YEREL
Giriş Tarihi : 30-09-2020 09:52   Güncelleme : 30-09-2020 09:52

UÇAR'DAN YETKİLİLERE ÖNLEMLERİ ARTTIRIN ÇAĞRISI

UÇAR'DAN YETKİLİLERE ÖNLEMLERİ ARTTIRIN ÇAĞRISI

FAİK AKGÜN

Türk Tabipler Birliği(TTB) Tunceli Bingöl Elazığ Odası Başkanı Özcan Uçar Türk tabipler Birliği'ne yönelik söylemler ile ilgili değerlendirmelerde bulunarak Elazığ'ı Korona Virüs açısından değerlendirdi. Başkan Uçar Elazığ'da Korona Virüse karşı yeterli önlemlerin alınmadığını vurgulayarak "Önlemler arttırılmazsa  Elazığ'ın %80'ine virüs bulaşacak !" dedi. Virüsün bulaş miktarının artmasına bağlı olarak ölüm oranın da artacağını dile getiren Uçar yetkililere önlemleri arttırmaları yönünde çağrıda bulundu

"SON ZAMANLARDA İŞİNE GELMEYENLERİ SÖYLEYEN KURUM VE KİŞİLERE SİSTEMATİK SALDIRILAR DÜZENLENİYOR"

 Türk Tabipler Birliği Tunceli Bingöl Elazığ Odası Başkanı Özcan Uçar,  TTB ye yönelik söylemler ile ilgili olarak yaptığı değerlendirmede TTB'ye yönelik söylemlerin yanlış olduğunu ve bu söylemlerin sürekli bir şekilde aynı merkezden geldiğini belirtti. Uçar, " Türk Tabipler Birliği'ne yönelik saldırılar hep belli odaklardan gelmektedir.  Bu odakları toplumun tamamı ve bizler çok iyi biliyoruz.  Türkiye'de maalesef son zamanlarda işine gelmeyenleri söyleyen kurum ve kişilere sistematik saldırılar düzenleniyor.  Bu saldırıların malesef son hedefi de TTB oldu.  Yapılan saldırılar tek kelimeyle yanlıştır.  Kurumları  yada kurumlardaki şahısları beğenmeyebiliriz, eleştiride de bulunabiliriz. Ancak bu kurumları kapatalım. Savcılar harekete geçsin, şunu yapalım böyle davranalım demek son derece yanlıştır.   Bu söylem ve yaklaşımlar demokratik bir ülkede olmaması gereken   söylem ve davranışlardır.    Bu yaklaşımın yanlış olduğu kamuoyu tarafından da bilindiği için  malum çevreler dışında bu yanlış söylemi sahiplenen  olmadı."dedi 

"SAĞLIKÇILARIN ÇOK HASAS OLDUKLARI BİR DÖNEMDE ŞİDDETE MARUZ KALIYOR OLMASI  BİZİ DAHA FAZLA ÜZÜYOR"

