YEREL
Giriş Tarihi : 15-09-2020 09:37   Güncelleme : 15-09-2020 09:37

KARAHAN, GIDA İSRAFINA DİKKAT ÇEKTİ

KARAHAN, GIDA İSRAFINA DİKKAT ÇEKTİ

Faik Akgün

Elazığ Tarım ve Orman Müdürü Turan Karahan  Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından  başlatılan  ' Gıdanı Koru-Sofrana Sahip Çık' kampanyası ile ilgili olarak yaptığı değerlendirmede gıdanın önemine dikkat çekerek dünyanın en büyük problemlerinden biri olan gıda israfının nasıl önleneceğini açıkladı.

Elazığ Tarım ve Orman Müdürü Turan Karahan Tarım ve Orman Bakanlığımız, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) işbirliği ile gıda kaybı ve israfı konusunda kamuoyunda farkındalığı arttırma ve gıda tedarik zincirindeki tüm aktörleri harekete geçirme amacıyla 'Gıdanı Koru-Sofrana Sahip Çık' Kampanyasını başlattı. Elazığ İl Tarım ve Orman Müdürlüğü olarak ‘Gıdanı Koru-Sofrana Sahip Çık’ kampanyasını vatandaşlarımıza tanıtmak ve azami ölçüde gündelik hayatımızda ve özellikle soframıza dahil olabilmesi için çeşitli etkinliklerle bu kampanyaya dahil olduk." dedi işte Karahan'ın gıdalarımızı yanlış bildiğimiz yöntemlerle nasıl ziyan ettiğimizi ve  gıdalarımızı nasıl korumamız gerektiği ile ilgili önemli bilgiler verdiği haberimizin detayları.

 

"TAZE GIDALAR SATIŞA ÇIKARILMADAN ÖNCE AYIKLANARAK ZİYAN EDİLMEKTEDİR"

 Gıdaların daha pazara sunulmadan ziyan edilmeye başlandığını ifade eden Karahan, "Tüketiciler ve gıda işletmecilerinin hatalı alışkanlıkları sonucunda tüketime elverişli gıdalarımızın kaybedilmesi veya israf edilmesi “gıda israfı” olarak tanımlanmaktadır.

Örneğin, Bizim gözümüze güzel gelen şekil, renk ve boyutların dışındaki taze gıdalar, satışa çıkarılmadan önce ayıklanarak ziyan edilmektedir. Tavsiye edilen tüketim tarihi (TETT) yaklaşan ya da geçmiş gıdalar genellikle satıcılar ve tüketiciler tarafından ziyan edilmektedir. Oysa ki son tüketim tarihi’nden (STT) farklı olarak, (TETT) ürünlerin belirli bir tarihten sonra da sağlıklı bir şekilde tüketilebileceğine, sadece renk, form, pişme süresi gibi özelliklerinin değişeceğine işaret etmektedir. Artan gıdalar, yenilebilir durumda olmalarına rağmen, genellikle değerlendirilmemekte ve mutfaklardan ya da gıda hizmeti sağlayan yerlerde çöpe atılmaktadır."dedi

 

"TÜKETİLEBİLİR GIDALARIMIZIN KAYBEDİLMESİ VE İSRAF EDİLMESİNE VERİLEN ADDIR" Dünyanın en büyük problemlerinden biri olan gıda kayıbının nasıl olduğunu da dle getiren Karahan, "Gıda israfından farklı olarak gıda kaybı, tüketicinin eline geçmeden önceki süreçte, gıdanın üretimden arza kadar olan süreç boyunca kat ettiği yolda üretici ve tedarikçilerin hatalı alışkanlıkları ve seçimleri sonucunda tüketilebilir gıdalarımızın kaybedilmesi ve israf edilmesine verilen addır. Perakendeciler, gıda hizmet sektörü ve tüketiciler bu zincire dahil değildir. Kısaca hasattan sonra gıda arzına kadar olan süreçte  ziyan edilen gıdalar, gıda kaybını tanımlar." ifadelerini kullandı

 

"HEPİMİZ GIDA İSRAFI YAPIYORUZ"

  Gıda israfının bilerek ya da bilmeyerek  herkes tarafından yapıldığını kaydeden Karahan, "Maalesef, bilerek veya bilmeyerek, isteyerek veya istemeyerek, hepimiz gıda israfı yapıyoruz. Önemli olan bunu elimizden geldiğince en aza indirebilmemiz. Ülkemizin en değerli hazinelerinden biri olan gıdamızı korumak ve soframıza sahip çıkmak için en temel ipuçlarını burada bulabilirsiniz. Farkında olmadan kaybettiğimiz ve israf ettiğimiz gıdalarımızı korumak için öncelikle şunların şart olduğunu unutmayalım:

 

