YEREL
Giriş Tarihi : 13-01-2021 09:34   Güncelleme : 13-01-2021 09:34

LİSE SON SINIF ÖĞRENCİLERİ ENDİŞELİ!

LİSE SON SINIF ÖĞRENCİLERİ ENDİŞELİ!

ADİLE ALICI

Üniversite sınavına giren son sınıf öğrencileri geçen sene ikinci dönem konularından muaf tutulmuştu ancak bu sene ikinci dönem konularının da dâhil edileceği bilgisi MEB tarafından verildi. Haberi okuyan öğrenci ve veliler konuların yetişmeyeceğinden endişeli.  Dershane ve okulların eğitim verememesi öğrencileri nasıl etkileyecek?

Lise son sınıf öğrencileri Corona virüs önlemleri dâhilinde geçen seneden beri uzaktan eğitim almaya devam ediyor. Uzun yıllar biyoloji öğretmenliği yaptı. Özel kurumlarda sınava hazırlanan öğrencilere rehberlik ve danışmanlık hizmetleri verdi. Şu an sahibi olduğu kurs merkezinde ders veriyor aynı zamanda öğrencilerin sınava daha iyi hazırlanmalarına yardımcı olmak için bire bir rehberlik hizmetini de sağlıyor. Sahibi olduğu özel kurs merkezinde hem yönetici, hem öğretmen, hem de öğrencilerine bire bir rehberlik hizmetinde bulunuyor. Deneyimli bir eğitimci olan İbrahim Halisdemir bulunduğumuz zorlu süreçte,geçen sene ikinci dönem konularını dâhil edilmemesinin etkilerini aynı zamanda da bu dönem bütün konuların dâhil edililerek öğrencilerin uzaktan eğitim sonrası sınava girecek olmalarını değerlendirdi.

İşte yapılan açıklamalardan bazı başlıklar:

“GEÇEN SENE İKİNCİ DÖNEM KONULARI AYT’YE DÂHİL EDİLMEDİ.”

Geçen sene pandemi sürecinin ilk dönemiydi, 12. sınıfın ikinci dönemini AYT olarak sınava dâhil etmediler. Bu sefer de limit, türev, integral gibi konularda kesintide olmadı. İlk dönem görülen logaritma, fonksiyon ve 11. sınıfta gördükleri trigonometri konularının soruları sınavda geldi. Bu durum öğrencinin lehineydi ancak beklenen gibi lehine dönmedi. Alışılmışın dışındaki bir soru kalıbına dönüştü. Sınavda 60 net bırakamayan öğrenci bu konulara bağlı olduğu için geçen sene 70’in üstüne çıktı.Tercih döneminde de büyük muallak yaşanmasına neden oldu. Öğrencinin gitmesi gereken yerlerden çok daha düşük yereler geldi. Ancak bu sene uzaktan eğitim yapılıyor ama uzaktan eğitimin de ne kadar faydası oldu öğrenciyle bunu tartışmak gerekli. Bunu bakanlığında görmesi gerekiyor.

ÖĞRENCİLER KONULARI HALLETTİLER Mİ ?

 Bilmiyorum. Kendi kafalarına göre hallettiler gibi veya video sistemiyle ya da bizim gibi kurumlara kurslara gelerek halletmeye çalışanlar vardı. Şubat 15’den sonra açılırsa biz kurum olarak bütün konuları yetiştireceğimize eminiz. Eğer 12. sınıfın ikinci dönemini kapatırlarsa o zaman 11’ide kapatmaları lazım. Çünkü geçen sene 11’inci sınıfın da ikinci dönemi yoktu. Öğrenciler bu eksiklerini yaz tatilinde internetten telafisini yaptılar. Okul ve kurs merkezlerinde birinci dönem ders yoktu. Öğrencilerimiz birinci dönemin konularını yine internetten hallettiklerini söylüyorlar. Yıl sonuna kadar yüz yüze eğitim yapılacağı için, ilk dönemin yazılıları yapılacak sonra da konular anlatılarak bitirilecek. Zaten biz dersleri kurumumuzda çoktan halletmiş durumdayız. Onun için çok sakınca yaratmaz. Yaparlarsa mezunların işine olur. Çünkü geçen senenin mezunu eksiğini çoktan kapatmış oldu. Ayın 4’ünden itibaren bakanlık KPSS kursu olarak kurumlara izin verdi.

“EĞER KONULARI KESMEYECEKLERSE BİR AN ÖNCE TOPARLARIZ.”

 Bakanlık konuları çıkarmayacaklarına dair birkaç kez açıklama yaptı ama sözlerinden dönerler mi bilmiyorum. Tam kesinleştirmiş olsalar çocuklar da ona göre gardını alırlar. Geçen sene Ebayı ilk kez kullandılar ama bu sene çok daha bilinçli bir şekilde kullanıyorlar. Canlı verilen derslerin de faydası oldu. Hatta mahkeme kararları vardı. Özel okullarda uzaktan eğitim yapılsın, verilen paralar iade edilsin diye, ama mahkeme kabul etmedi. Çünkü oradaki ders ile buradaki ders aynıydı.15 Şubat’tan sonra kurumlar ve okullar açılırsa öğrenciler çok çabuk toparlar.