Sağlık personellerinin çok ciddi bir mücadele verdiği pandemi sürecinde  dahi şiddete maruz kaldığını belirten başkan Uçar, "Pandemi sürecini sadece doktorlar değil bütün sağlık personelleri birlikte yürütmektedir.  Bu mücadelede memurlarımızdan tutunda  yardımcı sağlık personeline kadar bir bütün olarak mücadele veriyoruz. Bu noktada sağlık çalışanlarımıza vermiş oldukları mücadele dolayısıyla teşekkür ediyorum. Allah hepsinden razı olsun.  Bu mücadeleyi vermek sağlık personellerinin görevi... Ancak bu insanların bu mücadeleyi verirken tanık oldukları psikolojilerinde çok ciddi olumsuzluklara neden oluyor. Sosyal ortamda insanlar virüslü insanlarla çok fazla temas kurmazken   sağlık personeli verdiği mücadelenin gereği olarak  sürekli bir şekilde Covid pozitif olan insanlarla temas halinde bulunuyor.   Yapılan çalışmalarda  sağlık personellerinin% 11'inin bu virüsü kaptığını ortaya koyuyor.  Bu kadar yoğun ve büyük bir stres altında çalışıışıp çocuklarından ayrı kalan  sağlık çalışanlarına TTB üzerinden  saldırılması ve yine sağlık personellerinin maruz kaldığı şiddet eylemleri  gerçek manada üzücü şeylerdir. Daha önceki dönemlerde de sağlık çalışanlarına yönelik bu çirkin davranışlar  sergileniyordu. Ancak  sağlıkçıların çok hasas olduğu bir dönemde bu davranışların ortaya koyuluyor olması bizi daha fazla üzüyor.  Şiddet olaylarında garip şekilde artış var.  Bu durum bizi üzüyor.  Sağlık çalışanlarına yönelik şiddettin artması bir politikanın sonucudur.  Bu tablo sağlıkta dönüşüm politikası denen politikanın sonuçlarıdır. Bu saldırıların tamamen siyasi söylemlerle oluştuğunu ve önünün açıldığı bir süreci yaşıyoruz.  Sağlıkta şiddetin engellemesine yönelik adımlar atıldı. Ancak bunlar yeterli değil."dedi 

"EŞİTSİZLİK ORTADAN KALDIRILIRSA SAĞLIK PERSONELİ ARKADAŞLARIMIZ BUNDAN MEMNUN KALACAKLARDIR"

Sağlıkçıların ek ödeme düzenlemesinde eşitsizliğe maruz kaldığını ifade eden Uçar, "Sağlık personelleri pandemi döneminde çok büyük sıkıntı çekmesine karşın ek ödemeden hak ettiği şekilde faydalanamadı.  Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi'nde ki sağlık personeli arkadaşlarımızın hepsi isyanlardalar.  Ek ödeme ile ilgili olarak bana gönderilen bir takım dokümanlar var.  Sağlık personeli arkadaşlarımızın son yapılan ek ödemler nedeniyle haklı bir isyanları var.   Bu arkadaşlarımızın taleplerinin en kısa sürede yerine getirilmesi gerekiyor.  Eşitsizlik ortadan kaldırılırsa sağlık personeli arkadaşlarımız bundan memnun kalacaklardır."ifadelerini kullandı

"YARIN GÜCÜ ELİNE GEÇİRENLERDE SENİN KAPINA KİLİT VURUR"

 TTB'nin baskılara karşı nasıl mücadele verdiğini açıklayan Uçar, " TTB  yıllardan beri aynı baskılara maruz kalmaktadır.  Benim başkan olarak yaklaşık 2,5 yıldır görev yapıyorum.  Başkan olmadan önce de TTB yi takip ediyorduk ve baskıları biliyorduk. Bu baskılara yıllardan beri maruz kaldığımız için TTB olarak şerbetliyiz diyebilirim.  TTB maruz kaldığı  baskılara karşı nasıl mücadele edeceğini biliyor ve doğru bildiği yolda ilerlemeye devam edecektir.  Bir insan nasıl ki kendi doğru bildiği yolda ilerlediğinde azimli, dirençli ve kararlı ise ve baskılardan yılmıyor ise TTB'de  kendi doğru bildiği yoldan bir adım dahi sapmadan ilerlemeye devam etmektedir.  TTB'nin bir oda başkanı olarak TTB'nin bir çok fikrine katılmıyorum. Ancak herkesin bir fikri var.  O fikre yönelik o kurumunu yönetip yön vermek zorundayız.  TTB'de merkez konseyini oluşturan   kişilerin fikirleri ile oluşan bir politika yürütmektedir.  Bizim aramızda da fikir ayrılıklar var. Ancak bu ayrılıkları demokratik bir çerçevede tartışabiliyoruz. Fikir ayrılığı var diye birileri gibi TTB kapatılsın demiyoruz.  O zaman bende a partisinin yada b sendikasının fikrini beğenmiyorum  diyip kapatalım  diyelim. O zaman yarın gücü eline geçirenlerde senin kapına kilit vurur.  Böyle bir şey  demokrasinin var olduğunu söyleyen bir ülkeye yakışmaz. Bizim artık değişik düşüncelere değişik fikirlere ve bizden farklı düşünenlere alışmamız lazım.  Zaten demokrasi de bu demektir.  Aksi durumda totaliter bir rejim oluruz. TTB'ye yönelik bu yanlış söylemler sonrasında vatandaşlarımızdan, STK'lardan , bürokratlarımızdan, gazeteci arkadaşlarımızdan ve siyasi partilerden çok ciddi bir destek gördük. Bu noktada sizlerin aracılığıyla arkamızda duran ve bizi destekleyen herkese teşekkür ettiğimi belirtmek istiyorum."dedi 

