YEREL
Giriş Tarihi : 07-10-2020 08:25   Güncelleme : 07-10-2020 08:25

BU ÇOCUKLARA KİM SAHİP ÇIKACAK...!

BU ÇOCUKLARA KİM SAHİP ÇIKACAK...!

FAİK AKGÜN

Ülkemizin ve ilimizin kanayan yarası olan çocuk dilencilerin sayısı her geçen gün artıyor.  Vatandaşlar Elazığ'ın işlek olan hemen hemen her noktasında karşılaştığı çocuk dilencilerin yüreklerini sızlattığını ifade ederken yetkililere çocuklara sahip çıkmaları yönünde çağrı yaptılar.

Elazığ'da her geçen gün sayıları artan çocuk dilenciler vicdanları sızlatıyor. Elazığ'da  vatandaşların yoğun olarak kullandığı noktalarda karşınıza çıkan  çocuk dilenciler aileleri tarafından suiistimal edilerek üzerlerinden para kazanıyor olmalarına karşın yetkililerin bu noktadaki üç maymunu oynayan tavrı akıllara  'Bu çocuklara kim sahip çıkacak ?'  sorusunu getiriyor.  Pandeminin yoğun olarak yaşandığı bir dönemde en savunmasız ve en masum  varlıklar olan çocuklar sokaklarda el açarak vatandaşlardan para dileniyor.  Çocuk dilencilerin olası bir Korona virüs salgınından etkilenmemeleri mucize gibi dururken bu çocukların sokaklarda     yaşayabileceği tehdit unsurları ise,  olası bir trafik kazasından tutunda maruz kalmaları durumda kendileri için daha kötü sonuçlar oluşturacak olası tehlikelere kapı aralıyor. Bu noktada yetkililere  ülkemizin de tarafı olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları  Bildirgesi'ni hatırlatmanın yerinde olacağını düşünüyoruz. 

 YETKİLİLER TARAFI OLDUĞUMUZ ÇOCUK HAKLARI BİLDİRGESİNİN GEREĞİNİ YAPMALI

Kimi vatandaşların gördüğü manzara karşısında eline tutuşturduğu iki - üç lira ile vicdanını rahatlatarak bir daha hatırlamadığı, kimi vatandaşların ise yüreğinin sızladığı çocuk dilencilerin durumunun yetkililer tarafından ülkemizin de tarafı olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Bildirgesi kapsamında ele alınmasını gerekiyor. Bildirgenin ilgili ilkeleri ise devletlere bu devletlerin ilgili birimlerine çeşitli görevler yüklemektedir. Bunlar; İlke 1: Çocuk, bu Bildirgede öne sürülen haklardan yararlanır. Her çocuk, kendisinin ya da ailesinin ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal ya da başka bir görüş, ulusal ya da toplumsal köken, mülkiyet, doğuş ve başka bir statü bakımından herhangi bir ayrım yapılmaksızın bu haklara sahiptir. İlke 2: Çocuk, özel olarak korunur, yasalar ve başka yollarla sağlıklı ve normal biçimde, özgürlük ve saygınlık koşullarında bedensel, zihinsel, ahlaki, manevi ve toplumsal olarak gelişmesine olanak sağlayacak fırsat ve kolaylıklardan yararlanır. Bu amaçla çıkarılacak yasalarda, çocuğun çıkarları önde gelir. İlke 3: Çocuğun doğuştan başlayarak bir isme ve vatandaşlığa hakkı vardır. İlke 4: Çocuk toplumsal güvenlik olanaklarından yararlanır. Sağlık içinde gelişme ve yetişme hakkı vardır. Bu amaçla kendisine ve annesine özel bakım ve korunma olanakları sağlanır. Bu olanaklar doğum öncesi ve doğum sonrası bakımı da içerir. Çocuğun, yeterli beslenme, barınma, eğlenme ve sağlık hizmetlerine hakkı vardır. İlke 5:  Bedensel, zihinsel ve toplumsal bakımdan özürlü çocuğa özel durumunun gerektirdiği gibi davranılır ve özel eğitim ve bakım sağlanır. İlke 6: Çocuğun kişiliğinin tam ve uyumlu gelişmesi için sevgi ve anlayışa gereksinimi vardır. Ana-babanın bakım ve sorumluluğu altında ve her durumda yakınlık, maddi ve manevi güvenlik ortamında elden geldiğince yetiştirilir. Ailesiz ve yeterli destekten yoksun çocuklara özel bakım sağlamak, toplum ve kamu makamlarının ödevidir. Çok çocuklu aile çocuklarının korunması amacıyla devletçe ve başka kaynaklardan yardım sağlanır. İlke 7: Çocuğun, en azından ilköğretim aşamasında ücretsiz ve zorunlu bir eğitim almaya hakkı vardır. Çocuğa, genel kültürünü geliştirmeye yarayacak ve eşitlik temeli üzerinde yeteneklerini, yargı gücünü, manevi ve toplumsal sorumluluk duygusunu geliştirmesine ve yararlı bir toplum üyesi olmasına olanak sağlayacak bir eğitim verilir.  Çocuk, eğitimle aynı amaçlara yönelik oyun ve eğlenme konusunda tüm olanaklarla donatılır; toplum ve kamu makamları çocuğun bu haktan yararlanma olanaklarını artırmaya çaba gösterir. İlke 8: Çocuk her durumda korunma ve yardımdan ilk yararlanacaklar arasındadır. İlke 9: Çocuk, her türlü ihmal, zulüm ve sömürüye karşı korunur. Çocuk, her ne biçimde olursa olsun alım-satım konusu olamaz. Çocuğun, uygun bir yaş sınırına ulaşmadan önce çalışmasına izin verilmez; hiçbir durumda sağlık ve eğitimine zarar verecek ve bedensel, zihinsel ya da ruhsal gelişmesine engel olacak bir işte çalışmasına yol açılıp izin verilemez. İlke 10:Çocuk ırk, din ve başka herhangi bir ayrımcılığı besleyen uygulamalardan korunur. Anlayış, hoşgörü ve halklar arasında dostluk, barış ve evrensel kardeşlik ruhuyla, güç ve yetkilerini insanlığın hizmetine sunması gerektiği bilinciyle yetiştirilir.

ÇOCUKLARIN AVUÇ AÇAN HALLERİ ELAZIĞ'A YAKIŞMIYOR

Daha yaşları ilkokul seviyesine bile ulaşmamış olan çocukların Elazığ'ın en işlek caddelerinde el açıp dilendiği görüntülerin Elazığ'a yakışmadığını hatırlatmakta fayda görürken bu çocukların sayılarının da her geçen gün arttığını vurgulamak istiyoruz. Bu durumun doğal bir sonucu olarak kimi vatandaşlar ve bu çocukların her gün girip çıktığı işletmelerin sahibi olan esnaflar  yetkililerden bu noktada bir çalışma yapmalarını istiyor. Bizlerde sorumlu yayıncılık anlayışımızın gereği olarak yetkililere çağrı yaparak Elazığ'a yakışmayan ve bir yerde çocukların istismar edildiği bu görüntülerin sonlandırılması için görevlerinin gereğini yapmaya davet ediyoruz.