“İYİ ÖĞRENCİ ZATEN ÇALIŞIP KENDİNİ BİR YERLERE ALDI GETİRDİ.”

İyi öğrenci kazanımını her türlü elde etti. Gerek Eba’dan gerek canlı derslerden gerekse de internetteki videolardan bir şekilde halletti. Biz de yazdan beri kursa gelen öğrenciler vardı. Biz konuları okul açılmadan önce gösterip konuları tamamladık. Zaten öğrenci adapte olmamışsa yüz yüze eğitim olsa bile adapte olmuyor. 9. sınıfta derslerden kopmuş öğrenciler var. Bana kalırsa en doğru eğitim, LGS ’na girecek olan 9. sınıf öğrencilerine yönelik, eğer %15’ in altına inmişse bunları gruplandırıp matematik, Türkçe ve İngilizce dersinden başka ders vermeyeceksin. Bir kere matematiksek düşünme şeklini öğreteceksin öğrenciye. Bu yapılmadan dört yıl eğitim veriliyor, sonra öğrenci gelip üniversite kapısında takılıp kalıyor. Kendi eğitim anlayışım içerisinde 9. sınıfta % 15’ in altına inmiş ve herhangi bir yere yerleşememiş olan öğrencilere sadece bu dersleri ağırlıklı olarak verir öğrenciyi matematiksel sadece düşünmeye sevk ederdim. Her öğrenci zekidir. Mutlaka bir şeyler alır ama dokunmak lazım. Çocuğun ilk önce beynine değil kalbine inmek lazım.

“MUTLAKA KİTAP OKUMA ALIŞKANLIĞI KAZANDIRILMALI.”

Öğrenci okuduğu kitabı, romanı, makaleyi yorumlayabilmeli. Öğretmenin de bununla ilgili oturup sohbet etmesi lazım.Çocuğun bunun yorumunu kazanması gerekiyor. Yani bir düşünceyi bir parçadan nasıl çıkarabilirim. Matematik zaten düşünmeyi geliştirme dersidir. Öğrenciye düşünmeyi, problem çözmeyi öğretecek.  Kafasında canlandıracak. Biyoloji, coğrafya ya da diğer dersleri zaten11./ 12. sınıfta halleder. LGS ye gelmiş bir çocuğu, 15’ in altına düşen öğrenciyi kurtarmak lazım. 100 kişi içinden 10 tanesini kurtarırsak kötü mü olur? İngilizce de şart, çünkü en basit puanlarla bile kazanılan yazılım, bilgisayar mühendislikleri gibi bölümler de en azından kendilerini ifade edebilsinler. Dijital sisteme girecek orada da İngilizce lazım.

“9. SINIF GERÇEKTEN KURTARMA NOKTAMIZ.”

 Eğitimi bizim buradan başlatmamız lazım. Mesela coğrafyada öğrenciyi harita ölçmeye götürüyor. Eğer bu çocuk eşit ağırlık okumayacaksa hiçbir işine yaramayacak. Bir önceki sistemde yani TYT, AYT’ den önce 30 fizik 30 kimya 30 biyoloji vardı. Çok güzel bir sistemdi. Tıp fakültesine gitmek isteyen matematiğin hepsini yapmak zorunda değildi fen de yapsa oraya gidiyordu. Şimdi ise hiç biyoloji yapmayanı tıp fakültesine gönderebiliyorsun. Zaten kazanmayı kafaya koyan öğrenci mutlaka yapıyor. Oturup bunları düşünüp düzeltmek gerekli.

“BAKANLIKTA OTURUP DA BU İŞLERE KARAR VERMESİNLER.”

 Sahaya çıksınlar.Her şey sahada bitiyor. Üniversitede okuyan öğrencilerin de danışmanlığının alınması lazım.Onların hayatı ama biz biçiyoruz. En üst bölümü kazananla en aşağıyı kazananı da toplayıp konuşmak önemli. Yoksa tepede oturup “Şöyle yapıyoruz.” ”Böyle karar verdik.” demekle olmaz. En önemlisi eğitimciyi de eğitmek lazım. Belki öğretmenler bana kızacaklar ama imkânım olsa ilk başta ben, eğitimciyi eğittirirdim. Çocukların kalbine inemeyen insandan öğretmen olmaz.

Her yıl yapılan sınavlardan sonra biz gardımızı alıyoruz. Hem yenisine hem eskisine bakıp ona göre götürmeye çalışıyoruz.Veliler de bu süreçte sabırlı olup, iyi moral vermeleri lazım. Yani sürekli çalış demenin de bir anlamı yok. Veli gün içinde 8 saat mesai yapıyorsa, öğrenciye 16 saat mesai yaptıramazsın En başta bunun farkına varmak gerek. Çok ders çalışmak değil çok iyi konu öğrenip, yorum kazanacak duruma gelmek önemli. Yeterince konu yeterince soru hepsi bu.