YEREL
Giriş Tarihi : 06-10-2020 09:53   Güncelleme : 06-10-2020 09:53

'ELAZIĞ’A GELEN PARANIN YÜZDE KAÇI ELAZIĞ’DA KALIYOR'

'ELAZIĞ’A GELEN PARANIN YÜZDE KAÇI ELAZIĞ’DA KALIYOR'

FAİK AKGÜN

Saadet Partisi Elazığ İl Başkanı Abdullah Akın gazetemize özel olarak verdiği röportajda  dünya, Türkiye ve Elazığ gündemine ilişkin çok önemli değerlendirmelerde bulundu. Elazığ'ın en büyük probleminin kamu kaynaklarından yeterince yararlanamaması olduğunu ifade eden Akın Elazığ iş dünyasının kamudan Elazığ'a aktarılan ödeneklerden  faydalanamadığını bu ödeneklerin  yabancı firmalar tarafından alınıp il dışına götürüldüğünü vurguladı. Bu durumun doğal bir sonucu olarak Elazığ'ın büyüyemediğini  dile getiren başkan Akın yöneticilere Elazığ'ın parasının Elazığ'da kalması yönünde çalışma yapmaları yönünde çağrıda bulundu. İşte Saadet Partisi Elazığ İl Başkanı Abdullah Akın'ın çok önemli tespit ve değerlendirmelerde bulunduğu röportajımızın detayları...

  Dünya siyasetini değerlendirmenizi istesek neler söylerdiniz ?

"DÜNYANIN HER YERİNDE DE BU GÜÇLERİN EMİR VE YASAKLARINI TATBİK EDEN  YÖNETİCİ VE İDARECİLERİ VAR"

 “Dünya’ya genel olarak baktığımızda insanların bir yalana inandırıldığı sonucu ile karşılaşmaktayız. İnsanlar birileri için oluşturulan  kurallara ve kaidelere uyarlarsa, mutlu olacakları yalanına inandırılmıştır.  Çalışıp çabalayıp bir şeyler yapmaya çalışan emekçiler  bir yalana inandırılmaktadır.  Bu insanlar kurulan bu oyunun içerisinde sürekli bir şekilde oyalanıp duruyor.  Kurulan bu oyunun sonucu olarak  ne dünyada ne de ülkemizde insanların mutlu olmadığını açık bir şekilde görüyoruz. İnsanlar bir şeylere sahip olabilmek için insan olma vasfını kaybetmek zorunda bırakılıyorlar.   Bu nedenle insanlar mutlu değil. İfade ettiklerimizin doğruluğunu test etmek isteyenlerin sadece dünyadaki ve ülkemizdeki antidepresan tüketim miktarına bakmaları yeterli olacaktır. Büyük ilaç firmaları insanların mutsuzluğu üzerinden çok ciddi büyüklükte cirolar elde etmektedir.   Bu durum dünya genelinde sadece  insanları köle olarak gören ve yine  insanları sadece sömüren güçlerin varlığından kaynaklanmaktadır. Bu güçler insanların bu gerçeği görmemesi içinde ellerinden geleni yapıyorlar.  Dünyanın her yerinde de bu güçlerin emir ve yasaklarını tatbik eden  yönetici ve idarecileri vardır. Geçmişimize baktığımız da  bu güçler Osmanlı Devleti’ni önce ekonomik olarak zayıflatarak parçalara ayırdılar. Sonrasında da bir devleti yok ettiler. İnsanlarımızda ki manevi ve milli duygular sayesinde  Allaha’a çok şükür  ki milletimiz yeniden bir devlet kurabilmiştir.  Bugün de dün oynan oyunların aynısının oynandığını görmekteyiz.  Şuanda dış güçlerin  emirlerini yerine getiren idareciler ülkemizi çok ciddi bir borç batağına sürüklemişlerdir.  Bugün  en iyi borç alıp en iyi faiz ödeyen ülkeler yarışması yapılmış olsa, mevcut iktidar en iyi borç alan ve en iyi faiz ödeyen ülkeler arasında birinci olur.  18 yıldan beri  en iyi yaptıkları şey borç almaktır.  Ülkeyi çok iyi borçlandırıyorlar. Bu borçlandırmanın  amacı ülke insanın borç, faiz ve zamma esir edilerek  meselelere vakıf olmalarını engelleyerek kendi geçim dertleriyle uğraşmalarını  sağlanmaktır. "

Saadet Partisi olarak ülkemizin en önemli sorunun ne olduğunu düşünüyorsunuz ?

