DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Beşir İSLAMOĞLU
Beşir İSLAMOĞLU
Giriş Tarihi : 27-07-2020 10:18

YÜZ YIL ÖLÜ KALDIKTAN SONRA TEKRAR DİRİLMEK…

Okuyup düşünen bir arkadaşım “Bakara 259. Ayetin anlaşılması için akla nasıl bir kapı açabiliriz? Aklen ve ilmen kalbimizin itminan olması için nasıl anlamalıyız” diye sormuş ve şunu eklemiştir:

“Akılcı, rasyonalist, Mutezile gibi düşünüldüğünde müşriklerin temel tezlerini ve oryantalizmi onaylama gibi bir durum ortaya çıkıyor. Kur’an’da buna benzer ayetleri muteşabih olarak düşünebilirmiyiz?”

Bakara suresi 259. Ayette “virane olmuş bir memleketi Allah tekrar nasıl diriltir” sorusu, bir sonraki (260) ayette; “ölüleri nasıl diriltirsin” diye soran İbrahim as’ın sorusuyla aynı maksada matuftur. İkisinde de maksat, inanıp inanmama değil, tamamen aklın ve kalbin mutmain olmasıdır.

İbrahim as’a cevap, “dört kuşun farklı yerlere konulmasından sonra uçarak alıştıkları sahibine gelmeleri” üzerinden verilirken, “virane olmuş bir memleketi Allah tekrar nasıl diriltir” sorusunu sorana cevap da “onu yüz yıl (uzun bir süre) ölü (gibi) bırakıp tekrar hayata kavuşturması” şeklinde verilmektedir.

Şimdi, Kur’an’da anlatılan bu iki olayın (ve benzerlerinin) “kıssa mı, mesel mi” olduğu konusunda hep ihtilaf edilmiştir. Bu olaylar yaşanmış bir kıssa değil de bir mesel/temsil” ise zaten üzerinde durmaya gerek toktur; ancak yaşanmış kıssalar ise üzerinde durmak ve arkadaşımızın dediği gibi aklen ve ilmen kalbimizin tatmin olması gerekir.

Başta şunu söylemem gerekir ki –daha önceki yazımda da belirttiğim gibi- Allah her ne söylüyorsa, muhatabı akıldır. İster gayb, ister şehadet, ister muteşabih, ister muhkem olsun, tüm Allah’ın bildirdiği konulara akıl muhataptır.

Akıl, elbette gördüğünü, duyduğunu ve his ettiğini kolay kavrayacaktır; ancak göremediği, duyamadığı ve his edemediği GAYBİ konularda doğal olarak zorlanacaktır.

Gaybi varlıkların ekseriyeti metafiziktir. Metafizik, insan tecrübelerinin ve kavrayışlarının ötesindeki bir alemdir. Peki Allah’ın bildirdiği bu alem (metafizik gayb) nasıl kavranacaktır? İşte o zaman, muteşabihat devreye girer. Yani tecrübelerimiz ve bilinenler üzerinden hareket ederek kavramaya çalışırız.

Mesela ahiret ahvali metafizik/gaybi bir konudur. Allah onu anlamamız için bu dünyada bilinenler üzerinden bizlere tanıtır. Yani bildiklerimizden yola çıkarak, muteşabihle (benzeterek) ve kıyas ederek kavrayabiliriz. Demek ki gaybi varlıkların kavranabilmesi için Muteşabihatın (benzetme ve tecrübelerin) devrede olması gerekir.

Peki, Kur’an’da anlatılan bu mucizevi olaylar nasıl anlaşılacaktır?

Her şeyden önce bilip inanıyoruz ki kainatta hiçbir düzensizlik ve maksatsız bir durum yoktur. Her ne yaratılmış ve yaratılmakta ise, tümü ilahi yasalara bağlıdır; bilimseldir. Elbette Allah, yasalarına mahküm değildir; iradesi üzerinde bir güç yoktur; ancak O’na ait bütün iş, oluş yaratılış yasalarına uygun ve bir maksada matuftur.

