 09:38

PROF. DR. ŞEN: KARAKAYA GÖLÜ’NDEKİ SU ÜRÜNLERİ YETERİNCE DEĞERLENDİRİLMİYOR

PROF. DR. ŞEN: KARAKAYA GÖLÜ’NDEKİ SU ÜRÜNLERİ YETERİNCE DEĞERLENDİRİLMİYOR

MÜSLÜM DEMİRTAŞ

F.Ü. Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Şen, Elazığ Baskil ilçesine bağlı Karakaya Baraj Gölü’nde ‘Sedef’ başta olmak üzere birçok deri hastalığının tedavisinde kullanılan dikenli yılan balığı ve Fırat Kaplumbağası gibisu ürünlerinin yeterince değerlendirilmediğini belirterek konuyla ilgili  yapılacak çalışmanın, Baskil ilçesinin bölgede, ülkemizde ve hatta dünyada tanınırlığını da arttıracak girişimlerden birisi olarak ön plana çıkabileceğini ifade etti.

F.Ü. Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Şen, 27 farklı balık türünün olduğu ve bunların 13 tanesinin ekonomik öneme sahip olduğu su ürünleri açısından önemli potansiyele sahip olan Karakaya Baraj Gölü’ndeki su ürünlerinin ekonomik ve tıbbi öneme sahip olmasına rağmen bu güne kadar yeterince değerlendirilmediğine dikkat çekerek, araştırmacı ekibi olan Prof. Dr. Feray Sönmez ve Prof. Dr. Naim Sağlam ile birlikte çalışmalarının olduğunu ifade etti. Karakaya Baraj Gölü’nde bulunan dikenli yılan balığının Avrupa ve dünyada oldukça rağbet görmesine ve başta ‘Sedef’ olmak üzere birçok deri hastalığının tedavisinde kullanıldığını ifade eden Prof.Dr. Şen,’’ Dikenli yılan balığının yetiştiriciliğinin başlatılmasıyla Baskil ilçesinde sedef hastalarına yönelik bir tedavi merkezinin kurulması mümkün olabilir.’’dedi. Prof.Dr. Bülent Şen, konuyla ilgili olarak gazetemize özel yaptığı değerlendirmede şunları kaydetti;

‘’BÖLGEMİZİN, YILAN BALIĞI YETİŞTİRİCİLİĞİ HUSUSU  ÖNEMLİ BİR DİNAMİZM OLACAKTIR’’

Araştırmacı ekip arkadaşları olan Prof.Dr.Feray Sönmez ve Prof.Dr. Naim Sağlam ile birlikte hareket eden F.Ü Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Bülent Şen, ‘’Elazığ’ın en önemli su kaynaklarından birisi olan ve su ürünleri üretiminde büyük bir potansiyel durumundaki Karakaya Baraj Gölünde 27 farklı balık türü yaşamaktadır. Bu balık türlerinden 13 tanesi ekonomik öneme sahip olup aktif olarak avcılıkları yapılmaktadır. Avcılığı yapılan balıkların dışında gölde henüz avcılığı verimli bir şekilde yapılamayan ekonomik ve tıbbi öneme sahip balık türleri de mevcuttur. Özellikle dikenli yılan balığı ve doktor balık olarak da bilinen yağlı balık ekonomik öneme sahip olmakla beraber bölgemizde bu güne kadar su ürünleri açısından yeterince değerlendirilememiştir.  Dikenli yılan balığı Avrupa ve dünyada oldukça rağbet görmesine rağmen henüz yetiştiriciliği yapılmamış bir balık türüdür. Avcılığı da yeterli düzeyde olmadığından bölge ekonomisine kazandırılamamıştır. Bu husus gölden avcılık ve yetiştiricilik yoluyla elde edilebilecek gelir açısından bir kayıptır. Bu nedenle dikenli yılan balığının avcılığının ve yetiştiriciliğinin başlatılmasıyla ilgili bilimsel ve teknik planlamaların bir an önce yapılması önemli görünmektedir. Yetiştiricilik hususunda bölgemizin kazanmış olduğu tecrübe, yılan balığı yetiştiriciliği hususunda da önemli bir dinamizm olacaktır. Bu çalışma aynı zamanda üniversite ve özel sektör iş birliğini hareketlendirecek ve verimli bir çalışma örneği teşkil edecektir. Türkiye’de daha önce yetiştiriciliği bir türlü yapılamayan kalkan balığının Trabzon Su Ürünleri Araştırma Merkezi ve   Japon bilim adamlarının iş birliği sonucunda yetiştiriciliğinin başarılması Karadeniz Bölgesi ve ülkemiz balıkçılığı açısından ne kadar önemli olduysa, dikenli yılan balığı yetiştiriciliğinin başarılmasının da aynı etkiyi göstermesi mümkün olacaktır. Gayretli ve istikrarlı çalışmalarla bunu başarmak ve böylece bölgenin sosyo-ekonomik gelişmesine katkı sağlamak mümkün olabilecektir.’’dedi.