"ŞU ANDA ÜLKENİN 6 ÖNEMLİ MESELESİ VARDIR BUNLARDAN İLKİ  EKONOMİDİR"

  "Şu anda ülkenin 6 önemli meselesi vardır. Bunlardan ilki  ekonomidir.  Ülkede enflasyon son derece artmıştır.  İşsizlik ve pahallık  son derece artmıştır. İnsanlarımızın borçları son derece yüksek düzeye ulaşmıştır.   İnsanlar son 20 yıllarını ve öncesini göz önünde bulundurduklarında   borçlarının ne düzeyde  arttığı sonucuna rahatlıkla ulaşabileceklerdir.   Bugün ki iktidarın üretime kalkınmaya yönelik bir gayesi bulunmaktadır.  Para lazım olduğunda,  dışarıdan borç alma ya da  daha çok vergi uygulayarak vatandaşlardan para temin etme yoluna gitmektedirler.  Hükümetin uyguladığı tek şey daha çok faiz ve daha çok zamdır.  Uyguladıkları tek politika budur.  AK Parti iktidarı geçmişte dış güçlerin  kontrolünde olan hükümetlerin uyguladığı politikaların aynısını  uygulamaktadır.  İnsanlar güzel şeyler yaptığını da ifade ediyorlar. Külliye, park ve benzeri şeyler inşa ettiğini ifade ediyorlar.Peki bu yapıları inşa ederken hangi kaynakları kullanıyorlar?  Dışarıdan Siyonist bankalardan aldıkları faizli  kredilerle bunu yapıyorlar.  Siz bir noktaya külliye yapmak istediğinizde bir külliyeyi yaparken  almış olduğunuz paranın faizi ile bir külliye yapacak kadar parayı da siyonizme ödüyorsunuz.  Yetmiyor bir külliye kadar parayı da müteahite veriyorsunuz.  Bugün yapılan köprülerden tutunda hastanelere kadar yollara kadar  hepsinin gerçek maliyeti bugün ödedikleri paranın 5’te 1 idir.   Şuanda bizim doğmamış çocuklarımız bile borçlu durumdadır."

 Ülke ekonomisinin geleceğini nasıl görüyorsunuz ?

"SİZE SÖYLEYEYİM, DAHA ÇOK ZAM YAPACAKLAR, DAHA ÇOK BORÇ ALACAKLAR VE DAHA ÇOK AÇIKTAN PARA BASACAKLAR"

"Bakın ben bir iş insanı olarak her ay devletimize vergi veriyorum.  Bu vergiler toplanıp  dışarıdan alınan faizli borçlara ödeniyor.  Benden aldıkları bu faizli borçları ödemeye kafi gelmiyor ki inan 40 sene boyunca da kafi gelmeyecek .  Ülke öyle bir borçlandırılmış ki bu borçları yıllarca ödeseniz de kapatamıyorsunuz. Buradan sizin aracılığınızla hükümete sormak istiyorum. Bu borçları ödeyecek bir kaynakları var mı?  Bir tane kaynak göstersinler.  Tek kaynakları var. Vergi bugün asgari ücretlinin ödediği vergiyi bile arttırmaya başladılar. Bugün asgari ücretli bir vatandaşımız için ev almak araba almak, yuva kurmak hayaldir.  Bu insanlarımızın geçim problemi  çok büyük bir düzeydedir. Bu insanlarımızın problemini nasıl çözecekler?  Size söyleyeyim, daha çok zam yapacaklar, daha çok borç alacaklar ve daha çok açıktan para basacaklar.  Ha birde görüntüden ibaret olan doğalgaz araştırması yapacaklar.   Tam doğal gaz buldukları dedikleri günün  üstüne doğal gaz zammı yaptılar. Ülkenin içinde bulunduğu kötü hal ve kötü gidişat insanlarımızdan gizlenmeye çalışılıyor. Bu gizlenme çalışması yapılırken de adeta insanlarımızın aklıyla dalga geçiliyor.  Havuz medyası ile insanların aklı başka şeylerle meşgul edilmek isteniyor.  Havuz medyasının yazılı ve görsel unsurlarında hakkı ve hakikati söyleyen bir tane haber bulamazsınız.  Artık ülke genelinde hakkı ve hakikati söyleyen birkaç gazete dışında gazete ve tv kanalı kalmadı.  Konuşanları da maalesef susturuyorlar."

