YEREL
Giriş Tarihi : 05-09-2020 09:22   Güncelleme : 05-09-2020 09:22

SUNGUROĞLU: ELAZIĞ ARTIK  BAŞINI İKİ ELİNİN ARASINA KOYUP DÜŞÜNSÜN

SUNGUROĞLU: ELAZIĞ ARTIK  BAŞINI İKİ ELİNİN ARASINA KOYUP DÜŞÜNSÜN

Faik Akgün

 Milliyetçi Hareket Partisi İl Genel Meclis Üyesi ve Elazığ'ın önemli iş insanlarından Aytunç Sunguroğlu, yeni Teşvik Yasası’nda Elazığ’ın 6. Bölge'den 4. Bölge illeri arasına alınmasına sert tepki gösterdi. Sunguroğlu, Elazığ'ın teşvikte 4. Bölgede yer alması nedeniyle ortaya çıkacak  olumsuzlukları açıklayarak "Elazığ'ın artık  başını iki elinin arasına koyup bu durumu çok iyi değerlendirmesi gerekiyor’’dedi.

Yeni Teşvik Yasası’nda Elazığ’ın 4.Bölgeye düşürülmesine tepkiler çığ gibi büyüyor. 01 Ocak 2021 tarihi itibariyle Elazığ’ın 6.Bölge teşviklerinden faydalanmayacağının açıklaması sonrasında siyasi partiler, STK, ve vatandaşların tepkisi sürüyor.  Elazığ'ın teşvikte 4.Bölgeye düşürülmesi sonrası  şehirde ekonomik anlamda bir çöküşün gerçekleşeceğini vurgulayan İş adamı  ve MHP İl Genel Meclis Üyesi Aytunç  Sunguroğlu, Teşvik Yasası’na sert tepki gösterdi.  Sunguroğlu Elazığ'ın teşvikteki yerinin değişmesi sonrasında  devam eden yatırımların da etkileneceğini ve birçok yatırımın yarım kalacağını vurguladı.  Sunguroğlu Elazığ'ın teşvikteki yerinin değişmesi sonrasında  ortaya çıkacak olan bu olumsuzlukların  şehirde küçülmeyi getireceğini ifade etti. İşte Sunguroğlu' nun teşvikte 4. bölgede yer almamız sonrasında oluşacak olumsuzluklar ile ilgili olarak yaptığı değerlendirmelerin detayları...

"BATIDA 4.BÖLGEDE  BİR ŞEHİR VARKEN İNSANLAR ARTIK ELAZIĞ'A NİYE YATIRIM YAPSIN Kİ?"

Elazığ'ın yeniden 6. Bölgeye alınması için milletvekillerine çağrıda bulunan Sunguroğlu,’’Elazığ’ın 6.Bölge kapsamına alınması, dönemin ETSO Başkanı İdris Alan ile dönemin Başbakan’ı Binali Yıldırım arasında geçen diyalog sonucunda olan bir durumdu. O gün 6. Bölgeye alınmamızda  İdris Alan’ın çok katkısı olmuştu. Şu anda ise Elazığ'ın  4.Bölgeye düşürülmesi şehir adına çok ciddi sıkıntılar oluşturacaktır. Bu nedenle Elazığ Ticaret Odası da bunun üzerinde çalışmalar yaparak, raporlar hazırlayıp gerekli yerlere sunmuş bulunmaktadır. Tabi bu işin esası şehrin  siyasi kanadına dayanıyor. Elazığ bir deprem yaşadı. Şu anda şehir olarak halen  Korona Virüs'ün sıkıntılarından çok depremin sıkıntılarını yaşıyoruz. Bu teşvik sıralaması ile Elazığ'a yatırımcı getiremezsiniz. Batıda 4.Bölgede  bir şehir varken insanlar artık Elazığ'a niye yatırım yapsın ki? Elazığ’ın 4.Bölgeye düşürülmesi bana göre Elazığ'ın gelişen sanayinin dışında bırakılmasıdır. Fakat siyasiler bu noktada kendi güçlerini göstermek zorundadır. İlimizin 5 milletvekili de birlik içerisinde hareket etmek zorundadır. Sonuçta bu Elazığ’ın meselesi kişilerin veya partilerin meselesi değildir. Bu konunun iyi anlatılması gerekiyor.  Siyasilerin Elazığ'ın neden 6.Bölgeden faydalanmaya devam etmesi gerektiğini güzel bir şekilde ifade etmeleri gerekiyor’’dedi.