İnsanlar, akıl ve deneyle keşfettiklerine bilimsel diyorlar; ancak henüz keşf edemediklerine mucize demektedirler; oysa Allah’ın yarattığı her ne varsa birer mucizedir; zira Allah’ın yarattığı her şey, insan gücünü aşmakta ve onu aciz bırakmaktadır.

İlk insanı düşünelim! Yok iken var edilmesi. Sonra bir embriyo olarak ana rahminde tedrici olarak gelişmesi ve sonra doğum fiiliyle dünyaya gelmesi ilahi müdahale (yasa) sonucudur ve bir büyük mucizedir. Bizler, her zaman doğum olaylarına şahit olduğumuz için onu bir mucize (harikulade) olay olmaktan ziyade sıradan bir olay olarak görmekteyiz. Oysa yok iken var etmek, var olanı dönüştürmekten daha basit bir olaydır.

Yine sonbaharda yapraklarını döken ve kupkuru bir şekle dönüşen ağaçların, baharda tekrar canlanıp yapraklarını açması ve meyvelerini vermesi de büyük bir mucizedir. Bu olayları sürekli muşahade ettiğimiz için ve bilimsel izahını yaptığımız için alelade sıradan olaylar gibi görmekteyiz.

Şimdi anlamakta zorlandığımız “bir insan nasıl yüz yıl ölü (gibi) kalır da sonra diriltilir” (Bakara 259) sorusunun cevabını şu soruları sorarak verelim.

1.Türkiye’de yaşayan biri, Amerika’da yaşayan biriyle (ki uçakla bir günlük mesafedir) canlı ve görüntülü nasıl konuşabilir? Böyle bir olay beş asır önce yaşayanlara anlatılsaydı, akılları nasıl mutmain olacaktı?

2.Güneş, ay, yıldız ve diğer gezegenler afakta nasıl durabilir ve çarpışmadan nasıl hareket etmektedirler?

3.Elimizdeki cep telefonlarla yaptığımız işlemleri düşünelim! Asırlar önce yaşamış ve bu imkanlardan mahrum kalmış insanlar bugün diriltilip yaptığımız işlemleri görseler kafayı yemezler mi? Aklen ve kalben nasıl tatmin olabilecekler?

Örnekleri sıralarsak bitmez; ancak bilip inanıyoruz ki bütün bu örneklerin bilimsel izahı mevcuttur. Bunu bildiğimiz ve her gün yaşadığımız için birer mucize olmaktan çıkıyor ve sıradan olaylar durumuna düşüyor. Oysa her bir olay keşfedilmeyene kadar insanlar için büyük bir mucizeydi.

Göklerin ve yerin mülkü elinde olan Allah, dilerse gücünü ve hükmünü (yasasını) devreye sokarak bir insanı bu dünyada öldürüp (bir çeşit bayıltıp) tekrar hayata kavuştur. Zaten ölülerin tekrar diriltilmesi yasası levhi mahfuzda (anayasada) mevcuttur. Kaldı ki günümüzde beyin ölümü gerçekleştiği halde, onlarca yıl makineye bağlı olarak yaşayan insanlara da şahit olmaktayız.

Evet Allah’ın, bir insanı uzun yıllar baygın (yarı ölü) bir şekilde bekletip, sonra yeniden hayata döndermiş olması, yasalarına aykırı değildir; yasalarından bir yasadır. Fiziki ve biyolojik bir izahı mutlaka vardır; ancak 21. Asrın başlarında yaşayan bu çağın bilim adamları henüz Allah’ın kainata yerleştirdiği bütün yasaları keşfetmiş değildir.

Dolayısıyla Kur’an’da (Bakara 259) anlatılan; “Virane olmuş, halkı yüz yıllar önce vefat etmiş bir belde halkını Allah tekrar nasıl diriltir” sorusunu soran birinin, yüz yıl ölü (gibi) kalıp tekrar diriltilmiş olması,

Ashab-ı Kehf’in mağarada uzun süre uyutulmuş olmaları, 

Zekeriyyaas’a, karısı kısır ve kendisi yaşlı iken bir çocuk (Yahya) bahşedilmesi,

“Bana herhangi bir erkek eli değmemiş ve ben iffetsiz bir kadın değilken benim nasıl bir çocuğum olabilir” (Meryem 20) diyen Meryem’e İsa as’ın müjdelenmesi gibi olaylar, halen aklı zorlayan birer mucizedir; ancak Allah’ın yasaları dışında değildir. Tümünün zamanla bilimsel olarak açıklanacağına inanıyorum.

