DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Selahaddin CANPOLAT
Selahaddin CANPOLAT
Giriş Tarihi : 03-12-2019 23:27

BİRAZ ESKİYE GİDELİM Mİ NE DERSİNİZ??

Yüreğini vermeli insan, sıktığı ele, kucakladığı dosta, dokunduğu omuza, gülümsediği yüze, baktığı göze, dinlediği söze. Her şeyiyle bütün olmalı.

Üzmeyin, kırmayın, kıymet bilin. Hayatta geri dönüşü olmayan ayrılıklar var.

Bu güzel duygu ve düşüncelerden sonra sözlerime başlayayım...

Kıymetli okurlarım,

Çok değil bundan 30 yıl kadar önce samimiyet içtenlik ihlaslı gerçek dostluklar vardı.

Eskiden yerli malı kullanan, yurdun üç tarafı denizlerle çevrili bereketli topraklarımızda domates, patates, soğan, kuru üzüm, fındık, tütün, çay, narenciye, kavun karpuz yetiştiren kuru üzüm ve inciri satan karşılığında çamaşır makinesi radyo ev eşyası ve otomobil alan bir toprağın değerli büyükleri vardı. Biraz yoksul biraz fakir biraz mahcup biraz kırılgan biraz fedakar ama hep umutlu bir toplum vardı.

Nereye gitti o güzel insanlar, nereye gitti o büyükler ?

Kıymetli okurlarım, Dostlarım

Benim çocukluğum Elazığ sanayi mahallesinde geçmiştir. O günleri çok ama çok iyi hatırlıyorum, insanlar cesurdu, dürüsttü, yardım severdi. O günlerde yokluk kıtlık olsada “Misafir” diye bir kavram vardı. Rahmetli Babam'ın ve amcamın küçücük bir iş yeri vardı. Babamı bölgemizde köylerimizde alış veriş yapanlar Terzi Efraim diye amcamıda yine terzi Nurettin diye tanırlardı. Rahmetli babamın ve amcamın esnaflığı dönemlerinde köylerden gelenler vasıta günde 1 defa olduğundan şehirde kalacak olsalardı, muhakkak misafir olarak  kalıcı misafirlerimiz eksilmezdi. Babam Annem ve kardeşler olarak on kişilik bir aileydik. Evimiz 70 metre kareydi. Ama her gün misafirin bolluğu ve bereketi ailemizin güler yüzlü karşılaması ne güzeldi. Sadece bir odamız vardı. Misafirler var olan güzel odada uyurken bizler ise iç içe mutfakta ve ara yerlerde uyurduk. O dönem birçok insan aile misafirperverdi, bir lokmasını misafiriyle paylaşırdı.

En önemlisi evler tek veya iki kattı. Bir mahalleyi damdan  dama gezerek gidebilirdik. Evimizin bahçesinde tüm mahallenin kadınları Salçasını eriştesini turşusunu kalabalık olan ailemizle birlikte yapanlardı. Herkes mutluydu. Tv yeni çıkmıştı evimizin tv odası günde 1 kez tv den verilen filmi  büyük bir kalabalık arkadaş grubu izlerdik. Yani insanlarda  Güleryüz ve sabır vardı.

Ben küçükken sokakta bir olay olsa, bir tatsızlık yaşansa hemen “ne oluyor burda” diye yardıma koşan “abilerimiz” büyüklerimiz vardı. Mahallemizde kavgaları önler, küfür ettirmezlerdi. Mahallede, parkta kötü niyetli birileri olsaydı, mahalledeki büyüklerimiz karşısına çıkar hesap sorarlardı. Mahallemizin delikanlı abilerimi, aha vallaha, şimdiden özledim. Biliyorum kıymetli okurlarım ahhhh çektiğinizi kaleme aldığım an itibariyle görebiliyorum.

Bizim zamanımızda sokaklarda geç saatlere kadar korkmadan oynayabilen küçük çocuklardık. Ben çocukken herkesin yediği, giydiği, alabildiği birbirine yakındı. Ben çocukken çocuklar kötü bir şey yaptığı zaman ya anne bir şaplak patlatırdı, ya da babaya söylenirdi. Ben küçükken görüşülen komşular, gelinip gidilen akrabalar vardı. Ben küçükken bütün okullar devletindi, bütün öğrenciler de ya çalışkandı, yada tembel.

