YEREL
Giriş Tarihi : 15-04-2021 14:30   Güncelleme : 15-04-2021 14:33

Bahşi:Onlar Bakıcı değil öğretmen

Bahşi:Onlar Bakıcı değil öğretmen

Müslüm Demirtaş

Eğitim Bir Sen Elazığ Şube Başkanı İbrahim Bahşi, Korona virüsü tedbirleri kapsamında 8-12. Sınıflar hariç eğitimde uzaktan eğitime geçilirken okul öncesi eğitimin yüz yüze eğitime devam edilmesine tepki gösterdi. Okul öncesi öğretmenlerinin bakıcı değil öğretmen olduklarının hatırlanması gerektiğini belirten Başkan Bahşi, “Okul öncesinin kapsam dışı bırakılması, Milli Eğitim Bakanlığı'nın okul öncesi öğretmenlerimize bakış açısını bir kez daha ortaya koymuştur” dedi.

Geçtiğimiz gün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı’nın ardından artan Korona virüse karşı alınan yeni kararları açıklamıştı. Bu kapsamda eğitimde 8 ve 12. Sınıflar hariç tüm kademelerin uzaktan eğitime geçilmesine karar verilirken okul öncesi eğitimin yüz yüze devam etmesine karar verildi. Eğitim Bir Sen Elazığ Şube Başkanı ve Memur Sen Elazığ Temsilci İbrahim Bahşi, düzenlenen basın toplantısında Covid-19 tedbirleri kapsamında Okul öncesi eğitime ilişkin alınan bu karara tepki gösterdi. Okul Öncesi eğitimin de ilk ve ortaöğretim gibi zorunlu ve doğal bir kademe olduğunun bilinmesi gerektiğini savunan Bahşi, bakanlık ve İlimizdeki yetkililere çağrıda bulunarak beklentilerini dile getirdi.

“OKUL ÖNCESİ EĞİTİM KURUMLARINDAKİ ÇALIŞANLARIMIZ İNCİTİLMİŞTİR”

Eğitim Bir Sen Elazığ Şube Başkanı İbrahim Bahşi yaptığı açıklamada, “Cumhurbaşkanlığı kabine toplantısı sonrası açıklanan Covid-19 tedbirleri kapsamında, 8-12. sınıflar hariç tüm kademelerde uzaktan eğitime geçilirken, “okul öncesinin” kapsam dışı bırakılması, Milli Eğitim Bakanlığı'nın okul öncesi öğretmenlerimize bakış açısını bir kez daha ortaya koymuştur. Ana sınıfları kapalı iken Anaokullarının açık olması büyük bir çelişki değil midir? Okul öncesi eğitimde yüz yüze eğitime geçilmesinin çalışan anne babalara Milli Eğitim Bakanı tarafından müjde olarak verildiği günden bugüne okul öncesi eğitim kurumlarındaki çalışanlarımız incitilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı okul öncesini gündüz bakımevi ve kreş ile bir tutmaktan vazgeçmeli, bakış açısını düzeltmeli, kararını da gözden geçirmelidir. Salgın dolayısıyla alınan tedbirlere okul öncesinin dahil edilmemesi adil bir karar olmamıştır” dedi.

“OKUL ÖNCESİ KURUMLAR HANGİ AMACA HİZMET EDECEK?”

Kamuda yeniden esnek çalışma sistemine geçilmesiyle yaşanacak olumsuzlukları dile getiren Bahşi, “10 yaş altı çocuğu bulunan kamu görevlileri idari izinli sayılıp kamuda esnek çalışmaya yeniden geçilirken, çalışan anneler düşünülerek (kreş niyetine) açık bırakıldığı iddia edilen okul öncesi kurumlar hangi amaca hizmet edecektir? Okul öncesi devam oranlarına baktığımızda katılımın az olduğunu görmekteyiz. Ayrıca katılımın yüksek olduğu bölgelerde de çalışan veli sayısının %1'in altında olduğunu yapılan istatistikler bize göstermektedir. 3 saat esasına göre hizmet veren okul öncesi eğitim kurumları, çalışan ebeveynlerin ihtiyacını karşılamayacağı gibi kalan yarım günde çocukların taşınması vb. diğer konularda huzursuz edecektir. Çalışma saatlerinin 10:00 – 16:00 olduğu göz önüne alındığı zaman bahsettiğimiz huzursuzluğun yaşanması kaçınılmazdır” diye ifade etti.

“İlk, orta ve yükseköğretimde yüz yüze eğitime ara verildiği bir dönemde okul öncesi eğitim kurumlarında yüz yüze eğitimin devam ettiriliyor olmasının hikmeti anlaşılamamıştır” diyen Bahşi açıklamasının devamında,  “Merkezi sınavları, İLKSAN seçimlerini, tüm milli bayram vb. aktiviteleri pandemi tedbiri bahanesiyle iptal eden Milli Eğitim Bakanlığı, bu tedbiri okul öncesi öğretmenleri ve çalışanları için neden almamaktadır? Ya Covid19 virüsünün okul öncesi eğitimdeki öğretmen, öğrencilere ve ailelerine bulaşmadığına dair bilimsel bilgi var ve kamuoyuyla paylaşılmıyor ya da bu arkadaşlarımız ile ilgili bakanlığımızın algısında ve bakışında bir sorun var” dedi.

“MAĞDURİYET İL HIFZISSIHHA KURULU KARARI İLE GİDERİLMELİ”

Milli Eğitim bakanlığı ve ilimiz yetkililerine taleplerini sıralayan Bahşi, şunları söyledi;  “Okul Öncesi kurumlarında da uzaktan eğitime geçilmelidir.  Zaman kaybetmeden tüm öğretmenler ve eğitim çalışanları aşılanmalı, Aşılamada açık olan okullara, Halk Eğitim Merkezlerine ve Rehberlik Araştırma Merkezlerine öncelik verilmelidir. 10 yaş altı çocuğu olan eğitim çalışanlarının idari izinleri konusundaki genelgedeki muğlaklık sonucu yaşanan mağduriyet İl Hıfzıssıhha Kurulu kararı ile giderilmelidir. İncitilen ve küstürülen Okul öncesi öğretmenlerinin gönüllerinin alınmalıdır. Okul Öncesi'nin de ilk ve ortaöğretim gibi zorunlu ve doğal bir kademe olduğunun bilinmelidir. Okul öncesi öğretmenlerimizin bakıcı değil öğretmen olduğunun hatırlanmalıdır.”