 

 "COVİD'İN BİR MESLEK HASTALIĞI OLDUĞU KABUL EDİLMELİDİR"

Covid'in sağlıkçılar açısından meslek hastalığı olarak kabul edilmesi gerektiğini belirten Uçar, covid'e yakalanan ve bu nedele hayatını kaybeden sağlık çalışanlarının sayısının her geçen gün arttığını ifade etti. Uçar, "Covid bir meslek hastalığıdır.  Biz bu hastalığı hastalarımızdan kapıyoruz.   Biz görevimizin gereği olarak hastalara bakıyoruz ve biz bu hastalığa maruz kalıyoruz.  Bu nedenle  iktidarın Covid 19'un sağlık çalışanları açısından bir meslek hastalığı olarak değerlendirmesi gerekmektedir. Covid dolayısıyla hayatını kaybeden sağlık çalışanlarının meslek hastalığından hayatını kaybettiği kabullenilmelidir.  Bu TTB'nin ortak görüşüdür.  Bugün sadece Elazığ'da 70 civarında  doktorumuz ya Covid'i geçirdi  yada çok ciddi kapma riski altındadır. Yine yüzlerce sağlık çalışanı  ya Covid geçirdi yada geçirmek üzere hepsine acil şifalar diliyorum.  Sağlık çalışanlarımız arasında Covid'e yakalanan sayısında çok ciddi artış var. Bu durum her geçen gün artarak devam ediyor." ifadelerini kullandı

"ELAZIĞ'IN % 80'İ NİN  BU HASTALIĞI GEÇİRECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM"

 Korona Virüs'ün Elazığ'da hızlı bir şekilde yayıldığını ifade eden Uçar bu tablonun oluşmasının nedenin ise gerekli önlemlerin alınmaması olduğunu kaydetti. Uçar," Elazığ'da aşırı bir şekilde artan pozitif vaka durumu yaşanıyor.   Bu artış oranıyla birlikte Elazığ'ın önümüzde günlerde %80'inin  bu hastalığı geçireceğini düşünüyorum.  Çünkü  gerekli tedbirler alınmıyor.  Sahada gözlemlediğimiz tablo da bulaşıcılığı ciddi bir şekilde artan virüsün öldürücülüğünün azaldığını gösteriyor. Ancak sağlık il müdürlüğü günlük hasta sayısını ve bu virüse bağlı ölüm sayılarını vermediği için bilimsel bir çıkarım yapamıyoruz.  Bu sayıları tam olarak bilmiş olsak daha bilimsel ve doğru çıkarımlar  yapabiliriz.   Ancak bu bulaşıcılık hızı ile ölüm oranlarında da çok ciddi artışlar olacaktır.  Ama şuanda  Elazığ'da bu virüsün yayılmasını engellemek için ekstra bir çalışma yapılmıyor. "dedi. 

