YEREL
Giriş Tarihi : 22-05-2021 09:08   Güncelleme : 22-05-2021 09:08

REKOLTEDE YÜZDE 40 DÜŞÜŞ

REKOLTEDE YÜZDE 40 DÜŞÜŞ

Müslüm DEMİRTAŞ

Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği İl Temsilcisi Vedat Demirbağ yetersiz yağış nedeniyle ülkemizin büyük bölümünün kuraklığın etkisi altında olduğunu belirterek, buğday ve arpa rekoltesinde yüzde 40 oranına kadar düşüş beklediklerini ifade etti.

İlkbaharda beklenen yağışların olmaması birçok bölgede ekinlerin baş vermeden kurumasına neden olurken üreticinin ürün kaybı da kaçınılmaz oldu. Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği İl Temsilcisi Vedat Demirbağ küresel ısınma ve kuraklık nedeniyle kuru tarım arazilerinde yetiştirilen hububatta ciddi anlamda rekolte kaybı olduğunu söyledi. Demirbağ, “Tahminlere göre 2020 ile 2021 yılı arasında buğday ve arpa veriminde yaklaşık yüzde 40 rekolte kaybı bekleniyor” dedi.

“ÖNCEKİ YILLARA GÖRE DAHA YÜKSEK BİR ARTIŞ OLDU”

Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği İl Temsilcisi Vedat Demirbağ, geçtiğimiz gün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çiftçilere yönelik açıkladığı destek paketine ve ülkemizin birçok bölgesinde yaşanan kuraklık tehlikesiyle birlikte yaşanan rekolte kaybına ilişkin açıklamalarda bulundu. Demirbağ, hükümetin çiftçilere sağladığı desteğe ilişkin olarak, “Cumhurbaşkanımızın açıkladığı rakamlar ile geçtiğimiz yıl açıklanan rakamlar mukayese edildiğinde, dünya olarak yaşadığımız pandemi ve ekonomiye göre kötü bir rakam değil ama ithal edilen buğday ve arpa fiyatlarının altında kaldı. Tabiki çiftçinin yüksek oranda ticari gelir elde ederek hayatını devam ettirecek bir rakam değil ancak mevcut durumlar ve önceki yıllarda belirlenen fiyat artışları göz önünde bulundurulduğunda daha yüksek bir artış oldu. ” dedi.

“KURAKLIK ÜRÜN KAYBINA NEDEN OLDU”

Kuraklığın etkisiyle ekinlerin boy göstermeden kurumasına neden olduğunu belirten Demirbağ, üreticilerin su kaynaklarını bilinçsiz bir şekilde kullanmasına da dikkat çekti. Demirbağ “Bu süreçte yaşanan su kaynaklarındaki azalma, ilkbahar yağışlarının olmaması tarımda kuru tarım arazilerinde çiftçileri ürün kaybıyla karşı karşıya getirdi. Uzmanların tahminlerine göre özellikle buğday ve arpa veriminde bu yıl yüzde 40 rekolte kaybı bekleniyor. Bu konuda çiftçilerimize en önemli önerimiz ise su kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması. Ekinlerin aşırı sulanması ve suyun hor kullanılması yüksek verimin elde edileceği anlamına gelmiyor. Yani arazi işlenirken suyun kesinlikle bilinçli olarak kullanılması gerekiyor. Toprakta suya dayanaklık ürünlerin seçilerek yetiştirilmesi lazım. Aynı zamanda bu süreçte aşırı su tüketen bitkilerin yetiştirilmemesi de gerekiyor. Türkiye olarak su kaynaklarının yüzde 70’ini tarımsal üretimde kullanan bir ülkeyiz ancak bunu etkili kullanan bir ülke değiliz. Türkiye’yi başka ülkelerle karşılaştırdığımızda bizdeki su kaynağına sahip olmayan ülkeler, tarımda bizden daha çok verim alıyor ve daha kaliteli ürün yetiştiriyorlar ” dedi

“ÇİFTÇİLERİMİZ YETERİNCE EĞİTİMLİ DEĞİL”

“Tarımda verim ve kalitenin arttırılması için insan, toprak ve su koordinasyonu sağlanmalı” diyen Demirbağ ülkemizde çiftçilerin de yeterinde eğitimli olmadığını belirterek, ”Ticari faaliyet yapan çiftçilerimiz yetiştirdikleri ürünler ile bölge pazarında bu işi daha profesyonel yapan insanlar ile rekabet yapacak bilgi birikime sahip değil. Atadan, dededen gelen gelenek ile çiftçilik yapıyoruz. Miras yoluyla arazilerin bölünmesi, dolaylı olarak tarımsal üretimi de etkiliyor. Bu durumları yan yana koyduğumuzda vatandaşın kırsalda istihdamını sağlayacak arazi büyüklükleri olmayınca insanlar uzaklaşıyor. Tarımın en problemlerinden biri de kırsalda tarımla uğraşacak kişi sayısının azalması. TÜİK verilerine göre tarım sektöründeki nüfus oranında son 15 yılda ciddi anlamda kayıp var” dedi.

ELAZIĞ’DA KAYNAK ÇOK AMA DEĞERLERDİREMİYORUZ”

Elazığ’ın üç tarafı sularla çevrili olmasına rağmen su kaynaklarından yeterince faydalanamadığımızı ifade eden Demirbağ, “Elazığ hakikaten hem tarım hem hayvancılık hem de su konusunda ciddi bir potansiyele sahip. Bu kadar su kaynaklarına ve tarım arazilerine sahip olmamıza karşılık bu olanakları yeterince değerlendirdiğimizi söyleyemeyiz. Tarım ve hayvancılıkta üretimin daha verimli etkin ve sürdürülebilirliği açısından eksikliğimiz var. Bu kamu adına da vatandaş adına da üretici birlikleri adına da böyle” İfadelerini kullandı.