1.Planlı, listeli alışveriş yapmak

2. İhtiyacımız kadar satın almak

3. Tüketeceğimiz kadar hazırlamak

4. Doğru koşullarda saklamak" dedi

 

"İSRAFA SATIN ALIRKEN BAŞLADIĞIMIZI UNUTMAYALIM"

İsrafın önüne geçmek için  alış veriş alışkanlıklarımızı da değiştirmemiz gerektiğini belirten Karahan, "Daha fazlası daha ucuz diye, yanında bedava ürün var diye veya aslında ihtiyacımızla doğrudan alakası olmayan sebeplerden dolayı plansız alışveriş yaparak israfa giden yolda ilk adımımızı attığımızın çoğu zaman farkında bile olmuyoruz. Alışverişe gitmeden önce ihtiyacımızı listeleyelim, planlayalım. İhtiyacımız kadar alalım. Şekli bozuk diye dış güzelliğine aldanıp, iç güzelliğine önem vermeyerek meyvelerimizin sebzelerimizin kalbini kırmayalım. Yenilebilir ve sağlıklı durumda olan her gıdamızın bizim için birer nimet olduğunu unutmayalım. Soğukta saklamamız gereken gıdaları alışverişimizin en sonunda alabilir ve böylece eve giderken buzdolabı dışında geçirecekleri zamanı kısaltabiliriz" şeklinde değerlendirmelerde bulundu.

 

 "GIDALARIMIZI DOĞRU SAKLAMAYI BİLİYOR MUYUZ ?"

 Satın alınan gıdaların doğru saklama koşullarında muhafaza edilmemesine bağlı olarak bozulduğunu da dile getiren Karahan, "Satın aldığımız gıdaların etiketlerini dikkatlice okuyalım ve ürünlerimizi mutlaka etikette belirtilen koşullar altında saklayalım. Mikroorganizmaların çoğalmasını yavaşlatmak ve gıdalarımızı daha uzun süre taze ve güvenilir tutmak için bazı gıdalarımızı buzdolabında saklamamız şart. Bunlar süt, et gibi etiketlerinde "Son Tüketim Tarihi" (STT) olan ve etiketinde buzdolabında muhafaza edilmesi gerektiği belirtilen gıdalar.Çiğ et, tavuk ve balıkları kısa süre içinde tüketmeyeceksek -18 C’de dondurmalıyız. Yumurtalarımızı yıkayıp yerleştirmek bozulma süresini kısaltıyor. Sadece görünür kirleri yumuşak bir bezle temizlemeli, yıkamak istiyorsak, kullanmadan hemen önce yıkamalıyız. Hububatlar, kolay muhafaza edilebilen dayanıklı gıdalardır. Buzdolabımızda yerimiz azsa, örneğin pirinç, un ve bulguru serin, kuru ve karanlık ortamlarda, diğer gıdalara oranla daha uzun süre saklayabiliriz. Patates, sarımsak, kuru soğan, yer elması ve balkabağı gibi kök sebzelerini de buzdolabında saklamamamız gerekiyor aslında. Bu sebze ve meyveleri delikli kaplarda, direk güneş ışığına maruz bırakmadan serin bir ortamda saklayabiliriz.

Elma, kayısı, üzüm, şeftali, nektar, kavun, incir gibi bazı meyveler olgunlaşma hormonu olarak bilinen etilen gazı salgılar. Etilen gazına hassas olan muz, armut, erik, domates, lahana, havuç, salatalık, taze fasulye gibi sebze ve meyveler bu gazdan etkilenerek daha hızlı çürürler. Dolayısıyla bu iki grubun birlikte durmalarına müsaade etmemeliyiz."dedi.

 

"BUZDOLAPLARIMIZI DOĞRU KULLANALIM"

 Buzdolabı kullanımının da gıda israfını engellemede önemli bir yeri olduğunu vurgulayan Karahan, "Buzdolabı ve dondurucumuzu düzenli olarak temizleyelim ve sıcaklıklarını düzenli olarak kontrol edelim. Buzdolabımızın sıcaklığı 4 ⁰C ve altında olmalı.

Gıdalarımızı saklarken “ilk giren ilk çıkar” kuralını uygulayalım. Mesela iki yumurtamız vardı ve bir kutu yumurta daha aldık. Yemek pişirirken önce mutlaka daha önceden kalan o iki yumurtamızı kullanalım. Çiğ ürünleri; pişmiş yemeklerin ve hazır yemeklerin altında ayrı bir rafa koymalıyız. Gıdalarımızı aralarında soğuk hava geçişini sağlayacak şekilde aralıklı olarak yerleştirmeliyiz. Hem ürünlerimizin aynı soğuklukta kalması, hem de elektrik enerjisinden tasarruf etmek için buzdolabı kapısını mümkün olduğunca kapalı tutmalıyız.