Eskiden sokakta oynarken acıktığımızda herhangi bir arkadaşımızın evinde karnımızı doyurabilirdik. Ya da Ayşe, Fatma teyze yaptığı pişileri, pohçaları Salçalı ekmek tutuştururdu elimize. Benim evladım yok. Ancak şimdi çocuklarınızı en samimi arkadaşlarınızın evine gönderirken çekiniyorsunuz, korkuyorsunuz. Yanı başımızdaki komşudan ümidi kesmişiz, binlerce km ötedeki tanımadığımız bilmediğimiz kişilerle dost olup dertleşir olmuşuz sanal alemde. Ama eminim sizin çocuklarınızda büyüdüklerinde kendi çocukluklarını özlemle anacaklar. Çünkü bu hızla yozlaşmaya devam edersek bu günlerimizi mumla arayacağız.

Kısaca, Konuyla İlgili: Müslümanların dikkat etmesi gereken günler ((Neydik Ne Olduk…))

Ben şahsım olarak yaşamımızı ikiye ayırıyorum. 1980’den önce ve 1980’den sonra. 1980’den sonra yukarıda saydıklarım kalmadı.

 Artık cesur, dürüst ya da yardımsever değiliz. Varsa da ben rastlamıyorum, o kadar az o eski insanların sayısı. Artık herşey parayla ölçülüyor. “Misafire” yer yok bu paragöz dünyalarımızda. Kimse hiçbir şeyini kimseyle paylaşmıyor.

Eskiden mahallenin en güzel kızıyla, islâmı yaşamaya çalışan mahallenin en cömert, yardımsever yüreği dolu delikanlısı evlenirdi. Şimdi cebi dolu, altında son model arabası olan evleniyor. Yollar bozuk, musluklar bozuk, ziller bozuk, paralar bozuktu ama adamlar ve insanlar sağlamdı.

Sobanın başında toplanıp büyüklerimizin yaşlılarımızın hikayelerini masallarını dinleyen, kestane mısır patlatması yemek için sabırsızlanan, çayın fokurduşunu, mandalina ve portakal kabuklarının kokusunu özleyenleri saymıyorum bile. Unuttuk biz.

Bir çok şeyi unuttuk.

Maddî, manevî, ruhî ve bedenî daralsaydık komşularımız vardı. Sırrımız olduğunda komşularımız vardı. Başımız ağrıdığında komşularımız vardı. Gönlümüz darlandığında komşularımız vardı. Çorbamızı, bir lokmamımızı, umutlarımızı, memleket kadar kalbimizi paylaştığımız komşularımız vardı. (“Komşusu açken tok yatan bizden değildir”) diyen peygamber efendimizin (S.A.V) ümmeti (Komşu komşunun külüne muhtaçtır”) diyen ataların evlatları gibiydik o zamanlarda. Şimdi avuç dolusu para veriyoruz sırrımızı, dertlerimizi anlatmak için doktorlara. Toplumda şiddet, sinir, stres almış başını gidiyor. Kimsenin kimseye tahammülü kalmamış. Sebebi hep bu kaybolan değerlerimiz.

Artık kimse çocuğunu sokağa oynamaya bırakamıyor. Her yerde ağıza alınmayacak küfürler eden çocuklar. Ellerinde sigara beyinlerinde alkol birbirine bağırıp çağırıp çevredekileri rahatsız eden gençler. Organ mafyası, tinerciler sapıklar. 30 yıl öncesinden daha mı fakiriz. Ruhen evet. Artık sokakta mahalleyi koruyan abiler yok. Ya ağır abi oldular, ya da mahalle sakinlerinin vurdumduymazlığına kızıp atlarına binip çekip gittiler, bu diyarlardan.

Gelir durumları arasında o kadar büyük uçurumlar var ki zaten küçük çocuklar da birbirini kıskanarak ve yoksullukla bilenerek büyüyorlar. Birbirlerini sürekli kıyaslayan aileler çocuk değil ilerde kendilerini ve toplumu yok edecek makinalar yetiştiriyor. Komşular birbirini tanımıyor, selam vereni tanımıyorsak karşılık vereceğimize “bu da kim” diye kuşkuyla bakıyoruz. Akrabalar bile birbirini ayda yılda bir bayramdan bayrama görüyor, çocuklar akrabalarını tanımıyor. Çeşit çeşit okul doldu ortalık. Artık çalışkan olan değil de parayı veren en iyi okulda okuyor.

Birgün herkes köyüne döner mi?

Gelen gideni aratır mı?