‘’BU ÇALIŞMA BASKİL İLÇESİNİN, ÜLKEMİZDE VE DÜNYADA TANINIRLIĞINI ARTTIRIR’’

Yapılacak çalışmaile, Baskil ilçesinin bölgede, ülkemizde ve hatta dünyada tanınırlığını da arttıracak girişimlerden birisi olarak ön plana çıkabilceğini belirten Prof.Dr. Şen, ‘’Geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamaları çerçevesinde başta sedef olmak üzere bir çok deri hastalığının tedavisinde kullanılan Karakaya Baraj Gölü’nde yaşayan ancak bugüne kadar ekonomik olarak değerlendirilememiş balık türlerinden birisidir. Bölge halkı tarafından tercih edilmediği için yağlı bir balık olan dikenli yılan balığının avcılığı yapılmamaktadır.Buna karşılık dikenli yılan balığının yetiştiriciliği dikkate alınabilir. İntensif yetiştiriciliğe oranla maliyetleri daha düşük olan ektansif veya yarı entansif yetiştiricilik yöntemleri tercih edilerek bu balığın baraj gölünde yetiştiriciliği denenmelidir. Bu amaca yönelik olarak, balığın doğal ekosisteminde biyolojisinin araştırılmasına yönelik çalışmaların yanı sıra yetiştiricilik deneme çalışmaları da yapılmalıdır. Özellikle balığın optimum büyüme gelişme şartlarının belirlenmesi yoluna gidilmelidir. Dikenli yılanbalığının yetiştiriciliğinin başlatılmasıyla Baskil ilçesinde sedef hastalarına yönelik bir tedavi merkezinin kurulması mümkün olabilir. Bu çalışma, Baskil ilçesinin bölgede, ülkemizde ve hatta dünyada tanınırlığını da arttıracak bir girişimlerden birisi olarak ön plana çıkabilir. Sivas ilinde bulunan ve balıklı göl olarak bilinen kaplıcaların dikenli yılan balıklarıyla sedef hastalığının tedavisinde aktif olarak kullanılıyor olması, bu doktor balıkların Karakaya Baraj Gölü’nde yetiştiriciliğinin yapılmasıyla ilgili projeyi kuvvetlendirmektedir.’’dedi.

‘’BU KAPLUMBAĞA TÜRÜNÜN KORUMA ALTINA ALINMASI ÖNEM ARZ ETMEKTEDİR’’

Varlığının Mezopotamya’daki ilk uygarlıklara kadar uzanan kaplumbağa türünün endemik kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Şen,’’Fırat kaplumbağası Baskil Bölgesinin biyolojik zenginleri arasında önemli yer tutmaktadır. Mezopotamya kaplumbağası olarak da bilinen ve varlığıyla ilgili bilgiler Mezopotamya’daki ilk uygarlıklara kadar uzanan bu kaplumbağa türü Dicle ve Fırat nehirleri için endemik kabul edilen bir sürüngendir. Bu nedenle, Mezopotamya’yı oluşturan Fırat ve Dicle akarsu sistemleri için endemik olan bu kaplumbağa türünün koruma altına alınması bölgenin bir biyolojik zenginliğinin devamı açısından önem arz etmektedir. Ancak,biyolojisi ve ekolojik ihtiyaçları bilinmeyen canlıların korunmasına yönelik tedbir alınması veya doğru bir koruma modeli oluşturulması mümkün değildir. Bu nedenle Fırat kaplumbağası projelendirilmelidir.’’dedi.

‘’ACİLEN FIRAT KAPLUMBAĞASI KOMİSYONU KURULMALI’’

Fırat kaplumbağasının korunmasına yönelik bilimsel, idari ve teknik tedbirlerin alınması ve uygulanması konusunda yetkilendirilmesi gerektiğini vurgulayan Prof.Dr. Şen,’’Fırat Kaplumbağasının korunması yönelik yapılması gereken en önemli işlerden biri de acilen bir komisyonkurulmasıdır. Fırat Kaplumbağası Komisyonu içerisinde yer alacak bilim insanları, mülki amirler, teknik personel, ilgili kurum ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri Fırat kaplumbağasının korunmasına yönelik bilimsel, idari ve teknik tedbirlerin alınması ve uygulanması konusunda yetkilendirilmelidir.‘’dedi.