YEREL
Giriş Tarihi : 21-01-2021 09:49   Güncelleme : 21-01-2021 09:49

ESNAF TÜKENME NOKTASINDA

ESNAF TÜKENME NOKTASINDA

MÜSLÜM DEMİRTAŞ

Ülkemizi etkileyen pandemi nedeniyle esnaf zor günler geçirmeye devam ediyor. Ziyaretlerin kısıtlandığı Tarihi Harput Mahallesi’nde lokanta işleten Kenan Geyik, ekonomik sıkıntılar ile boğuştuğunu vurgulayarak çocuğuna bez dahi alamayacak bir duruma geldiklerini ifade etti.

Korona virüs hastalığının beraberinde getirdiği ekonomik olumsuzluklar sürüyor. İlimizde 24 Ocak’ta meydana gelen deprem sonrası esnafa verilen 50 Bin TL kredi desteğinin ödeme tarihleri gelmesine rağmen pandemi kısıtlamalarına takılan Elazığ esnafının içler acısı durumu devam ediyor. Kent merkezinden 4 kilometre uzaklıkta bulunan Tarihi Harput Mahallesi’nde lokanta işleten Kenan Geyik, salgın nedeniyle bir süredir zor günler geçiren esnaflardan sadece bir tanesi. Geyik, gelen faturaları ödeyemediği için elektriklerin kesildiğini söyledi. Bankaların her gün kredi ödemeleri için aradıklarını söyleyen Geyik, çaresiz bir şekilde kredilerin ertelenmesini beklediklerini vurgulayarak Suriyeliler kadar değer göremediklerini dile getirdi.

“GEREKLİ DESTEĞİ GÖREMİYORUZ”

24 Ocak’ta yaşanan depremde esnaflar olarak iş anlamında ciddi kayıplar yaşadığını, depremin ardından ülkemizde de etkili olan Korona virüs salgınının bu yükü daha da ağırlaştığını kaydeden Harput Mahallesi esnaflarından Kenan Geyik,  yaşadığı mağduriyeti şu şekilde aktardı;

 ”Korona virüsünün ilk döneminde salgın tedbirleri kapsamında dükkanlarımızı kapatarak evlerimizde oturduk. Deprem ve salgından dolayı dükkanımız uzun bir süre kapalı olmasından dolayı borçlarımızı ödeyemediğimiz için kredi başvurusunda bulundum ve aldığım krediyle tam kendimi toparlamaya çalışırken ikinci kez dükkanlarımızın kapanmasıyla tekrardan aynı duruma düştük. Benim işletmem Harput’ta ve şehir merkezinden uzak bir yerde kısıtlamalar kapsamında sadece paket servisi yapıyoruz ama oda yok denecek kadar az. İşletmeye satış yapmak için geliyoruz ama nafile. Ciddi anlamda sıkıntılarımız var ve devletimizden gerekli desteği göremiyoruz.”

“KENDİMİZİ Mİ YAKALIM?”

Kredilerin ertelendiği söylenildiği halde bankaların her gün kendilerini kredi borcunu ödemeleri için aradığını söyleyen Geyik, ”Pandemi  döneminde aldığımız kredilerin geri ödeme günleri geldi geçiyor. Devlet yetkililerimiz, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu kredileri erteledi diye açıklama yaptı fakat her gün bankalar bizi arıyor. Faturasını ödeyemediğimden dolayı evimizin elektriği kesiliyor, doğalgazımız kesiliyor. Bir çocuk bezi fiyatı 70-80 lira olmuş, düşünün çocuğumuza bez alamıyoruz, sütünü alamıyoruz. Yine destek sağlayacaklarını açıkladılar ama herhangi bir destek göremedik. Sigorta primlerimiz yükleniyor, çok ciddi anlamda zor durumdayız. Evimizi geçindiremiyoruz, evimize ekmek götüremiyoruz. BAĞKUR’luyum sigorta primlerimi yatıramadığım için sağlık hizmetlerinden faydalanamıyorum. Benim engelli bir çocuğum var. Bu durumda ne yapayım? Valiliğin önünde yakalım mı kendimizi? Sosyal devlet nerede? Samimi söylüyorum sesimizi duyurmak için ya çıkıp bir yerden atlayacağız ya da kendimizi yakacağız. Bu noktaya geldik” diye ifade etti.

“EŞİM BİR ŞEY İSTEYİNCE MAHCUP OLUYORUM“

Geçim sorunu yaşadığını vurgulayarak Geyik, “Ben bir aile reisiyim, eve gidince eşim bir şey isteyince, çocuğumun ihtiyacı olunca karşılayamadığım için mahcup oluyorum. Borçlardan dolayı çalan telefonlarımıza cevap veremiyoruz. 50-60 bin lira kira veriyoruz. Yetkililerin artık esnafa bir destek sağlaması gerekiyor. Lokantacılar Esnaf Odası, Elazığ Belediyesi’nin esnafa vereceği bin TL destek için İBAN numaralarımızı aldı fakat şu ana kadar ne belediyeden ne de başka bir yerden yardım alamadık” dedi.

“30 MİLLETVEKİLİYLE ŞEHİRDE TUR ATIP GİTMEK ÇARE DEĞİL”

Muhalefeti de eleştiren Geyik,“CHP heyeti geçen gün 30 milletvekiliyle Elazığ’a geldi. Şehre gelip tur atmakla bir şey değişmiyor. 30 milletvekiliyle gel, şehri gez dolaş otelde konaklan sonrada İstanbul’a Ankara’ya git. Bu çare değil.  Yanımızda olun. Ne muhalefeti ne de iktidarı yanımızda göremiyoruz. Suriyeli dahi desteğini aldı, biz ise bir Suriyeli kadar değer göremedik. Suriyeli hastaneye gidince sağlık güvencesi olmasa bile ücretsiz muayene oluyor. Biz ise senelerce SKK-Bağkur primlerini yatıyoruz, 3 ay yatırmadıktan sonra süründürüyorlar.  Türkiye olarak artık bizim başörtü sorunumuz kalmadı. Bizim ekmekle, istihdamla, geçim sorunuyla işimiz var. Herkesin şu anda en büyük sorunu geçim sıkıntısı. Muhalefetin mecliste sadece bunu dile getirmesiyle çözüm bulunmaz. Bizim gibi arkadaşlarımızın da lokanta işletmeleri batmak üzere. Batıyoruz…” ifadelerini kullandı.