YEREL
Giriş Tarihi : 20-04-2021 09:34   Güncelleme : 20-04-2021 09:34

Karataş: Yoğun bakımlar alarm veriyor

Karataş: Yoğun bakımlar alarm veriyor

Müslüm DEMİRTAŞ

Koronavirüs vaka ve ölüm sayılarının artış göstermesiyle birlikte ön safta mücadele eden sağlık çalışanları tükenme noktasına geldi. Salgın sürecinden bu yana ülke genelinde 400’den fazla sağlık çalışanı Koronavirüs nedeniyle hayatını kaybederken, Kamu Sağlık Sen Genel Başkanı Ümit Karataş, yoğun bakımlarda tehlike çanlarının çaldığını ifade etti.

Türkiye’de salgından bu yana tam 13 ay geçti. Bu 13 ay içerisinde son günlerde vaka ve ölüm sayılarında rekor artış sürüyor. Türkiye koronavirüs salgınında en kötü günlerini geçirirken bu süreçte özveriyle savaşan sağlık çalışanlarının da mücadelesi sürüyor. Salgında gelinen noktada ve sağlık çalışanlarının yaşadığı zorluklara ilişkin gazetemize açıklamalarda bulunan Kamu Sağlık-Sen Genel Başkanı Ümit Karataş, tehlike çanlarının çaldığını belirtti. Başkan Karataş yaptığı açıklamada mutasyonun resmen yön değiştirdiği ve artık çocukların ciddi risk altında olduğunun altını çizdi. Salgında kırmızı alarm verildiğini söyleyen Genel Başkan Karataş yoğun bakımda durumların 15 gündür kötü olduğunu ifade etti. Vaka sayılarının 65 bin bandına doğru ilerlemesiyle birlikte açıklama yapan Kamu Sağlık-Sen Genel Başkanı yoğun bakımların artık alarm verdiğini söyledi.

“KIRMIZI ALARM ÇANLARI ÇALIYOR”

Kamu Sağlık-Sen Genel Başkanı Ümit Karataş yaşanan bu son dalganın daha önceki dalgalara benzemediğini belirterek; “Bu son dalga hiçbirisine benzemiyor. Genç hastalar daha fazla doku tahribi tanısı ile geliyor. Virüs silah değiştirdi. Çocuk hastalarımız da artıyor. Yoğun bakımlar alarm veriyor. 15 gündür kırmızı alarm çanları çalıyor. Yoğun bakımlar hastanelerin sigortasıdır, tamamen dolduğu an o sigortayı kaybedersiniz ve sistem kilitlenir. Birinci dalgada adeta bir seferberlik hali vardı ve vaka sayıları zirvede 13 bin 300’lerdeydi. Yoğun bakımlara yansıması da 1980 hasta oldu. İkinci yukarıya gidişte, vaka sayısı 33 bin 500, yoğun bakımlara yansıması ise 5 bin 970’lerde olmuştu (maksimum). Biz, tam kapanmaya gitmeden, müthiş bir sağlık altyapısının yanında üstyapı diyebileceğimiz yoğun bakım ekiplerinin inanılmaz özverili mücadelesi ile bunun da üstünden gelmiştik ve ağır hasta sayılarımız 500’lere kadar inmişti. Fakat şimdi durum farklı. Yukarıya doğru gidiyoruz. Son 15 gündür kırmızı alarm çanlarının çaldığı görülüyor.

“HASSASİYET AZALDI, VURDUMDUYMAZLIK OLUŞTU”

Alınan yeni kısıtlama kararları ile birlikte salgında biraz olsun frene basıldığını belirten Karataş “Üçüncü yukarıya gidişin farklı noktaları var. Hassasiyetler azaldı, aldırmazlık, vurdumduymazlık oluştu. Algıda farklar var. Pandemi uzadıkça insanların direnci azalmaya başladı. Pandemi koşulları nedeniyle hastanelerimizde doktorlarımızın poliklinik sayılarının ve hastalarının sınırlandırılması, elektif ameliyat ve endoskopi vb işlemleri yapmamaları nedeni ile normal döneme göre gelirleri %75 azalmıştır” dedi.