Ben aynı ülkede, aynı kentte yaşadığım insanların gözlerindeki kuşkuyu, düşmanlığı, patlamaya hazır öfkeyi gördükçe, verdiğim, inadına verdiğim selamlara karşılık alamadıkça müslüman olmaktan, bu ülkede yaşamaktan dolayı gurur duyamıyorum artık.

Hırsızlık yapanın, kadına tecavüz edenin, şiddet uygulayanın ceza almadığı bir ülke haline geldiğimiz için katiller, teröristler hapisten çıktığı için, yarışmaların, eğlence programlarının, futbol maçlarının günlerce, haftalarca konuşulup şehit haberlerinin sıradanlaştığı için, insanların  (“bana dokunmayan yılan bin yaşasın” ) tavrını takındığı için gecede  3 veya 5 dizi seyreden insanların dolu olduğu bir ülkede yaşadığımız için şaşırmıyorum artık hiçbir şeye.

Sebebi her ne olursa olsun (kapitalist sistem, dinimizi yaşayamamak, örf, âdet ve geleneklerimizden kopmak, teknolojik gelişmeler) bizi bu hale getiren sistem de ilelebet hüküm sürmeyecek elbet. Siz ne düşünüyorsunuz bu konu hakkında? Eski günleri mumla aracak mıyız? Yoksa düzelir mi birgün bu ülke? Adalet Herkese lazım... O günden bugüne uzun bir zaman geçti. Fakat gördüğüm ve Diyeceğim gerçek şudur;

((Bize ne olduysa yavaş, yavaş, azar, azar oldu.))

Sonuç olarak; 

Günümüzdeki Müslüman toplumların komşuluk ilişkilerini dinimizin emir ve tavsiyeleri doğrultusunda yeniden gözden geçirmeli, İslam kardeşliğini gerçekleştirmek için gayret göstermelidirler.

Bu köşe yazımda rahmetli babamdan ve amcamdan söz ettim. Babam, amcam  ve tüm geçmişlerinize  rahmet olsun. Lütfen Tüm geçmişlerimize bir fatiha okuyalım.

ELFATİHA

Kentin Haberi Haberkent Gazetesi  okuyanları Köşe yazımı gerek gazete gerekse de sosyal medyadan internet haberden ülkemiz ve  yurt dışının her bir köşesinden takip eden her bireye tek tek teşekkür eder, selam ve saygılarımı sunarım.. Vesselâm

