YEREL
Giriş Tarihi : 14-11-2020 09:06   Güncelleme : 14-11-2020 09:06

HARPUT'UN DÜNYA MİMARİSİNE ARMAĞANI HARPUT EVLERİ

HARPUT'UN DÜNYA MİMARİSİNE ARMAĞANI HARPUT EVLERİ

FAİK AKGÜN

Dünya kültür hayatına kattığı birçok değerle bir hazine olan Harput dünya mimarisine kazandırdığı farklı mimari örnekleri ile adeta hayatın her aklanında varım diyor. Farklı yapı modelleri ile ortaya koyduğu mimari yapılardan günümüze kadar ulaşmış olan Harput evleri yapıldığı dönemdeki gibi insanları etkilemeye devam ediyor. İşte dönemin Harputlu mimar ve ustalarının dünya mimarisine miras olarak bıraktığı Harput mimarisi ile ilgili olarak hazırlamış olduğumuz haberimizin detayları...

HARPUT MİMARİSİNDE BİRÇOK UYGARLIĞIN ÖZELİKLERİ GÖRÜLMEKTEDİR

Harput mimarisi ile ilgili Elazığ Kültür ve Turizm müdürlüğü tarafından hazırlanan araştırmada Harput mimarisinin birçok kültür ve uygarlığın ortak ürünü olduğu vurgulanarak şu ifadelere yer verilmektedir, " Elazığ ve çevresinde, Artuklu, Akkoyunlu ve Osmanlı döneminin ilginç yapı örnekleri bulunmaktadır. Artuklu mimarisinin izleri Harput'ta gözlenmektedir. Akkoyunlu mimarisi ise, yapı ve süsleme sanatına yenilikler getirmiştir. Mekan anlayışı gelişmiştir, yapılarda iç ve dış uyum sağlanmış, revaklı avlular ortaya çıkmıştır. Yöredeki Osmanlı camileri, klasik Osmanlı üslubunu yansıtmakla birlikte büyük yapı niteliğinde değillerdir. Kiliselerde de Türk mimarisi etkisi görülmektedir. Günümüzdeki yapılar XX yy. yapılarıdır." denilmektedir

ESKİ KONAK VE EVLER YOK OLMUŞTUR

Avrupa mimarisi ile kendi öz değerlerini harmanlayan Harputlu mimarlar ve ustalar ortaya şaheser olarak nitelendirilebilecek yapıtlar ortaya koymuşlardır. Özellikle 1850’li yıllarda Harput’a gelen Amerikan, Fransız ve Alman misyonerler Harput yaşam ve mimarisini önemli ölçüde etkilemişlerdir. Amerikan, Fransız ve Alman misyonerler kendi ülkelerinden getirdikleri yenilikleri mimaride uyguladıkları gibi, ustaların yerel halktan olması ve eski fotoğraflarda görülen yapı tekniklerinden Türk mimarisinden de etkilendikleri aşikardır. I. Dünya savaşının etkisiyle Amerikan, Fransız ve Alman misyonerlere ait pek çok yapı günümüze ulaşmamıştır. Harput'un yer değiştirmesi ile eski konak ve evler yok olmuştur.

HARPUT EVLERİNİN BELİRGİN ÖZELLİĞİ GENİŞLİK VE FERAHLIKTIR

Harput evlerinin en belirgin özelliği, genişlik ve ferahlıktır. Evlerde geniş ve yüksek şahnişinler ile çıkmalar yer alır. Evler hem dış hem de iç avlulu olup, taş kemerli dış kapılar iki kanatlıdır. Evlerin alt katları, ambar, kiler şeklindedir. Üst katlarda ise harem ve selamlık bölümleri vardır. Harput evlerinde Taş ve ahşap işçiliği önemlidir. Eski Harput mimarisinin özellikleri ilk yıllarda Elazığ'da sürmüştür. Büyük konaklar, geniş ferah odalar ve küçük pencerelerden oluşmaktadır. Günümüzde bu tür evlerden Elazığ'da sadece Kazım Efendi Sokağında birkaç örnek bulunmaktadır. Günümüzde ise batı mimari etkisi ile yapılan yapılar, doğal koşul ve iklim yapısına uygun değildir. Ayrıca kent ve çevresinde gecekondu bölgeleri oluşmuştur. Yöre mimarlığına ilişin çok genel anlamda bazı çalışmalar Elazığ, Merkezinde yapılmıştır.

EVLER SUYA YAKIN İNŞA EDİLİRDİ

Harput evleri yapılırken evin yapılacağı alanda suya yakınlık aranmıştır. Akrabalar birbirine yakın oturmak istemişlerdir. Bu yüzden her mahalle bir akrabalar topluluğudur. Konutların ön yüzünü, namaz kılarken kıbleyi saptamakta kolaylık sağlayacağından, kıbleye baktırmak çabası vardır.

HARPUT EVLERİ GENELLİKLE İKİ KATLIDIR

Harput evleri genellikle iki katlı ve düz damlıdır. Zemin katta avlu, ahır, merek (samanlık), hela ve ambarlar vardır. Evlerin bölümleri ve bulundukları katlar ise şu şekildeydi:

Çark: olarak adlandırılan günümüz banyosunun yeri zemin kattadır 2. Üst katta sofa, odalar, mutfak, kiler yer alır. Mutfaktaki çark'ta bulaşık yıkanır. Odadaki sedir altında ve yüklüklerde de yıkanma yeri (çark) olabilirdi.

Ambarlar:Tahta veya topraktan yapılır. Tahta ambarlar dikdörtgen prizması, toprak olanlar yuvarlak silindir biçimindedir. Toprak ambarlar kırmızı topraktan yapılır. Dövülerek sertleştirilir. Güneşte kurutulur. Beyaz toprakla sıvanırdı.

HARPUT EVLERİNİ OLUŞTURAN YAPI ELEMANLARI İSE ŞU ŞEKİLDEYDİ

Temel: Temel çukuru I-I. 50 m derinliğinde kazılır. Zeminden 1-1,50 m yüksekliğe kadar taş duvar örülür.Duvar içine ağaç hatıllar konur.

Taş duvar içine konulan çakıldan büyük yuvarlak taşlara gogan denirdi.

Oda döşemesi: Odaların zemini topraktır. Önce toprak elenir ve içine saman katılarak çamur hazırlanır ve yere döşenirdi. Üzeri çarpu denilen beyaz toprakla sıvanır ve mala ile dövülürdü. Daha özenli bir döşeme için sıva üzeri kitre veya dut pekmezi ile cilalanırdı. Dam Yapımı: İki duvar arasındaki açıklık fazla ise ara keran adı verilen bir veya birkaç kiriş atılır. Bu kirişi direklerle taşınırlar. Direk başlığına kuik veya pe (pörk) denir. Keran üstüne kisek (cisir) denilen ağaçlar aralıkla yerleştirilir. Kisek'ler üstüne mertek olarak adlandırılan daha ince ağaçlar yan yana döşenir.

Merteklerin üstü çalı çırpı ve püşürük denilen, temel kazılırken çıkan çamurumsu toprak serilir. Üzerine de yağmur geçmemesi için ki bir toprak (çaşğan) atılır ve loğlanırdı Oda tavanı tali kaplanmışsa bu tavana ters tavan, kaplanmamışsa arıst (artstah) denirdi .

Emniyet ve yardımlaşma gibi nedenlerle akraba evi yan yana yapılmışlardır. Camiye, çeşmeye, köy meydanına, okula yakın evler daha değerli tutulurdu.

EV TİPLERİ VE EVİN BÖLÜMLERİ

Evler, genellikle iki katlı, açık sofalı ve düz damlıdır. Katlarda avlu, ahır, merek (samanlık), hela bulunur. Üst katlar sofaya açılan oturma odası, misafir odası, yatak odası, mutfak, kiler gibi bölümleri kapsar.

Tandır Odası: Eve bitişik ayrı bir çatı altındadır. Oda genellikle kare planlıdır. Ortasına 75 cm çapında 80-100 cm derinliğinde yuvarlak bir çukur kazılır. Bu çukura toprakta yapılma iki tarafı açık 60 cm çapında 80 cm yüksekliğine küp biçiminde tandır yerleştirilir. Tandırın dibi bir hava kanalıyla ev tabanına açılır. Tandır yakma mevsimi İlkbahar ve sonbahar başıdır. Kışın bu tandır odası odunluk hatta merek olarak da kullanılırdı.

EV YAPIMINA BAHAR AYLARINDA BAŞLANIRDI

Ev yapacak kimse Mart ve Nisan aylarında kerestesini sonra da taşını hazırlar. Yapıma Mayıs ayında başlanır. Kerpiç kesme işi Haziranda yapılırdı. Her köyde bir tek duvarcı ustası olduğundan marangoz ve duvarcılar Hoşköy, Mollaköy, Karşıbağ ve Yazıkonak köylerinden sağlanırdı.

KAPI KİLİTLERİ HARPUT'A ÖZGÜYDÜ

Evlerin giriş kapısı davraza olarak adlandırılırdı. Giriş kapısı tahtadan, iki kanatlıdır. Ağaç dingil üzerinde dönen kapılara topuklu kapı denir. Giriş kapılarında yöre halkının hayvancılıkla geçim sağlamasından büyük baş ve küçük baş hayvanlar düşünülerek yapılmıştır.

Kilitler: Zorlak (zonak) Gizli kapı kilidi, sürmeli kilit , sürgü; Sürmeli kilit'te ağaç dil, kapı arkasına sürülür. Kursili kilit olarak anılan kilitler görülür. Hepsi ağaçtan olur. Sürgüde, ağaç sürgü kapı arkasına duvardan duvara sürülür, açılacağı zaman duvar içine sürülerek gizlenir.

Hatıllar: Döşeme seviyesinde kerpiç duvar üstüne üç tane ağaç hatıl konur. Hatıllar birbirine köstek denilen ağaçlarla bağlanır.

Pencereler : Oda pencerelerine koltuk, ahır ve merek pencerelerine şafak, pencere lentosuna palavar denir. Elazığ ev ve konaklarında pencereler içe doğru niş gibi genişlemektedir. Buda soğuk kış aylarında daha fazla ışık içeri almak içindir.

Sedir: Pencere önünde olur, set denir.

Ocak: Ocağa pıhırığ da denir. İki yanında taka denilen küçük nişler vardır. Buraya çamaşır, bohça vb. konur. Ocak üstündeki rafa da idare veya çıra konur.

Yüklük: Musandara denilir. Ya duvar içindedir veya tahtadan yapılmıştır, açıktadır.

Merdiven: Ayakçak denilir. Dama çıkılan ayakçak’ın damdaki odasına hapeng denir.

Kat Döşemesi Yapımı: Oda genişliği fazla ise çift keran kullanırlar. Keranlar direk veya tikme denilen düşey ağaçlarla taşınırlar. Direk başlığına pörk denir. Keranın üstünde cisirler bulunur. Cisir üstüne mertekler döşenir. Merteklerin üstüne keveşe denilen çalı çırpı atılır. Keveşeler yaş ise üzerine ot , saman vs. konmaz . Zemin ve üst katın döşeme kaplaması tamamen topraktır.