YEREL
Giriş Tarihi : 27-07-2021 11:37   Güncelleme : 27-07-2021 12:12

Elazığ siyasetinin kuşkusuz en önemli isimlerinden biridir Ali Rıza Septioğlu! Nüktedan kişiliği, kurnaz siyaset anlayışı ve iş bitirici özelliği öne çıkan bir politikacımızdı rahmetli. Onun siyasi tecrübesini ve kıvrak zekâsını anlatan birçok mevzu anlatılır ortamlarda. Çok iyi eğitim almamış olmasına rağmen Meteorolojiden Sorumlu Devlet Bakanı olmuş, beş defa da milletvekili seçilmeyi başarmış güçlü bir profil. Durduk yere Sayın Septioğlu’ndan bahsetme gereği hissetmedik elbette. Önce Merhum Ali Rıza Septioğlu’nun bir anısıyla devam edelim yazımıza. Bakandır Septioğlu! Dönemin Devlet Bakanı! Sadece okuryazarı olan, tırnaklarıyla başarı merdivenlerini çıkmayı başarmış bir isimdir.  İş bitirir, memleketine yatırım gelsin diye çaba sarf eder, sadece kendi şehrinde değil, birçok ile ayrıca hizmet gitmesini o dönemin şartlarında sağlamış biridir. O dönemin şartları dediğimiz, koalisyonlar, siyasi buhranlar, ekonomik koşullar vs. Yani günümüz Türkiye’sinden çok uzak iç ve dış şartların yaşandığı bir dönemden bahsetmekteyiz. Bir gün makamında otururken, görevlilerden biri gelir Septioğlu’nun yanına. Elinde dosya ve imzalanacak evraklarla. Önce bir göz atar yüzeysel olarak dosyaya Merhum Ali Rıza! Sonra döner evrakı getiren adama ve der ki; ‘ evladım bu nedir? Bilirsin benim okuryazarım da kıt! Sen bu dosyada ne yazar özetle bana.’ Dosyayı getiren kişi, bilir elbet bakanın özelliğini ve anlatır; ‘ Sayın Bakanım! Bu dosya, Boğaz Köprüsünden geçen araçlardan alınan paranın bir kısmının İstanbul Belediyesine aktarılmasını sağlayan evrakları içerir. Siz de imzalayın ki, işlemi yürürlüğe koyalım.’ Her koşulda memleketini düşünen Septioğlu, Boğaz köprüsü ile ilgili işlem yapılacağı sırada Elazığ’ı düşünür ve evrakı imzalamayı reddeder. ‘Ama Sayın Bakanım’ diye sözünü kesmek isteyen memura, ‘ o zaman Keban Barajından elde edilen gelirin bir kısmını da Elazığ Belediyesine aktaralım.’ Şeklinde teklif getirir rahmetli. Bunun çok mümkün olmayacağını, düzenlemenin sadece İstanbul Belediyesiyle ilgili olduğunu söyleyen görevlinin getirdiği dosyayı imzalamaz Septioğlu ve o uygulama yürürlüğe geçmez.

Şimdi gelelim kıssadan hisseye. Her şeyden önce kendi şehrinin menfaatini düşünebilen ve çabalayan siyasiler, devlet adamları bu memlekette kalıcı olmayı, aradan yıllar geçse bile isimlerini yaşatmayı başarabilir. Sadece kendi koltuğunu ve kendi ikbalini düşünenler ise, bu şehrin tozlu sokaklarında kaybolmaya mahkûm olacaktır. Kısa süren bakanlığı döneminde şehre Meteoroloji Bölge Müdürlüğünü kazandırmayı başarmış bir ismin, o dönem şartlarında yaptıklarına baktığımızda, günümüz Türkiye’sinde aynı görevi yürütseydi kim bilir neler yapardı duygusu aklımıza gelmiyor değil. Depremi, Uluovayı, Kuzovayı, çaptık yapılaşmayı, nitelikli göçleri düşündüğümüzde şunu söylemek geliyor içimizden; yanlış dönemde siyaset yapmışsın be Ali Rıza! (Allah rahmet eylesin)