"CİDDİ TEDBİRLER ALINMADIĞI  İÇİN  VİRÜSE BAĞLI VAKA SAYISINDA HERHANGİ BİR GERİLEME YAŞANMAZ AKSİNE DAHA DA ARTAR" 

 Virüsün Elazığ'da ki mevcut koşullardan kaynaklı olarak hızla yayıldığını kaydeden Uçar," Hastalığı tespit ettiğini izole ediyorsun. ancak hastalığı tespit ettiğin kişinin yanında olan kişi dışarıya çıkıyor. hastalığı tespit edene kadar hasta dışarıda geziyor.  Tahlil yaptırmaya giderken toplu ulaşım araçlarını kullanıyor, taksiye biniyor.   Şehrin genelinde birçok insan maske takmıyor. Sosyal mesafe kuralına uymuyor.  Şehir hep kalabalık  çarşılarımız Elazığ tabiriyle ana baba günü gibi... Bu tablo karşısında ciddi tedbirler alınmadığı  için  virüse bağlı vaka sayısında herhangi bir gerileme yaşanmaz aksine daha da artar." ifade etti.  

"ELAZIĞ'DA GÜNDE EN AZ İKİ KİŞİ VİRÜSTEN DOLAYI HAYATINI KAYBEDERKEN GERİYE KALAN 80 İLİN HİÇ BİRİNDE ÖLÜM YAŞANMIYOR MU?"

   Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanan sayıların gerçeği yansıtmadığını  ifade eden Uçar, "Bakanlık vaka ve ölüm sayılarını gizliyor.  Çünkü  bakanlığın yaptığı açıklamalar çok mantıklı değil. Ölüm var bir gün 60 kişi virüs nedeniyle hayatını kaybediyor. Ertesi gün bu sayı 62 oluyor.   Birden bire bu sayı 59'a düşüyor.  El insaf sadece Elazığ'da her gün Korona Virüs'ten  2 kişi ölüyor.   Bu rakamı tüm Türkiye geneli üzerinde bir düşünün, Elazığ'da günde en az iki kişi virüsten dolayı hayatını kaybederken geriye kalan 80 ilin hiç birinde ölüm yaşanmıyor mu?  Nüfusları itibariyle en büyük şehirlerimiz olan İstanbul ve Ankara'da günde 30-40 kişi virüs nedeniyle hayatını kaybetmiyor mu?  Bakanlık sayılar noktasında maalesef bir şaşırtma yapıyor.  Ben bakanlığın manipülasyon yaptığını düşünüyorum."dedi.

"PANDEMİ DÖNEMİNDE İNSANLARIN TATİLE GİTTİĞİNİ GÖREN BİR VATANDAŞ HERKES GİDİYORSA BENDE GİDEYİM DİYOR"

 Normalleşme süreci  yanlış yönetildiği için bugünkü tablo ile karşı karşıya kaldığımızı belirten Uçar, "Ekonomik olarak insanlar çok zor durumdalar. Hükümetimizde bu olaya ekonomik olarak baktığı için her yeri açtı.  Pandemi döneminde insanların tatile gittiğini gören bir vatandaş herkes gidiyorsa bende gideyim diyor.  Bakıyor herkes mitinge gidiyor bende gideyim diyor. Herkesin düğün yaptığını görüyor bende yapayım diyor. Virüsün yayılabileceği aklına gelmiyor. Bu aklına gelmediği içinde tam da bugün ki tablo yaşanıyor.  Ben son olarak  Korona Virüs nedeniyle hayatını kaybeden bütün vatandaşlarımıza  hekim arkadaşlarımıza ve sağlık çalışanlarımıza  Allahtan rahmet diliyorum.  Korona Virüs'le mücadele veren bütün hastalarımıza acil şifalar diliyorum. Memleketimizin bir an önce bu virüs belasından kurtulmasını temenni ediyorum.  Virüse karşı ön cephede mücadele verirken hastalığa yakalanan bütün sağlık çalışanlarımıza  ve vatandaşlarımıza  acil şifalar diliyorum.  Daha mutlu ve sağlıklı günler görmeyi diliyorum." ifadelerini kullandı