EK ÖDEMELERİN TAVANDAN YAPILMASI ÇAĞRISI

Hastane idarelerinin de haklı olarak Pandemi nedeniyle poliklinik sayılarını kısıtladığını, randevusuz hasta bakılmasını yasakladığını, elektif ameliyat yapılmasına izin vermediğini ve endoskopi vb. işlemlerin acil olanları dışında yapılmaması şeklinde karar aldıklarını da hatırlatan Başkan Karataş, şu talepte bulundu; “Bu sayılan gerekçeler çalışanların müdahale edip düzelteceği faktörler değildir. Bu durum sonucu hastaneler döner dağıtacak kadar fatura kesemeyeceğinden dolayı tüm çalışanlar mağdur olacaktır. Başhekimlikler belirsiz süreye kadar döner ve nöbet parası dağıtamayacaklarını sağlık çalışanlarına söylemektedirler. Sağlık çalışanlarımız buna rağmen öz veri ile çalışmaktadır. Ancak aylık olarak sabit bir geliri olan çalışanların bu gelirleri nerede ise yarı oranında azalınca ciddi düzeyde ekonomik sıkıntılar yaşanmaya başladığı ortadadır. Kendi elinde olmayan faktörler nedeniyle ekonomik olarak sıkıntıya düşen sağlık çalışanları maalesef aile ekonomilerinin derdine düşmüşler ve çalışma motivasyonları bozulmaya başlamıştır. Bu sıkıntılı Pandemi Döneminde Savaşın en önünde mücadele eden sağlık çalışanlarını yalnız bırakmayacağınıza olan inancımız sonsuz olup Pandemi süreci bitinceye kadar tüm sağlık çalışanlarının ek ödemelerinin tavandan yapılması için gerekli talimatı vereceğinize olan inancımız sonsuzdur” ifadelerini kullandı.

“AYLIK ÇALIŞMA SÜRESİ REVİZE EDİLMELİ”

Sağlık personelinin aylık çalışma sürelerinin değişmesi gerektiğini ifade eden Başkan Karataş, Sağlık Bakanlığının yayımlamış olduğu genelge ile sağlık çalışanlarının diğer kurum personelinin yararlandığı haklardan istifade edemediğini belirterek, “Süt izninin ve 10 yaş altı çocuğu olan bayan personellere idari izin hakkı tanınmadığını belirtti. Sağlık Bakanlığı Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığının 14.04.2021 tarih ve 1635 sayılı genelgesinin aksi yönünde genelge yayımlanarak Sağlık personelinden fedakarlık beklenmektedir. En bariz örnekleri ise, 10 yaş çocuğu olan personel idari izinli olması gerekirken sağlıkçı olunca izin verilmemektedir. Sağlık çalışanları bu zorlu süreçte fedakarca çalışmaktadır. Mademki sağlık çalışanları (uzaktan, dönüşümlü) çalışmadan yararlanamıyor ise; Sağlık çalışanlarının aylık çalışma süresini dönüşümlü çalışma süresi kadar düşürmemiz uygun düşecektir. Personel hiç olmazsa bu dönemde fazla mesai ücreti alsın. Aylık çalışma süresi 172 saat değil de 110 saat olarak revize edilebilir” diye ifade etti.

“İZİN KULLANMAKTA SORUN YAŞIYOR”

Sağlık çalışanlarının izin kullanmakta sorun yaşadığını söyleyen Kamu Sağlık Sen Genel Başkanı Ümit Karataş, “İzin kullanamayan Sağlıkçının izin süresi paraya çevrilerek nakden ödeme yapılması uygun düşecektir. Sağlık Bakanlığı sağlık personelini hariç tutuyor ise personelinin hak kaybı yaşamaması için gerekli önlemleri almalıdır. Aylık çalışma süresi aylık 110 saat olarak belirlenip geri kalan süreler fazla mesai olarak değerlendirilmelidir. Ayrıca yıllık izinlerini kullanamayan sağlıkçılar in izinleri yanacağına paraya çevrilerek personele ödenmelidir. Pandemiden kurtuluşunun en büyük görev ve sorumluluğu sağlık personeline düşmektedir. Bu nedenle sağlık çalışanlarının moral ve motivesinin yükselmesi gerektiğini belirtti.  Personel memnuniyetini sağlayarak pandemiden inşallah ülkemiz kurtulacaktır” diye konuştu.