SİYASET
Giriş Tarihi : 15-11-2020 16:07   Güncelleme : 15-11-2020 16:51

BABACAN: TUTARSIZ YAKLAŞIMIN BİR ÖRNEĞİNİ ELAZIĞ’DA GÖRDÜK

BABACAN: TUTARSIZ YAKLAŞIMIN BİR ÖRNEĞİNİ ELAZIĞ’DA GÖRDÜK

MÜSLÜM DEMİRTAŞ

Deva Partisi Elazığ 1. Olağan Kongresi’nde konuşan Deva Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Elazığ depremi sonra Elazığlı vatandaşlara hibe desteği sağlanmamasına dikkat çekerek, ” Elazığ’da gördüğümüz tablo iç açıcı değil. Plansızlığın ve deprem yaşayan illerimiz arasında tutarsız yaklaşımların bir örneğini daha Elazığ’da gördük. Giresun’da sel felaketi sonrası esnafa hibe desteği sözü verildi ancak Elazığ’da verilmedi, çünkü Türkiye’de kural bazlı ilke bazlı bir yönetim felsefesi yok”dedi.

Ülke genelinde teşkilatlandırma çalışmalarını sürdüren DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Deva Partisi Elazığ 1. Olağan Kongresine katılmak ve bir dizi ziyaretlerde bulunmak üzere Elazığ’a geldi. Deprem sonrası kurulan geçici barınma merkezi olan Konteyner kentte bir ziyaret gerçekleştiren Babacan depremzedelerin sorunlarını ve taleplerini dinledi. Babacan, konteyner kent ziyareti sonrası Deva Partisi Elazığ 1. Olağan Kongresi’ne katıldı. Kongrede konuşan Deva Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Ülke ve Elazığ gündemine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

“KURULAN KOMİSYONDA DEPREM TECRÜBESİ OLAN ELAZIĞ’DAN TEMSİLCİ YOK”

Elazığ ziyaretinde, deprem sonrası konteyner kentte ziyarette bulunduklarını ve depremin üzerinden 10 ay geçmesine rağmen depremzedelerin sorunlarının çözüme kavuşturulmadığını belirten Babacan, konuşmasında şu ifadelere yer verdi;

“Elazığ’da yaşanan acı felaketin üzerinden 10 ay geçti ama vatandaşlarımız hala kalıcı konutlar ile ilgili belirsizlik yaşıyor. Birkaç gün önce TBMM’de depremlere karşı alınabilecek önlemleri araştırma komisyonu kuruldu. Çok taze bir deprem tecrübesi olan Elazığ’dan maalesef bir temsilci yok. Bunu şu anda meclisteki komisyon eksikliği olarak görüyoruz. Bizzat deprem felaketi yaşayan ve taze tecrübe sahibi olan Elazığ milletvekillerinin de  mutlaka bu komisyonda olması gerektiğini düşünüyoruz. Deprem elbette bir doğal afet fakat ölüm ve yıkım kaçınılmaz değil. İktidarın küçük ortağı her zamanki gibi kötü bir durumda karşılaştığında  sorumluluğu unutuyor ve sanki işin içinde değilmiş gibi açıklamalar yapıyor. İzmir depreminden sonra keşke vatandaşlar riskli binalarda  oturmasalar dediler. Ölüm ve yıkımların faturasını adeta vatandaşlarımıza kestiler. İzmir depremindeki aynı tabloyu Elazığ’da da görüyoruz. Hala Elazığ’ın yaraları sarılamamış, vatandaşlar sıkıntı yaşıyor” dedi

“GİRESUN’DA 50 BİN TL KAYITSIZ DESTEK SÖZÜ VERİLDİ. ELAZIĞ’DA BÖYLE BİR ŞEY OLMADI”

Geçtiğimiz günlerde Giresun’da yaşanan sel felaketi sonrası vatandaşlara hibe desteği verilmesine karşı Elazığ’da deprem sonrası vatandaşlara böyle bir desteğin verilmediğine dikkat çeken Babacan, “Ucuz polemiklerle değil gerçekçi politikalarla hareket etmeliyiz. Yoksa bugün Elazığ’a ağlarız, Allah korusun yarın İstanbul’a. Ancak kimse bize depremde ölmenin kader olduğunu, depremde ekonominin durmasının normal olduğunu anlatmasın. Kadere inanan insanlarız ama tedbir her şeyin başıdır. Deprem sonrası hızlı bir şekilde konteyner kent inşa ettik diye övünme var şu anda. Fakat bugün sabah Elazığ’da gördüğümüz tablo iç açıcı bir tablo değil. Plansızlığın, programsızlığın ve deprem yaşayan illerimiz arasında tutarsız yaklaşımların bir örneğini daha Elazığ’da hep beraber gördük. Son 10 yılda olan depremlere bakın hangi ilde hangi durumdaki vatandaşlarımıza nasıl destek çıkılmış inceleyin. İnanın bir standart yok. Anlık günlük kararlar. Giresun’da bir sel felaketi oldu, esnafımıza 50 bin tl kayıtsız destek sözü verildi. Elazığ’da böyle bir şey olmadı. Çünkü kural bazlı ilke bazlı bir yönetim felsefesi yok. Kurallarla, ilkelerle kendilerini bağlamak istemeyen bir  yönetim zihniyeti var şu an Türkiye’de. Yasalar vesayet olarak görülüyor, keyfilik almış başını gidiyor”diye ifade etti.

“ELAZIĞ’DA DEPREM OLDUĞUNDA HANGİ PARTİ İŞBAŞINDAYDI?”

Deprem felaketi yaşayan şehirler arasında ayrım gözetilmemesi gerektiğini belirterek hükümete yüklenen Babacan,”Deprem felaketleri eğer bu ülkenin gerçeği ise deprem yaşayan illerimiz arasında ayrım gözetemezsiniz. Bir ilde meydana gelen depremin faturasını  bir siyasi partiye kesemezsiniz. İzmir’de depremin bütün sorumluluğu bir siyasi partiye kesildi. Peki Elazığ’da deprem olduğunda hangi parti işbaşındaydı? Deprem gibi insanların hayatlarını kaybettiği acıları yaşandığı bir felaketin üzerine particilik yapılabilir mi? Devletin başındaki kişinin en büyük görevi bu acıları hemen sarmaktır. Particilik yapmamaktır. Özellikle deprem sonrası binalar ile ilgili ağır veya orta hasar tespitlerin artık bağımsız, tarafsız ve teknik kuruluşlar tarafından yapılması lazım. Elazığ’da aynı bina ile ilgili arka arkaya raporlar tutuluyor. Bakıyorsunuz ağır hasarlı denen bina bir süre sonra orta hasara dönüştürülüyor. Bunu sadece teknik gerekçelerle izah etmek mümkün değil, siyasi müdahale var. Canıyla ilgili olan bu kadar önemli bir meselede siyasi talimatla iş yürümez. Binaların depreme dayanıklı olup olmadığını; bağımsız, tarafsız ve teknik çalışmalarla belirlenmesi lazım. Ne belediyenin ne ede merkezi hükümetin karışamadığı yapılarla bunların yapılması lazım. Aksi halde bu ülkede daha çok gözyaşı dökeriz.”ifadelerini kullandı.

"İL BAŞKANI MURAT DAĞHAN SEÇİLDİ"

Konuşmaların ardından seçime geçildi. Tek listeyle gidilen seçimde Deva Partisi Elazığ İl Başkanı Murat Dağhan seçildi.

Dedeman Otel’de gerçekleşen kongreye, Deva Partisi Kurucu üyeleri, İl Başkanları, siyasi partilerin il başkanları, STK temsilcileri ve çok sayıda partili katıldı. Babacan, kongre sonrası Deva Partisi Elazığ İl binasının açılışına katılmasının ardından esnaf ziyaretleri gerçekleştirdi.