YEREL
Giriş Tarihi : 06-04-2021 09:31   Güncelleme : 06-04-2021 09:31

Tunç: Tarımsal sulamalarda tasarruf sistemleri kullanılmalı

Tunç: Tarımsal sulamalarda tasarruf sistemleri kullanılmalı

İrfan ARSLAN

Su israfının önüne geçilmesi için önemli adımlar atıldığını özellikle tarımsal alanda sulama sistemlerinin tasarruf edilmesi için önem kazandığı açıklandı. Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı M.Hadi Tunç “Açık kanal sulama sistemlerinde hektara yaklaşık 10 Bin m3 su kullanılırken, yağmurlama sulama sistemlerinde 6 Binm3, damla sulama sistemlerinde de 4 bin 500 m3 su kullanılmaktadır. Görüldüğü gibi damla veya yağmurlama sulama sistemleri ile % 40-55 su tasarrufu sağlanabilmektedir. Bu nedenle sulamada da su tasarrufu sağlayan sistemlerin daha çok kullanılması ve çiftçilerimizin bu konuda bilinçlendirilmesi önem taşımaktadır.” Dedi

Tarım ve Orman Bakan Yardımcvısı M.Hadi Tunç Gazetemiz Haber Müdürü İrfan Arslan’a konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada şunları söyledi.

“Su ve gıda birbiri ile doğrudan ilişkisi olan iki önemli yaşam kaynağıdır. Suyunda gıdanın da israf edilmeden kullanılması gerekmektedir. Ülkemizde yıllık kullanılan su miktarı 57 milyar m3 olup bunun % 74’ü tarımda sulamada kullanılmaktadır. Açık kanal sulama sistemlerinde hektara yaklaşık 10 Bin m3 su kullanılırken, yağmurlama sulama sistemlerinde 6 Binm3, damla sulama sistemlerinde de 4 bin 500 m3 su kullanılmaktadır. Görüldüğü gibi damla veya yağmurlama sulama sistemleri ile % 40-55 su tasarrufu sağlanabilmektedir. Bu nedenle sulamada da su tasarrufu sağlayan sistemlerin daha çok kullanılması ve çiftçilerimizin bu konuda bilinçlendirilmesi önem taşımaktadır. Su kadar dikkat edilmesi gereken bir diğer konu gıda tüketimleri ve gıda israfıdır. Dünyada üretilen gıdanın her yıl üçte birinin kayıp ve israf edildiği ve "Ülkemizde her yıl 18,8 milyon ton gıdanın çöpe gittiği ifade edilmektedir. Bakanlık olarak gıda israfına dikkat çekilmesi ve gıda israfının önlenmesi amacıyla başlatılan “Gıdanı Koru Sofrana Sahip Çık” kampanyası devam etmektedir.

VATANDAŞ OLARAK NELER YAPABİLİRİZ?

Elimizi çok sık yıkadığımız şu günlerde, en az 20 saniye süren sabunlama esnasında, suyu akar vaziyette bırakmak yerine ufak bir dokunuşla musluğu kapatabilir, durulama için musluğu tekrar açarak el yıkama işlemini bitirebiliriz. Yine aynı şekilde, diş fırçalarken ve yüz yıkarken suyu akar vaziyette bırakmak litrelerce suyun boşa harcanmasına sebep olacaktır. Tıraş bıçağımızı da akan suyun altında değil, bir tas suyun içinde durulamak önemli miktarda su tasarrufuna vesile olacaktır.

Sadece duş alma süremizi 1 dakika azaltarak, kişi başına yıllık 18 ton su tasarrufu sağlayabiliriz.

Sebze ve meyvelerimizi akan suyun altında yıkamak yerine, bir kabın içinde yıkayabiliriz. Bu yöntemle dört kişilik bir ailenin yıllık 18 ton su tasarrufu sağlayabileceği değerlendirilmektedir. Yıkama sularını daha sonra uygun zeminlerin temizliği ya da çiçeklerimizi sulamak gibi maksatlarla tekrar kullanabiliriz.

Otomobilimizi, balkonlarımızı, bahçelerimizi hortumla yıkamak yerine, kovaya doldurduğumuz suyla yıkayabiliriz. Çamaşır ve bulaşık makinelerini tam dolu iken çalıştırmak ve az lekeli çamaşırlar için kısa yıkama programlarını tercih etmek su sarfiyatını azaltmak için güzel bir tedbirdir.Bulaşıklar elde yıkandığında su sarfiyatı 84-126 litre arasında iken bulaşık makinesinde yıkandığında bu sarfiyat 12 litreye kadar düşebiliyor. Bu şekilde yıllık yaklaşık 40 ton su tasarrufu sağlanabilir.Elde çamaşır yıkarken aynı suda önce beyazları; sonra renklileri yıkayabiliriz. Çamaşırdan arta kalan suyu da uygun ortamların temizliğinde kullanabiliriz. Musluklarınız su damlatıyorsa tamir ettirmemek günlük 30-200 litre suyun boşa akmasına sebep olabilir.Sifonun bir kez çekilmesi ile ortalama 10 litre su harcanır. Rezervuarların boyutu küçültülerek önemli ölçüde su tasarrufu sağlanabilir.Musluklarda ve duş başlıklarında su akışını azaltan, ancak su basıncını arttıran yeni sistemleri kullanmak “daha az su, daha fazla verim” anlamına gelmektedir.Su tasarrufu sadece aşırı su tüketimini kısmak değildir. Mevcut tatlı su kaynaklarının kirlenmesinin önüne geçerek de aynı sonuca ulaşabiliriz. Evsel atık yağların lavaboya dökülmesi su kaynaklarımızın kirlenmesine sebep olmaktadır. Günümüzde yerel yönetimler bu atıkları topluyorlar. Evsel atık yağları biriktirip belediyelerin toplama alanlarına bırakarak su kaynaklarımızı kirletmelerine mani olabiliriz. Yine katı ve sıvı atıklarımızı, çöplerimizi dere yataklarına atmayarak hem daha temiz bir çevreye hem daha düşük bir taşkın riskine katkı sağlayabiliriz.

SU AYAK İZİMİZİ KÜÇÜLTELİM

Yaşam kaynağımız olan su aynı zamanda her türlü mal ve hizmet üretim sürecinin değişmez girdisi konumunda bulunmaktadır. Dolayısıyla doğrudan sebep olduğumuz su tüketiminin yanında tükettiğimiz her ürün ya da hizmetten ötürü dolaylı olarak da su tüketimine ortak olmaktayız. “Su Ayak İzi”kavramı bu durumu açıklamak için kullanılmaktadır. Kişisel su ayak izi ölçülürken yediğimiz ürünlerden satın aldığımız giysilere kadar her mal ve hizmet hesap edilmektedir. Dolayısıyla hayatın her alanında yapacağımız tasarruf ya da kaynakların ölçülü ve yalnızca ihtiyacımızı giderecek kadar kullanımına ilişkin tedbirler, doğrudan ve dolaylı olarak su kaynaklarımızın korunmasına hizmet edecektir. “Her damla yağmuru insanlığa hizmet etmeden denize göndermeyin”Seylan Kralı (M.Ö/3500)

Avustralya’da bir su firmasının su şişelerine iliştirdiği not:

“Don’twastewaterevenifyouwere at a runningstream!” (ProphetMuhammad)

“Suyu israf etmeyiniz, akan bir nehirde olsanız dahi!” (Hz. Muhammed)”