YEREL
Giriş Tarihi : 27-10-2020 14:48   Güncelleme : 27-10-2020 15:27

BAHŞİ: PEYGAMBERİMİZE UZANAN DİLLERİ KOPARIRIZ

BAHŞİ: PEYGAMBERİMİZE UZANAN DİLLERİ KOPARIRIZ

MÜSLÜM DEMİRTAŞ

Memur-Sen Elazığ İl Temsilcisi İbrahim Bahşi, Hz.Muhammed’e hakaret içeren karikatürleri Fransa’da kamu binalarına yansıtan Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un küstahlığını protesto ederek,” Biz insanız, elbette inancımızı ve değerlerimizi koruyacağız. Peygamberimize uzanan dilleri de koparırız”dedi.

Son zamanlarda İslam’a ve Türkiye’ye yönelik haddini aşan sözlerle tepki toplayan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un küstahlığı ülke genelinde olduğu gibi Elazığ’da da protesto edildi.  Memur-Sen öncülüğünde Macron’un küstahlığını protesto etmek üzere Öğretmen Evi önünde basın açıklaması yapıldı. Yapılan basın açıklamasında “İnsanların inançlarını hedef almak özgürlük değil, küstahlıktır” yazılı pankart açıldı. Pankartta ‘Nazi’ bıyıklı Macron’un fotoğrafına yer verilirken, fotoğrafın üstündeki bot izi ise dikkat çekti. Açıklamada ayrıca Türk mallarına boykot uygulayan ve Fransa’yı destekleyen Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'ne(BAE) de tepki gösterildi. Öğretmen Evi önünde yapılan protestoda Memur-Sen’e siyasi partilerin il başkanları, sivil toplum kuruluşları ve çok sayıda vatandaş destek verdi.

“KUTSALA SAHİP ÇIKMAYI BECEREMEYEN SUUDİ ARABİSTAN VE BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİNİ TARİH NOT EDİYOR”

Memur-Sen Elazığ İl Temsilcisi ve Eğitim Bir-Sen Elazığ 1 No’lu Şube Başkanı İbrahim Bahşi yaptığı açıklamada,”Sömürgenin merkezlerinden olan Fransa Cumhurbaşkanı Emanuel Macron, son birkaç zamandır cinnete esir politikalarına bir yenisini ekleyerek, insanlığa rahmet olarak gönderilen, hatem-ül enbiya Hz. Muhammed Mustafa’ya ilişkin sözde karikatürlere fikir özgürlüğü adına sahip çıkması ve Müslümanları aşağılamasını telin etmek için burada toplandık. Yabancı düşmanlığı, ırkçılık ve İslamofobi, o meşhur Avrupa aklını esir almış, çoğulculuk söylemlerinin sırçası dökülmüş ve nihayet aşırı sağ siyasetin ürettiği politikalar siyaseti belirler hale gelmiştir. Almanya’da cami baskını, Hollanda’da Gert Wilders’in terör ve şiddet içeren konuşmaları ve nihayet Macron’un, ifade hürriyeti arkasına sığınarak, İslam’a ve peygamberine saldıran unsurlara sahip çıkması cinnetin boyutlarını göstermektedir. Burada bir parantezle bir başka tepkimizi de özellikle ifade edelim. Kutsal emanetlerimizin mekanı olmakla yetinip, kutsala sahip çıkmayı beceremeyen Suudi Arabistan yönetimini ve onunla aynı kulvarda bulunmaya teşne Birleşik Arap Emirliklerini de tarih ve bizler not ediyoruz. Dine ve Kutlu Nebi’ye dönük hakaret faillerinin kuyruğuna takılan ülkelerin ve yöneticilerin, emperyalist taşeronluğu ve kapitalistlerin sömürü baronluğu sıfatlarının sona ermesinin de yakın olduğuna inanıyoruz” dedi.

“İNSANLIĞIN İNANÇLARINI HEDEF ALMAK ÖZGÜRLÜK DEĞİL, KÜSTAHLIKTIR”

Batı’da özgürlüğün slogandan ibaret olduğunu dile getiren Bahşi, “Macron’un, sözde ifade özgürlüğü adı altında doğrudan insanların inançlarına saldıran ve neresinden bakarsanız bakın kin, nefret ve terörle şekillenmiş zihinler tarafından çizilmiş karikatürlere sahip çıkarak, teröre ve kine ortak olmaktadır. Bu bir akıl yitimidir. Emanuel Macron, siyaseten yaşadığı krizi örtmek için özellikle yabancı düşmanı ve ırkçı aşırı sağ siyasetin söylemlerini kullanması, kendi ülkesinin milletvekili tarafından dahi 'bu ülke aklını mı yitirdi' şeklinde eleştirilmiştir. Özgürlük insanın, dünya insanlığın ikametgâhıdır. Renkleri, fikirleri ve inançları, hakaret etme, küçük görme, şiddeti çağırma aracı yapan, kendi kirli oyunları için saklama tezgahları oluşturan, siyasi kimlikleri, ideolojik örgütlere ve emperyalist devletlere birlikte cevap vermeli, onlara yenilgiyi birlikte tattırmalıyız. Ama çok temel bir ortaklığımız var, biz insanız ve dünyada birlikte yaşıyoruz. Hiç kimse, hiç kimsenin dinine, hükümlerine ve kutsallarına hakaret etme, onları yok etme hakkına sahip değildir ve olamayacaktır. Biz insanız, elbette inanacağız. Biz insanız, elbette insan onurunu savunacağız. Biz insanız, en kesin şekilde söylüyorum ki inancımızı ve değerlerimizi koruyacağız” diye konuştu.

“KUTSALLARIMIZA HAKARET EDENLERE KARŞI DAYANIŞMAYI GÜÇLENDİRECEĞİZ”

Kutsal değerlerimize hakaret edenlere karşı dayanışmayı güçlendirerek birlikte mücadele edeceğini belirten Bahşi,” İnanca ve değerlere savaş açanlara, kutsallarımıza hakaret edenlere karşı dayanışmayı güçlendireceğiz ve birlikte mücadele edeceğiz. Tam da bu noktada belirtmek isteriz ki; Emmanuel Macron ve diğerlerinin aslında neyi gizlediğin, kimi kolladığının iyi bilinmesi gerekiyor. Dünya’nın imkânlarını, insanların inançlarını çalanlar yani Macron gibiler, inanca ve kutsallara hakaretle yenilgilerini gizlemeye, yok oluşlarını geciktirmeye, kirli düzenlerini devam ettirmeye yönelik tetikçi konumlarını devam ettiriyorlar. Bizim gözümüzde Macron ve benzerleri emperyalistlerin amelesi, kapitalistlerin, finans baronlarının hademesidir.  Güzel ahlak için gönderilmiş Hz. Resulü hakaretlerine konu eden zihniyet, dünya üzerinden silinmeye mahkûmdur” ifadelerini kullandı.