Saadet Partisi'nin bu noktada  önerisi nedir ?

"PARA ÜZERİNDEN PARA KAZANMA DÖNEMİNİ BİTİRECEĞİZ"

 Bu gidişatı tersine çevirmek esasında çok basittir.  54. Hükümet döneminde rahmetli hocamız Necmettin Erbakan 6 ay gibi kısa bir süre iktidar oldu.  6 ay içerisinde neler yapıldığını herkes çok iyi biliyor.  Milli Görüş kesinlikle haksız kazancın karşısındadır.  Yani  oturduğu yerden para kazanma zihniyetinde olan kişilerin  karşısındayız. Para üzerinden para kazanma dönemini bitireceğiz.  İsrafı kesinlikle önleyeceğiz.  Bugün hangi kurumuna bakarsanız bakın israf vardır. Bakın makam araçları hepsi üst düzeydedir. Multimilyoner iş adamlarının bile binmediği araçlar  kamuda makam aracı olarak kullanılmaktadır.   Bu  Milletin parasını alıp ta neden bu araçlara ödüyorsunuz? Bu  araca ödediğiniz para asgari ücretliden kestiğiniz paradır.  Hiçbir inancı olmayan bir insan bile yapılanın  ahlaki ve etik olmadığını size söyleyecektir.   Şuanda bu insanlar bunu  İslam ve sağcılık adı altında yapmaktadırlar.  Bu  israf dinimizin neresinde vardır. Madem ki muhafazakarlar,  birisi bana çıkıp ta israfın günah olmadığına yönelik  bir hadis , bir ayet göstersinler.  Bakın bugün 1 milyon TL vererek küçük yerler restore edilmektedir.   Sanayicilerimiz can havliyle yanında çalışanları ile birlikte  didinip çalışarak  vergi  veriyor.   Adamlar bu vergiyi alıp restorasyona aktarıyor.  Senin milletinin bir sürü problemin varken senin  önceliğin bu olmamalıdır. Birileri  çıkıp ta bu gerçeği haykıramıyor.  Söyleyenleri de maalesef susturuyorlar. Ancak biz  Saadet Partisi olarak gördüğümüz her türlü yanlışı arkadaşlarımızla birlikte en yüksek seste dile getireceğiz.  Milletimizi asıl temsil eden biziz ve bunu  söylemeye geldik.  Hiç kimseden korkumuz çekincemizin olmadığını ifade etmek istiyorum." 

  Saadet Partisi olarak iktidar olduğunuz ilk  ne yapacaksınız ?

"ADİL DÜZENİN  GETİRDİĞİ FİNANS DÜZENİNİ OLUŞTURACAĞIZ"

" İnsanlar bir yerde iş alabilmek için  hekese para teklifinde bulunabiliyor.  Bugün teknik bir  takip yapıldığı takdirde ülkede çok büyük bir yolsuzluk olduğunu göreceksiniz.  Gerekli takip yapıldığı takdirde bir Güney Amerika ülkesi kadar yolsuzluk olduğu sonucuna rahatlıkla  ulaşılacaktır. Biz  üreterek kalkınmayı hedefliyoruz.  İş insanlarımızın ihtiyaç duyduğu finansal desteği sunacağız. Adil düzenin  getirdiği finans düzenini oluşturacağız.  Gelir getirici yatırım ve faaliyetlerle vatandaşlarımızın yaşadığı problemi çözeceğiz. Bu problemin çözümlenemez olarak sunulması kasıtlıdır. Çünkü bunlar dış mihrakların  tatbikçisidir.  Verilen görevi tatbik etmektedir."