Kul Selahaddin CANPOLAT

NELER SÖYLENDİ?
@
Selahaddin CANPOLAT

Selahaddin CANPOLAT

DİĞER YAZILARI "ZAMAN, SESSİZ BİR TESTEREDİR" 29-07-2020 07:22 MİLLİ İRADE YOLUNDA DARBEYE GEÇİT YOK! 22-07-2020 00:01 MERHAMET RUHUN PANZEHİRİDİR, VİCDAN İNSANIN PUSULASIDIR..! 15-07-2020 00:00 "KENDİMİZE GELELİM BEYLER, BAYANLAR" 07-07-2020 23:58 "YOL HARİTAMIZDA "HUZUR "SEVGİ "SAYGI VE AİLENİN ÖNEMİ" 30-06-2020 23:59 TEDBİRLERİ UYGULA, CORONA VİRÜS İHTİMALİNİ SIFIRLA! 24-06-2020 07:56 EGO HASTALIĞI ÖZGÜVEN VEFA 17-06-2020 00:09 “ÜLKELER KILIÇLA ALINIR, ANCAK ADALETLE KORUNUR" 09-06-2020 23:58 ZENGİN VE FAKİRE ÖLÜMÜN SON İYİLİĞİ, BİR DAHA ÖLÜMÜN OLMAMASIDIR 02-06-2020 23:59 CEFA EZİYET; SEFA İSE GÖNÜL ZENGİNLİGİDİR..! 26-05-2020 23:55 HÜZÜNLÜ RAMAZAN BURUK BAYRAM.... 20-05-2020 00:11 ANASIZ EV ISSIZ GECEYE BENZER 12-05-2020 23:58 ŞEREFİNİ ONURUNU KAYBETMİŞ İNSAN, ÖLMÜŞ DEMEKTİR.... 06-05-2020 00:00 SEVDİKLERİN İÇİN; DEVLETİN KOYDUĞU TEDBİRLERE UY HAYATTA KAL! 28-04-2020 23:58 ŞER'DE HAYIR'DA SEBEBSİZ DEĞİLDİR.TEVEKKÜL ŞART...! 22-04-2020 00:00 BAĞIMSIZLIĞIN VE EGEMENLİĞİN SEMBOLÜ 15-04-2020 00:00 GIPTA ETMEK VARKEN HASETLİK NİYE...!! 08-04-2020 00:02 YAŞLILAR BİZİM HAZİNEMİZDİR...!! 01-04-2020 00:06 HER GÜNÜMÜZ ÇANAKKALE 24-03-2020 23:58 CORONAMI?  İKİ YÜZLÜLÜK'MÜ TEHLİKELİ...!! 17-03-2020 20:57 DEĞERMİ? YAPICI OLMAK VARKEN YIKICI OLMAYA...!! 11-03-2020 00:00 ÖLÜRSEK ŞEHİD KALIRSAK GAZİ... 04-03-2020 00:04 RÜTBE, MEVKİ, MAKAM GEÇİCİDİR; KALICI OLAN, HOŞ BİR SADÂ'DIR 25-02-2020 23:36 HAYAT YAŞAM ÖMÜR 19-02-2020 00:01 ACI İMTİHAN SEFALET YOKSULLUK 11-02-2020 23:34 GÜVEN, KARDEŞLİK, DOSTLUK... 04-02-2020 23:57 ELAZIĞ MALATYA ACIMIZ BİR 24/01/2020 20:55 (6.8) 29-01-2020 00:56 SESİMİZİ DUYAN YOKMUUU...!! 22-01-2020 00:15 MENFAATPEREST'ÇİLER MENFAATİ KRONİKLEŞTİRDİ...!! 14-01-2020 23:54 DÜNÜMÜZ VE 2020"DEN BEKLENTİLERİMİZ...! 08-01-2020 00:01 YENİ YILA SÜSLÜMAN DEĞİL MÜSLÜMAN OLARAK GİRELİM...!! KUMAR BAĞIMLILIĞI VE ŞANS OYUNLARI 31-12-2019 22:53 ASKER POLİS GAZİ VE ŞEHİTLERİMİZ İÇİN DUA 24-12-2019 23:56 "TABUREDE OTURARAK İBADET ETME KİLİSE GELENEĞİDİR" 17-12-2019 23:39 ESKİ KOMŞULUKLARI ÖZLEYENLERLE ZAMANA YOLCULUK... 11-12-2019 00:00 BİRAZ ESKİYE GİDELİM Mİ NE DERSİNİZ?? 03-12-2019 23:27 ORTA REFÜJDEN KAVŞAK AÇIN GERİ DÖNELİM...!! 26-11-2019 23:54 ÖĞRETMEN VE EĞİTİM ÇALIŞANLARININ ŞARTLARI İYİ OLMASI DEMEK TOPLUMUN KAZANCI DEMEKTİR 20-11-2019 00:01 HASTALAR ZİYARET VE DUA BEKLER..... 13-11-2019 08:10 MEZARLIKLAR VAZGEÇİLMEZLERLE DOLUDUR...! 06-11-2019 00:16 EYVAHHH...! SAYGI VE SEVGİYİ KAYBETTİK..! 30-10-2019 00:16 ERBAKAN HOCAMIZI NE KADAR ANIYORUZ..... 23-10-2019 09:49 ÜÇ GÜNLÜK DÜNYADA YÖNETİCİLİK..!İDARECİLİK..! LİDERLİK ..! 16-10-2019 08:04 ÇAĞIMIZIN EN ETKİLİ HASTALIĞI “EGO” "KİBİR" "GURUR" 09-10-2019 08:27 VEFA VE VEFASIZLIK...!! 02-10-2019 08:07 TOPLUM HASTALIĞI DÜNYEVİLEŞME... 25-09-2019 07:59 DOSTLUK VE ARKADAŞLIK 18-09-2019 09:41
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Başakşehir FK3469
  • 2Trabzonspor3465
  • 3Beşiktaş3462
  • 4Sivasspor3460
  • 5Alanyaspor3457
  • 6Galatasaray3456
  • 7Fenerbahçe3453
  • 8Gaziantep FK3446
  • 9Antalyaspor3445
  • 10Kasımpaşa3443
  • 11Göztepe3442
  • 12Gençlerbirliği3436
  • 13Konyaspor3436
  • 14Denizlispor3435
  • 15Çaykur Rizespor3435
  • 16Yeni Malatyaspor3432
  • 17Kayserispor3432
  • 18MKE Ankaragücü3432
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA