YEREL
Giriş Tarihi : 26-04-2021 11:15   Güncelleme : 26-04-2021 11:29

Kuraklık kapıda

Kuraklık kapıda

Bir Kızılderili atasözü der ki; “Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak.  Geldiğimiz noktada öyle bir tehlikeyle karşı karşıyayız ki, beyaz adam bırakın parayı şimdi koin’in (coin) peşinde. Kovite rahmet okutacak belki de ekmek bulmakta zorlanacağımız bir döneme doğru demir almış durumdayız. Hiç olmadığı kadar kurak geçen bu dönemde, şehrimiz için ve diğer bölgeler için tehlike çanları çoktan çalmaya başladı. Kıs ayları hiç olmadığı kadar kurak geçti. Çiftçi, gözünü mart ve nisan a çevirdi ama bırakın yağışı üstüne üstlük kavurucu sıcaklar baş gösterdi. Kuşkusuz bu durumun şu an farkında olan çiftçi; ama yarın olay tüm kesimlere sirayet edeceği aşikâr. Peki, biz ve yetkililer neden bu durumun farkına varamadık? Elazığ tarımsal sulamada yetersiz bir şehir! Yağış yok, ekinler susuz. Toptancılar, stokta azalma olacağı endişesiyle buğday ve arpayı temkinli satmaya başladı. Kimi müşterisine yok çekiyor. Yağışlar olur mu olmaz mı Allah bilir; fakat artık beklemek gibi bir lüksümüz kalmadı. Üç tarafı sularla çevrili olan şehrimizde çiftçi bir an evvel suyla buluşturulmalı. Bununla ilgili acil önlem planları devreye alınmalı. Uluova ve Kuzova gibi devasa tarım alanlarının suya kavuşması için siyasiler harekete geçmeli. Daha önce çıkan komik rakamlarla bu işlerin yürümeyeceğinin farkına varılmalı. Eğer tablo bu şekilde devam ederse, ekmek ve pasta muhabbetinin günümüze indirgeneceği unutulmamalı. Son nehir de kurursa, son ağaç yok olduğunda beyaz adam bu aç gözlülüğünün bedelinin ağır olacağının bilincine varmalı.