 Adil düzen söyleminizi açmanızı istesek neler söylerdiniz ?

"ADİL DÜZENİN OLUŞMASI İÇİN GEREKLİ OLAN  KURALLAR ORTAYA ÇIKARTILMIŞTIR"

" Partimizin adil bir paylaşım  ve herkes için adalet yaklaşımı var. Kaynakların adil olarak tahsis edilmesi için ve insanlara  adalet götürmek için  çeşitli kurallar vardır. Biz buna kısaca adil düzen diyoruz.  Bu adil düzenin oluşması için gerekli olan  kurallar ortaya çıkartılmıştır. Bugün ahlaki bir çöküntü yaşanmaktadır.  Çünkü bu insanlar vatandaşlarımızın sadece nefsi arzuları peşinde koşması istenmektedir.  Sistemin sorgulanması  için vatandaşlarımızı oyalantılarla yönetiyorlar. Bugün ABD’de bu şekilde yönetilmektedir.  Kimi insanlar kumarla kimi insanlar oyun salonlarıyla beyni meşgul edilerek boş işler ile uğraşması sağlanıyor. Bugün ki hükümet 100 yıl önce yapılan çalışmaların meyvesidir.   Şu anda birileri 100 yıl önce yaptıkları çalışmanın meyvesini topluyorlar.  Bugün ortaya konan bu ahlaksızlıkların meyvesini de ilerleyen dönemlerde toplamaya başlayacaklardır. Şu anda  tam bir tarihi fırsat yaşıyoruz.   Biz hükümet üzerinden bir siyaset yürütmek istemiyoruz.  Çünkü biz im muhatabımız hükümete bu düşünce tarzını tatbik ettiren  zihniyettir. Bu  hükümet gider yerine başka birini koyarlar. Bakın hep birlikte göreceğiz;   vatandaşımızın önüne farklı iki hatta üç tane tali yollar çıkaracaklar.   Bu yolların hepsi milletimizi çöküşe ve yokl oluşa götürecek.  Zaten bugüne kadar yaptıkları tek şey bu olmuştur.  Birinin posası  çıkınca alternatif olarak iki üç kişiyi parlatırlar.  Milletti onlara yönlendirirler.  Bir 20 senede bir nesli böyle bitirirler. Gelen nesil ne olduğunu unutur.  Aynı şeyi tekrar ettirirler."

Bir erken seçim bekliyor musunuz ?

"BİZ YAPILACAK BİR ERKEN SEÇİME HAZIRIZ"

"Erken seçimin geldiği noktada  herkesin olduğu gibi bizimde ciddi bir endişemiz bulunuyor.  Eğer zamanından önce bir seçim yapılıyorsa biliniz ki ülkenin bütün mekanizmaları işlemez duruma gelmiştir.  Şu anki iktidar yapılacak ilk seçimde iktidarını kaybedeceğini çok iyi biliyor.  Ekonomi her  noktada tıkanır ve tabiri caizse bıçak kemiğe dayanırsa  bırakıp gitmek zorunda kalabilirler.  Biz yapılacak bir erken seçime hazırız.  Bu noktada çok güzel tepkiler aldığımızı da belirtmek istiyorum.  Hakkın bir üstünlüğü vardır. Ayeti kelimede 'Hak geldi batıl zahir oldu' denilmektedir.  Işığın olduğu yerde nasıl ki karanlık yok olmaya mahkum ise  halkımıza anlatacağımız gerçekler karşısında da hiçbir karanlık kalmayacaktır.  İnsanlarımıza bu gerçekler ifade ediliyordu  Ancak insanlarımız inanmak istemiyordu.  Ancak insanlarımız şimdi gerçekten böyleymiş demektedirler."