“Akılcı, rasyonalist, Mutezile gibi düşünüldüğünde müşriklerin temel tezlerini ve oryantalizmi onaylama gibi bir durum ortaya çıkıyor. Kur’an’da buna benzer ayetleri muteşabih olarak düşünebilirmiyiz?” sorunuz problemli bir sorudur.

Aklı kullanmak, rasyonel düşünmek ve Mutezilenin ilkeleriyle yola çıkmak takdire şayan iken, müşriklerin ve kimi oryantalistlerin tezlerini onaylamak kabul edilir bir durum değildir. Bunlar tamamen birbirlerine zıt tezlerdir.

Bakara 259. Ayet vb. elbette muteşebih olarak düşünmeliyiz ve “Rasihun” denilen uzmanların, muteşabih ayetleri muhkem ayetlerin ışığında akıl, tecrübe ve dil bilimlerini dikkate alarak yorumlamaları gerekir. Elbette bu yorumlar farklı olabilecektir; ancak bu yorumlara “zenginlik ve derinlik” olarak bakıldığında güzel neticeler ortaya çıkacaktır. Zaten muteşabih lafzi olarak “birden fazla manaya ihtimali olan söz” olarak açıklanmaktadır.

Netice itibariyle belirtmek isterim ki Kur’an’da anlatılan 40, 50, 100 ve 1000 yıl gibi ifadeler kesretten kinayedir; çokluk ifade eder. Bizler de günlük hayatta bu gibi ifadeleri (örneğin kırk sene geçse…) hep kullanırız. İnsanlık tarihinde böyle çokluk ifade eden sayılar hep kullanılmıştır. Dolayısıyla birinin “yüz yıl ölü kalmış olması” uzun bir süre Ashab-ı Kehf gibi baygın kaldığını göstermektedir.

Zaten bu kıssa olsun, Ashab-ı Kehf kıssası olsun tamamen yeniden dirilişe matuftur. Onun içindir ki Allah, “insanlar, öldükten sonra yeniden diriltileceğine ilişkin Allah’ın va’dinin gerçek olduğunu ve kıyamet saatinin geleceği konusunda en küçük bir kuşku bulunmadığını anlasınlar diye onları uzun sure uyuttu ve sonra da bu durumdan insanları haberdar etti. (Kehf 21)

Selam ve muhabbetlerimle…

 

NELER SÖYLENDİ?
@
Beşir İSLAMOĞLU

Beşir İSLAMOĞLU

DİĞER YAZILARI . “MEAL OKUMAYIN” DEMEK, “ALLAH’I DİNLEMEYİN” DEMEKTİR 11-08-2020 08:36 ESKİ TARZ BAYRAMLAR ARTIK MUTLU KILMIYOR; SAHİ SENİ MUTLU KILAN NEDİR? 04-08-2020 09:12 YÜZ YIL ÖLÜ KALDIKTAN SONRA TEKRAR DİRİLMEK… 27-07-2020 10:18 GAYBİ KONULAR AKLIN KONUSU DEĞİL Mİ? 21-07-2020 00:15 İBN RÜŞD FELSEFESİ YAŞATILABİLİR Mİ? 14-07-2020 08:06 LANET NEDİR, KİMLERE LANET EDİLMŞİTİR? 06-07-2020 08:29 TOPLUMSAL HELAKİN SEBEBİ İNANÇSIZLIK DEĞİL, İFSATTIR 30-06-2020 08:15 TELKİN ÖLÜYE DEĞİL, DİRİYE YAPILIR 23-06-2020 08:01 ANNELERİN HUKUKU NE ZAMAN KORUNACAK! 16-06-2020 08:25 NAMAZLARIN KISALTILMASI, YAYA VE BİNEK ÜZERİNDE KILINMASI VE CEM EDİLMESİ 08-06-2020 08:29 BİR İNSANI YAŞATAN, BÜTÜN İNSANLARI YAŞATMIŞ GİBİDİR 02-06-2020 08:21 HAYDİ KENDİMİZLE YÜZLEŞELİM; COVİD-19’U FIRSATA ÇEVİRELİM! 22-05-2020 09:43 DÜNYA NİZAMINI AYAKTA TUTAN ÜÇ GÜÇ: KİTAP, MİZAN, DEMİR 12-05-2020 10:08 MUSİBETLER ANCAK BİR USUL VE YÖNTEMLE HAL EDİLİR 05-05-2020 09:43 ORUÇ TUTMAKTAN MAKSAT, SORUMLULUK BİLİNCİ KAZANMAKTIR 28-04-2020 10:14 “KENDİMİZ İÇİN SEVİP İSTEDİĞİMİZİ, MASUM İNSANLAR İÇİN DE SEVİP İSTEMEDİKÇE, GÜVEN İÇİNDE OLAMAYIZ” 20-04-2020 09:23 CORONA VİRÜSÜNÜ İBRET NAZARIYLA OKUMAK 14-04-2020 09:49 DUA 07-04-2020 10:17 AFAT VE FELAKETLERE KARŞI TEDBİR İKİ TÜRLÜDÜR 30-03-2020 09:21 KADER, BELA (BLV), FİTNE, NASİP, KISMET AYNI ŞEYLER Mİ? (4) 24-03-2020 10:16 KADER, BELA (BLV), FİTNE, NASİP, KISMET, AYNI ŞEYLER Mİ? (3) 17-03-2020 09:28 KADER, NASİP, KISMET, İMTİHAN AYNI ŞEYLER Mİ? (2) 09-03-2020 09:30 KADER, NASİP, KISMET, İMTİHAN AYNI ŞEYLER Mİ? (1) 02-03-2020 08:31 MUHAMMED AS’I RABBİ TERBİYE ETTİ; YA BİZİ KİM TERBİYE ETMEKTEDİR? 25-02-2020 00:09 UYDUK HAZIR OLAN BATILA 18-02-2020 23:06 CAMİ VE MESCİDLERİ FONKSİYONEL HALE GETİRMEK 11-02-2020 10:15 DEPREMİ TEDEBBÜRLE OKUMAK! 03-02-2020 00:37 MEHDİ BEKLEMEK, GELECEĞİ İNŞA ETMEKTEN KAÇMAKTIR 28-01-2020 00:55 HAC İBADETİ VE DİYANET’İN SORUMLULUKLARI 21-01-2020 08:36 GÜNÜMÜZÜN OKÇULARI DA MEVZİLERİNİ TERK ETTİLER 13-01-2020 08:33 GÜZEL/İYİ OLAN HER ŞEY, RABBİMİZİ HATIRLATMALIDIR 06-01-2020 08:22 YOBAZLIK İNSANLIĞIN BAŞ BELASIDIR 30-12-2019 00:04 İSRAİL KAVRAMI YAKUP AS’IN İSMİ MİDİR? 16-12-2019 00:06 KENDİMİZ OLMAK ZORUNDAYIZ 09-12-2019 12:15 İBLİS HAKLI ÇIKTI 02-12-2019 08:40 ALLAH’IN RAZI OLACAĞI HAYAT İKİ CEPHELİDİR 25-11-2019 08:34 AHLAKLI OLMAK, DEĞERLERİMİZE SAHİP ÇIKMAKTIR (2) 18-11-2019 08:20 AHLAKLI OLMAK, DEĞERLERİMİZE SAHİP ÇIKMAKTIR (1) 09-11-2019 09:03
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Başakşehir FK3469
  • 2Trabzonspor3465
  • 3Beşiktaş3462
  • 4Sivasspor3460
  • 5Alanyaspor3457
  • 6Galatasaray3456
  • 7Fenerbahçe3453
  • 8Gaziantep FK3446
  • 9Antalyaspor3445
  • 10Kasımpaşa3443
  • 11Göztepe3442
  • 12Gençlerbirliği3436
  • 13Konyaspor3436
  • 14Denizlispor3435
  • 15Çaykur Rizespor3435
  • 16Yeni Malatyaspor3432
  • 17Kayserispor3432
  • 18MKE Ankaragücü3432
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA