YEREL
Giriş Tarihi : 25-11-2020 13:45   Güncelleme : 25-11-2020 14:27

 “KADIN CİNAYETLERİ POLİTİKTİR”

 “KADIN CİNAYETLERİ POLİTİKTİR”

MÜSLÜM DEMİRTAŞ

2020 yılından bu yana 246 kadının öldürüldüğünü, hükümetin ise bu kadar kadının yaşam hakkının elinden alınmasına rağmen şiddetin engellemesi için çaba göstermediğini söyleyen İYİ Parti Elazığ Kadın Kolları Başkanı Mesude Cömert, “Unutulmamalıdır ki Kadın cinayetleri politiktir ve İstanbul Sözleşmesi yaşatır” dedi.

İYİ Parti Elazığ Kadın Kolları Başkanı Mesude Cömert, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Günü dolayısıyla basın açıklaması yaptı. Cömert açıklamasında, 2020 yılının ilk 10 ayında 246 kadının öldürüldüğüne, 151 şüpheli kadın ölümü gerçekleştiğine dikkat çekti.  Devletin; kadınlara yönelik şiddetin önüne geçilmesi için yapması gerekenleri sıralayan Cömert, açıklamasında şu ifadelere yer verdi;

 “246 KADIN ÖLDÜRÜLÜRKEN, 151 ŞÜPHELİ KADIN ÖLÜMÜ GERÇEKLEŞTİ”

“Cumhuriyetimizin kurucusu  Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, ülkemizi hem düşman işgalinden kurtarmış hem de bizlere çağdaş, demokratik, laik ve eşitçi bir ülke bırakmak için uğraşmıştır. Cumhuriyetin ilk yıllarında Atatürk’ün göstermiş olduğu çabaya karşın, günümüzde kadınlarla ilgili yanlış yürütülen politikalarla toplumsal cinsiyet eşitsizliği belirgin hale gelmiştir. Bunun sonucunda kadına yönelik şiddet vakaları artmış, hatta önlenemez bir hal almıştır. Öyle ki ülkemizde her gün en az bir kadın, erkek şiddeti sebebiyle hayatını kaybetmektedir. 2020 yılının ilk 10 ayında 246 kadın öldürülürken, 151 şüpheli kadın ölümü gerçekleşmiş. 2019 yılında ise 474 kadın öldürülmüştür. Bu kadar kadının en temel insan hakkı olan yaşam hakkının elinden alınmış olmasına rağmen, hükümet, bu kayıpları sadece bir sayı olarak ifade etmekte, şiddetin önlenmesi için en ufak bir çaba göstermemektedir. Ülkemizde buna ilişkin yasal düzenlemeler mevcuttur ancak mevzuatı uygulayacak gerek yargı personelleri gerekse kolluk kuvvetlerin alanlarında uzman olmaması sebebiyle birçok aksaklık yaşanmaktadır. Ayrıca 2014 yılında usulüne uygun olarak yürürlüğe konmuş ve anayasa madde 90 uyarınca kanun hükmü haline gelmiş İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanmaması ve sürekli olarak sözleşmeden imza çekilmesinin gündeme getirilmemesi de kadınları güçsüz gören zihniyetin güç kazanmasına sebep olmaktadır.

“İSTANBUL SÖZLEŞMESİ YAŞATIR”

Devletin yapması gereken, ülkenin neredeyse yarısını oluşturan kadınları şiddetten korumak, önleyici tedbirleri uygulamak, sığınma evlerinin şartlarını iyileştirmek, sayısını arttırmak, kadınları ekonomik olarak güçlendirecek imkanlar sağlamak ve toplumsal cinsiyet eşitliği bilincini oluşturmaktır. İstanbul Sözleşmesi uygulanmalı ve sözleşmenin gereği olan tüm politikalar hayata geçirilmelidir. Unutulmamalıdır ki, kadın cinayetleri politiktir ve İstanbul Sözleşmesi yaşatır.”