 Millet ittifakında yer almanızdan dolayı belli söylemlere maruz kaldınız bunu nasıl yorumluyorsunuz ?

"BU ÇEVRELER BU MİLLETİN FARKLI SİYASİ GÖRÜŞLERE SAHİP EVLATLARI BİR ARAYA GELSİN İSTEMİYORLAR"

"İttifakımız ile ilgili olarak dile getirilen söylemler belli çevreler tarafından dile getirilen maksatlı argümanlardır. Milletimizin kalbinde yer bulmuştur.  Bütün insanlarımızın kalbinde yer bulmaya devam edecektir. Bu argümanların tek nedeni var. Bu çevreler bu milletin farklı siyasi görüşlere sahip evlatları bir araya gelsin istemiyorlar. Bu çevreler  bu milletin farklı düşünen evlatlarının hakkı bulmalarını istemiyor. Vay efendim siz şunun la iş birliği yaptınız denilmektedir. Bakın buradan açıkça ifade etmek istiyorum; Biz milletimizin bütün evlatlarıyla milletimiz için bir masada otururuz ve ülkemiz için de çözüm üretiriz.  Bunu bir avuç bozguncu istemiyor diye  kaçınmam.  Bizim ittifakımıza farklı argümanlar kullananların İstedikleri tek şey bir araya gelmeyin, çözüm üretmeyin ve birbirinizi  sen sağcısın sen solcusun  diyerek yedirmek isteyenlerdir.  Nice dönemler Erbakan hocamız  diğer partilerle iş birliği yapmıştır. En hayırlı hizmetler de o dönemlerde gerçekleşmiştir.  Merhum Bülent Ecevit ile koalisyon kurdukları dönemde  Kıbrıs Barış Harekatı gerçeklemiştir. Ağır sanayi hamlesini gerçekleştirip nice fabrikaların temeli atılmıştır."   

Medyanın size ve diğer muhalefet partilerine karşı tavrını nasıl buluyorsunuz?

"HAVUZ MEDYASI EKMEĞİNİ YEDİĞİ YERİN HANÇERİNİ ÇEKİYOR"

" Bir havuz medyası var ve  bu medya kuruluşları ekmeğini yediği yerin hançerini çekiyor. Ancak bir de ülkesine vatanına ve milletine bağlı  basın mensuplarımız var.  Bu basın mensuplarımız ülkelerine faydalı olma adına  ellerinden geleni yapıyorlar ve bize yardımcı oluyorlar. Ancak çok ciddi bir karartma operasyonu var. Ancak başarılı olmayacaklar. Çünkü karartılmak istenen  çoğu insanın  Sosyal medyada 20 milyonları bulan bir sayıda izlendiğine şahitlik ediyorsunuz.  Göreceksiniz  önümüzdeki günlerde çalışma tempomuzu arttırmaya başladıkça o kanalları engellemeye de çalışacaklar. Ancak artık teknoloji çağında yaşıyoruz ve teknolojinin nimetlerinden faydalanarak bütün seçmenlerimize ulaşacağız."

 Vatandaşlar son dönemlerde artan faturalarından çok şikayet ediyorlar bu durumu nasıl yorumluyorsunuz?

 "BİZİM AHLAKIMIZDA BORCU OLANIN BORCUNU ERTELEME VARDIR"

"Bugün  artık  insanlarımızın  etini kopartıyorlar  Faturasını bir gün geçiktiren vatandaşımıza hemen faiz uyguluyorlar. Faizi ağızlarına sakız etmişler. Allah aşkına bu faturasını ödeyemeyenin kim olduğunu biliyorlar mı?  Faturasını ödeyemeyen bu adam Eminönü camisi önünde işporta tezgahında sattıklarıyla para kazanmaya çalışandır. Bu adama bu yapılır mı?  Bizim ahlakımızda borcu olanın borcunu erteleme vardır.  Bu gecikme zammı denilen şeyler bizim genetiğimize aykırıdır. Bu elektriğini ödeyemeyen adam akşama kadar siftah dahi yapamamış adamdır gelip elektriğini kesiyorsunuz. Özelleştirme adı altında  bütün fabrikaları sattınız. Talan oldu ülke biz bunları söylemeye geldik.   Bu millet artık üreterek kalkınmayı istiyor. İktidar ise borç ve faizle kalkınabileceğini düşünüyor. Bunu  Siyonizm istiyor. E bu noktada bunlar millettin mi? yoksa Siyonizimin mi temsilci? Siz karar verin.  Maalesef ülkemizin geldiği nokta burasıdır. Milletimiz resmen algı ile yönetilmektedir. Milletimiz gerçekleri görmesin diye çalışıyorlar.  Bu gerçeklerin ortaya çıkartılması bir milli seferberliktir. Ben bu mücadelede bu milletin bütün evlatlarını görev almaya çağırıyorum."

Elazığ'ın içinde bulunduğu durumu  genel olarak değerlendirmenizi istesek neler söylerdiniz?

"BİZ HEPİMİZ ELAZIĞ ÇOCUĞUYUZ VE ELAZIĞ İÇİN HER TÜRLÜ FEDAKARLIĞI YAPMAYA HAZIRIZ"

 " Elazığ’a deprem sonrasında  yardımların kaç günde ulaştığını gördük.  O günkü koşullarda ben bize kredi vermeyin. Bizim verdiğimiz  vergiyi  bir ay almayın dedim.  Kimin parasını kime veriyorsunuz? Biz hepimiz Elazığ çocuğuyuz ve Elazığ için her türlü fedakarlığı yapmaya hazırız.  Ama bugün öyle bir noktaya geldiler ki milletimize hakaret ederek oy vermeseydin demektedirler. Elazığ ‘ın çocukları dört dörtlüktür. Sen bugün bu insanları size ev yapıyorum diyerek  faizli kredilere mahkum ediyorsun. E sizin Müslümanlığınız nerede kaldı. Dinimizde faiz var mı? İlaha bir yerlere para aktaracak ekmeklerini  yedikleri yerin hançerini çekecekler. Bunu yapmazlarsa ağabeyleri kulaklarından tutuğu gibi atar. Siz bu millete susması için baskı yapıyorsunuz.  Bu insanlar kendini ifade edemezse  kaba kuvvete başvuracaktır.  Zaten bunların amacı da budur." 

  Elazığ iş dünyasının yaşamış olduğu sorunlar ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

"KİMİ ARKADAŞLARIMIZ HANIMLARININ  BİLEZİKLERİNİ BOZDURARAK BİR ARAYA GETİRDİ PERSONELLERİNİN MAAŞINI ÖDEDİ"

  Bir işadamı  olarak Elazığ’a hizmet veren bütün esnaf ve sanayicilerimizle aynı sorunlarla karşılaştım.  Deprem ve ardından meydana gelen pandemi nedeniyle esnaflarımız çok zor durumdalar.  Biz iş insanları olarak öylesi durumlar yaşadık ki,  esnaf kardeşlerimizi içinde bulundukları durumdan kurtarma adına maddi destekte bulunduk. Kendi aramızda bir yardımlaşa tesis ettik. Devletimizin yeterli yardımda bulunup bulunmadığı buradan yeterince anlaşılacaktır diye düşünüyorum.  Kimi arkadaşlarımız hanımlarının  bileziklerini bozdurarak bir araya getirdi, personellerinin maaşını ödedi.  Bu arkadaşlarımıza faizsiz kredi verilmediği için bunu yaptılar.  Örneğin eğitim camiasına tek bir kuruş dahi destek verilmedi. Çok ciddi mağduriyetler yaşıyorlar. Aldıkları kayıtların ücretlerini tahsil edememesine rağmen öğretmenlerin maaşını ödemek zorunda kaldılar. Maalesef ateş düştüğü yeri yakıyor.

Şehri bürokratları ve idarecileri açısından değerlendirmenizi istesek neler söylerdiniz?

"BİZ YÖNETİCİLERİMİZİ SOSYAL MEDYA HESAPLARINDAN YAPTIKLARI PAYLAŞIMLARLA GÖRÜYORUZ"

" İdarecilerimizde ve yöneticilerimizde empati yok. Biz yöneticilerimizi sosyal medya hesaplarından yaptıkları paylaşımlarla görüyoruz. Maalesef faaliyetleri bununla sınırlı... Bu bakış acısı ve zihniyet değişmedikçe Elazığ’da yaşayan vatandaşlarımızın hiçbir problemi çözülmeyecektir.  Her noktada geri kalmaya devam edeceğiz.  Açıkça bizi seçmeyin biz yapamıyoruz dediler.  Milletimiz de gereğini yapacak. Ben buradan yöneticilere  Elazığ’a gelen paranın yüzde kaçının Elazığ!da kaldığını soruyorum?  İhaleler yapılıyor. İhaleler yabancı firmalara veriliyor. Ya efendim düşük fiyat verdiler diyorlar.  Davetiye usulü çağırıyorsunuz.  Elazığ’a gelen paranın bu firmalar ile il dışına çıkmasına neden oluyorsunuz. Bugün çok önemli bölge müdürlükleri ve 8. Kolordu Komutanlığı ilimizde bulunmasına karşın esnaflarımızın hiç biri büyüyememişler.Niye büyüyemiyor?  Çünkü Elazığ esnafı Elazığ’a gelen paradan istifade edemiyor Yönetici ve idarecilerimizden şehrimizin önceliklerini göz önünde bulundurmalarını rica ediyorum. Şehrin önceliklerini göz önünde bulundurmadığınız takdirde sadece kendiniz için çalışmış olursunuz . Geçmiş dönemlerde bunu gördük.  Bakınız en kötü insan bile bakış açısını değiştiği takdirde hayırlı hizmetlere imza atabilir.  Biz kendileri değişmediği için değiştirmeye geldik.  Değişiyorlarsa yapsınlar. Biz de kendilerini takdir ederiz. Ancak eğri cetvelle düz çizgi çizilmez."

Gençlere tavsiyeniz nedir?

"KİMSENİN  ÖZGÜVENLERİNİ KIRMASINA İZİN VERMESİNLER"

"Son zamanlarda  Z kuşağı diye bir algı operasyonu başlatarak Deizm propagandası yapmaya başladılar. Bunu da bir moda gibi sunmaya başladılar. İnan insanları ahlaksız gibi göstermeye başladılar. Oysaki inançlı insanlar ahlaklıdır. Ancak onların sayısı azdır. Birilerinin ortaya koyduğu ahlaksızlıkları kesinlikle inançla bağdaştırmasınlar.  Ben Milli Gençlik Vakfı’nda yetiştim. Her kademede görev aldım. Bizde görev alınmaz verilir düsturu gereği  İl başkanlığı görevini kabul ettik. Genel merkezimizin bakış açısında da bir yenilen me var. Ülkemizn her yerinde teşkilatlarımızda kendisini çok iyi yetiştirmiş gen arkadaşlarımız göreceğiz. Bizim deneyimli ağabeylerimizin bir baş olma arzusunda olmadığını gösterdi.  Genç arkadaşlarımıza tavsiyem  her ne iş yapıyorlarsa yapsınlar insanlık için ve ülkesi için yaptıkları işin en iyisini yapsınlar. Bu genç kardeşlerimiz hem sosyal hayatlarında hem de iş hayatlarında başarılı olmak istiyorlarsa adres Saadet Partisidir. Kapımız sonuna kadar açık her türlü sıkıntılarını çözmeye hazırız, İkna etmeye ve aynı zamanda da ikna olmaya hazırız.  Tarihte dönüm noktalarına imza atanlar    gençlerdir. Bu nedenle hiçbir zaman karamsarlığa düşmesinler ve kimsenin  özgüvenlerini kırmasına izin vermesinler. Seve seve ekiplerimize dahil edeceğimizi sizin aracılığınızla açıklamak istiyorum.