 "ELAZIĞ ÇOK BÜYÜK ZARAR GÖRÜR"

Giresun’un Dereli ilçesinde yaşanan sel sonrası vatandaşlara 50 bin TL hibe desteğinin verilmesi üzerinde çok fazla irdelenecek bir konu olmadığını vurgulayan Sunguroğlu, Elazığ'ın teşvik üzerine eğilmesi gerektiğini  vurguladı. Sunguroğlu, ’’Giresun’a 50 bin TL hibe desteği beni çok tahrik etmiyor. Çünkü oradaki afetten dolayı etkilenen kişi sayısı ile burada depremden etkilenen kişi sayısı arasında fark var. Yani matematiksel bir durum olduğu için pek fazla irdelememek gerekiyor. Esas irdelenmesi gereken ve üstüne düşülmesi gereken  konu Elazığ’ın  teşvikte 6.Bölgeden 4.Bölgeye düşürülmesidir. Elazığ’ın 6.Bölgede kalmasının şehir ekonomisi adına ciddi önemi vardır. Aksi takdirde Elazığ çok büyük zarar görür. Çünkü yatırımcının buraya gelmesi lazım. 4.Bölge illerine bakıldığı zaman batıdaki iller daha avantajlıdır.  Elazığ'ın yeniden 6. Bölgede yer alması için   Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Suat bey de gerekli mücadeleyi veriyor‘’ifadelerini kullandı

"ELAZIĞLILARIN  HÜKÜMETLE OLAN DİYALOGLARINI GÖZDEN GEÇİRMELERİ GEREKİYOR"

Elazığ’ın kalkınma konusunda ivme yakaladığı bir dönemde alınan kararın ciddi zararları olacağına dikkat çeken Sunguroğlu,’’ Elazığ’a ikinci bir OSB kurulacağı bir dönemde, Elazığ’ı tekstil kenti yapacağız vaadiyle yola çıktığımız dönemde 6.Bölgeden çıkarılması şehre  çok büyük zarar verecektir.  Hatta bu konuda yatırım yapacak olan firmalar da geriye çekilecek kanısındayım. Aynı işi batıda yapıyorsunuz, batıda alınan kredi limitleri ile doğuda alınan kredi limitleri aynı değil, Risk analizleri yapıldığı zaman, risk limiti doğuda daha fazla çıkıyor. Burada zaten kredilendirilmede bile sıkıntılar yaşanırken 6.Bölgeden 4.Bölgeye düşürülmesi  kelimenin tam anlamıyla abestir. Eğer bu işi onaylarlarsa, artık Elazığ halkı artık  kulağını kapamamalı ve Elazığlıların  hükümetle olan diyaloglarını gözden geçirmeleri gerekiyor. Çünkü ufak tefek ağzımıza bal sürülerek yapılan işleri bir tarafa bırakıp, yani çayla, odunla kömürle verdikleri oyları bir tarafa bırakıp vatandaş olarak herkesin üstüne düşen görevi yapması gerekiyor. Çünkü bu iş tehlikeli bir duruma dönüşüyor, Elazığ küçülüyor. Vatandaşlar burayı terk ediyor. Basından takip ettiğimiz kadarıyla tayin için gelen, eğitim için gelen insan sayısı azalıyor.  Bu sene göreceğiz, Fırat Üniversitesi’ne kaç bin öğrenci kayıt yapacak. Elazığ ekonomisine en çok katkı veren öğrencilerdir. Ya öğrenci gelmezse?  Biz mecburen burada parekendeciler olarak ulusallarla mücadele etmek zorunda kalıyoruz. Yeni yeni değişiklikler yapıyoruz,  Bunu yaparken küçük esnafı ezmek, öldürmek değil ama büyük esnafın bizi öldürmesini önlemek adına bu tip işler yapıyoruz. Ama şu bir gerçek ki Elazığ'ın artık başını iki elinin arasına koyup bu durumu değerlendirmesi gerekiyor’’dedi.