Pişirdiğimiz büyük porsiyonlu yemekleri ve tatlıları sıcakken buzdolabına asla koymamalıyız. Bu hem buzdolabımıza hem de buzdolabında sakladığınız gıdalarımıza zarar verir.

Çapraz bulaşmayı önlemek için gıdalarımızı kapaklı kaplar içinde buzdolabına yerleştirmeliyiz." ifadelerini kullandı.

 

"ARTAN YEMEKLERİ İSRAF ETMEYELİM"

 Artan yemeklerin israf edilmemesi yönün de çağrıda bulunan Karahan,""Yemeği soğutmak ne kadar uzun sürerse, yemekteki mikroorganizma sayısı da o kadar çok artar. Mikroorganizmaların çoğalmasını engellemek için, yemeklerin hızlı bir şekilde soğutulması gerekmektedir. Hızlı soğutma için, büyük miktardaki yemekler daha küçük porsiyonlara ve küçük kaplara bölünmelidir. 2 saatten fazla oda sıcaklığında beklemiş olan yemekler tüketilmemelidir. Pişirilmiş, tüketime hazır yemekler pişirildikten sonraki 2 saat içinde hızla soğutularak kapaklı kaplar içinde buzdolabına konulmalıdırlar. Buzdolabına konulan kapların aralarında soğuk hava geçişini sağlayacak aralıklar olması yemeğin daha hızlı soğumasını sağlayacaktır. Artan gıdaları mutlaka iki gün içinde kullanalım. Isıtılmış ancak tüketilmeyen yemekler tekrar muhafaza edilmemelidir. Buzdolabında muhafaza etmiş olduğumuz artan yemekler tekrar tüketilmeden önce hızlı bir şekilde pişirme sıcaklığına kadar ısıtılmalıdır (en az 74 °C ye kadar). Çorba gibi sıvı yemeklerimizi de kaynayana kadar ısıtmalıyız." dedi.

 

"SON TÜKETİM TARİHİ GEÇMİŞ GIDALARI ASLA TÜKETMEYİN"

 Son tüketim tarihi geçen gıdaların asla tüketilmemesi gerektiğini ifade eden Karahan, "Hiçbir gıda, ne kadar iyi saklanırsa saklansın, sonsuza kadar dayanamaz. Önceden paketlenmiş gıdaların çoğunda ya "son tüketim tarihi" ya da "tavsiye edilen tüketim tarihi" vardır. STT (son tüketim tarihi) mikrobiyolojik açıdan kolay bozulabilen ve bu nedenle insan sağlığı açısından kısa süre içerisinde tehlike oluşturması muhtemel olan gıdaların tüketilebileceği son tarihtir. Bu tarihten sonra gıdaları tüketmek tehlikeli olabilir.

TETT (tavsiye edilen tüketim tarihi) uygun şekilde muhafaza edildiğinde, gıdanın kendine has özelliklerini koruduğu süreyi gösteren tarihtir. Yani gıdaların en yüksek kalitede ne kadar dayanabileceğini gösterir. Bazı gıdalar, son tüketim tarihinden sonra bile bozulmamış görünebilir ama bu o gıdayı tüketmenin güvenli olduğu anlamına gelmez. Gözle fark edilemeyen mikroorganizmalar, sizleri hasta edebilir. Bu sebeple son tüketim tarihi geçmiş gıdaları asla tüketmemeliyiz." ifadelerini kullandı

 

"AMACIMIZ ELAZIĞ’I TÜRKİYE’YE ÖRNEK OLARAK GÖSTERMEKTİR"

  Elazığ'da israfı sıfır seviyesine indirmek için çaba sarf ettiklerini dile getiren Karahan amaçlarının Elazığ'ı israf etmeyen bir şehir olarak tüm yurtta örnek gösterilen bir şehir olmasını sağlamak olduğunu kaydetti. Karahan, "Elazığ İl Tarım ve Orman Müdürlüğü olarak “Gıdanı Koru-Sofrana Sahip Çık” kampanyası kapsamında vatandaşlarımızın farkındalıklarını arttırmak için billboard ve afişlerde görseller ile beraber İlimizde çalışmalarımızı başlatmış olup birey birey konunun önemini anlatabilmek için vatandaşlarımızla temas kurulmuştur. “Gıdanı Koru-Sofrana Sahip Çık” logolu aracımızı Elazığ İlimiz caddelerinde daha sık görmekle birlikte sesimizi Radyo ve Tv programlarından önümüzde ki dönemde daha fazla  duyacağınızdan şüpheniz olmasın. Bu kampanya kapsamında amacımız sıfıra yakın israfla İlimiz Elazığ’ı Türkiye’ye örnek olarak göstermektir." dedi.