YEREL
Giriş Tarihi : 12-03-2021 16:17   Güncelleme : 12-03-2021 16:17

Karaca: Komisyon gerekenleri yapmadı

Karaca: Komisyon gerekenleri yapmadı

Elazığ Şehir Meclisi Dönem Sözcüsü Mehmet Karaca, TBMM Deprem Araştırma Komisyonu’nun Elazığ’a ziyareti üzerine açıklamalarda bulundu. Karaca, “Geliş sebebi ne olursa olsun doğruya ulaşmak için yapılması gerekenleri komisyon yapmadı. STK lar, paydaşlar, depremden ve deprem sonrasında konutlarla ilgili olumsuz etkilenmiş olanlarla görüşme planlamamak daha önce yapılan hataların tekrarıdır” dedi.

Elazığ Şehir Meclisi Dönem Sözcüsü Mehmet Karaca, TBMM Deprem Araştırma Komisyonu’nun Elazığ’a ziyareti üzerine açıklamalarda bulundu. Karaca açıklamasında şu ifadelere yer verdi;

“Yaşadığımız felaketin üstünden bir yıldan fazla bir zaman geçti. Devlet imkânlarını Elazığ’a seferber etti. Allah devletimize zeval vermesin. Yaşanan sorunları yerinde görmek, araştırmak için TBMM Depremlere Karşı Alınabilecek Önlemler Komisyonu üyeleri de devletimizin görevlendirmesiyle buraya teşrif ettiler. Lakin programlarına sorunları yaşayan, problemlerle boğuşan kitlelerle görüşmeyi, dinlemeyi almadılar. Mutlaka vardır bu planlamanın bir gerekçesi! Sayın milletvekilimiz vatandaşımıza bilgilendirme yaparken “bizim sorunlarımıza çözüm olmak için gelmediklerini, başka bir ilde de deprem olursa neler yapılması gerektiğini görmek için geldiklerini” söyledi. Geliş sebebi ne olursa olsun doğruya ulaşmak için yapılması gerekenleri komisyon yapmadı. STK lar, paydaşlar, depremden ve deprem sonrasında konutlarla ilgili olumsuz etkilenmiş olanlarla görüşme planlamamak daha önce yapılan hataların tekrarıdır. Biz yine de ister bu depremden ders çıkarmak için gelmiş olsunlar, ister sorunlarımıza çare olmak için gelmiş olsunlar yapılan hataları, eksiklikleri ve mağduriyetleri anlatmaya çalışalım.

Deprem sürecinde TOKİ yerel aktörler ve depremzedeler ile işbirliği yapmamış dolayısı ile toplumun ihtiyaçlarını doğru olarak belirleyememiştir. Afetzede istek ve ihtiyaçlarını belirlemediği için büyük bir memnuniyetsizlik ve sosyal doku ile uyuşmayan konutlar açığa çıkmıştır. Vatandaşa sürecin başında birkaç farklı yapı seçeneği sunulmuş olsaydı ve hangi seçeneğe hangi bedelin ödeneceği belirtilmiş olsaydı süreç daha şeffaf yönetilmiş olacak ve hak sahiplerinin memnun olması sağlanabilecekti. Sürece afetzedeyi ve yerel aktörleri dâhil etmek memnuniyeti ve sahiplenmeyi arttıracaktı.

İhtiyaçlar belirlenirken STK lar ile görüşme, anket, istişare ve ihtiyaç analizi doğru yaklaşım olacakken ben bilirim ile yapılan işlemler mağduriyetleri beraberinde getirmiştir. Sonuçta 2+1 olarak imal edilen konut sayısı ihtiyaçtan çok fazla şekilde imal edilmiş ve depremzede çaresizliği nedeniyle almak zorunda bırakılmıştır. Yapılan konutlar gerek bölge alışkanlık ve yaşam koşullarına, gerekse modern yaşam standartlarına uygun yapılmamıştır. Çocuk odaları ve yatak odaları çok çok küçük olan binaların ortak alanları da tepki çekecek düzeyde kötü planlanmıştır (dar ve küçük). Şehir; revize imar planında belirtilen ayrık nizam uygulaması ve halk arasında çekme mesafesi olarak bilinen uygulama nedeni ile dönüşemezken TOKİ neredeyse caddelerin ortasına konutları oturtmakta; imar bütünlüğünü dikkate almamaktadır.

Köylerde yapılan evler ihtiyacı karşılamamakta, yapım tekniği kabul görmemektedir. Ayrıca bu binalar için belirlenen bedeller şehirdeki binalar ile karşılaştırılınca fahiş denilecek düzeyde pahalıdır. Köylerde ağır hasarlı veya yıkılan ahırların yerine yenilerine halen başlanmamıştır. Konutların dağıtımı ile ilgili belirlenen kura metodu depremde psikolojik travma yaşayan vatandaşa daha büyük bir travma yaşatmaktadır. Vatandaşın hayatını geçirdiği sosyal çevresinden çok uzak bölgelerde yaşamaya zorlanması kabul edilebilir bir dayatma değildir ve mantığı çözülememiştir. Bu tür hayati kararları alan birkaç yetkilinin toplumun genel ihtiyaç ve beklentilerini görmezden gelmeleri çözüm yerine sorun üretmektedir. Bu çerçevede yapılan kura işlemlerinin iptal edilerek, depremzedelerin depremden önce yaşadıkları bölgelere yakın konut sahibi olmalarına imkan tanınmalı, onlara farklı seçenekleri tercih etme şansı verilmelidir.

Özetle belirtmek gerekirse; Deprem sonrası ve yapım sürecinde yapılan hataların benzerini Komisyon üyeleri de yapmıştır. Şayet başka bir ilde de deprem olursa neler yapılması gerektiğini tespit için Elazığ’a geldiyseniz; kalıcı konutların planlanmasında, konut üretim ve dağıtımında burada yapılanları yapmamanız gerektiğini bilmelisiniz. Şayet bizim sorunlarımızın çözümü için Elazığ’a geldiyseniz; yapılan kura çekimini iptal edip yeniden şeffaf ve katılımcı bir dağıtım şeklini derhal uygulamaya koymalısınız.”