"BEN YERLERİNDE OLSAM İNŞATTI BIRAKIR GİDERİM"

Elazığ'ın teşvikte 6. Bölgeden 4. Bölgeye alınmasının devam eden yatırımları da etkileyeceğini ifade eden Sunguroğlu, "Şuanda hali hazırda yatırımları devam eden iş insanlarımızın 6. bölge teşviklerden yararlandırılıp yararlandırılmayacağı da belli değildir.  Eğer bu insanlar 4. Bölge teşviklerinden faydalandırılacaklarsa ben yerlerinde olsam inşattı bırakır giderim.  Bakın artık dünyada artık sanayi bir noktadan sonra bitiyor.  Biz il genel meclisinde yaptığımız toplantılarda da  MHP olarak hep şunu söylüyoruz.  Elazığ'ı artık tarım şehri yapmalıyız. Çünkü  dünya artık  tarım şehirlerine yöneliyor. Bu nedenle bizim şehir olarak sulama sorunumuzu çözmemiz lazım. Bize köprüden önce  su lazım. Dünya artık tarım ile ayakta kalacak.  Bizim artık tarım alanında branşlaşmamız lazım. Bu branşlaşmayı sanayimize de aktarırsak,  çok önemli bir gelişme sağlayacağımıza eminim.  Teşviklerinde artık branşlaşılmış alanlar özelinde verilmesi gerekiyor. Örneğin ayakkabı üretiminde branşlaşan ülke genelinde üç yer olmalı ve hükümetler bu branşlar üzerinden teşvik vermeli.  Ancak  siz bunun yerine teşvikleri şimdi olduğu gibi dağınık bir şekilde verirseniz istenen faydayı elde edemezsiniz. Organize sanayi bölgelerimizde de aynı bakış  açısıyla düzenleyerek sanayi bölgelerimizi  de branşlaştırmamız lazım. "ifadelerini kullandı

"SANAYİMİZ ÜZERİNDE OYNAN ORTA OYUNLARINDAN BIKTIK"

Elazığ sanayisi üzerinde oyun oynadığını ve bu oyunun artık Elazığ'ı bıktırdığını dile getiren Sunguroğlu, "Elazığ'la maalesef çok fazla oynadılar.  Cumhurbaşkanımız Yunanistan için bir söylemde bulundu;   'bu oyunlardan bıktık' dedi. Bizde Elazığ olarak  sanayimiz üzerinde oynan bu orta oyunlarından bıktık.  Ben yaklaşık 25 yıl ticaret odasında meclis üyeliği yaptım.  Bu 25 yıl boyunca hep bu oyunlara tanıklık ettim.  Usandık artık.  Bu yaklaşım yatırım yapacaklara  güven vermiyor.  Bu nedenle siyasilerin  artık bu durumu kendilerine görev bilip,  bu işi çözüme kavuşturması ve  millete bunun müjdesini vermeleri gerekiyor.  Beş vekilimizin el ele vererek bu işi çözmelerini bekliyorum. Çünkü bu teşvik Elazığ'ın geleceğidir.   Bugün şehirde 20 bin ev yıkılmıştır,  öğrenciler gitmiştir, bürokratlar bile  artık şehre gelmemektedir.  Bu tabloya rağmen  Elazığ kendi kendine yetmeye çalışıyor. Şehir olarak önümüzdeki günlerde  bu durumun sıkıntısını daha çok yaşayacağız. Özellikle  Ekim ayından itibaren şehir olarak ekonomik sıkıntıları daha derinden his etmeye başlayacağız.  Yaşanan bu olumsuzluklar bizim huzur içerisinde ticaret yapmamıza engel oluyor. Artık şehrimizde huzur içinde ticaret yapmak istiyoruz." değerlendirmesinde bulundu.