DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Beşir İSLAMOĞLU
Beşir İSLAMOĞLU
Giriş Tarihi : 04-08-2020 09:12

ESKİ TARZ BAYRAMLAR ARTIK MUTLU KILMIYOR; SAHİ SENİ MUTLU KILAN NEDİR?

Mutluluk; sevip istediğimiz şeylere kavuşmak olarak tanımlanır kısaca. Her insanın hayattan beklentileri var; bu beklentiler karşılandığında insan sevinir ve mutlu olur.

Toplumun sosyo-ekonomik imkanları her 10-20 yılda değişikliğe uğrar. Bir asır önce yaşayanların mutlu olduğu nesneler farklı, elli sene önce yaşayanların farklı, hatta yirmi sene önce yaşayanların farklıdır.

Bu düşünceden yola çıkarak diyebiliriz ki her dönemde insanların bayram sevinçleri de farklı olmaktadır. Yıllar önce bayramda tutulan şekerler çocukları çok sevindirirken, bugün artık şeker değil, iyi bir çikolata sevindirir.

Yıllar önce bayramlarda dost, akraba ve komşu ziyaretleri kişileri mutlu kılarken, bugün artık “bayramlarda nerelerde ve nasıl tatil yaparım” planı mutlu kılmaktadır. Dolayısıyla eski tarz bayramlar geride kaldı, artık insanları mutlu kılamamaktadır.

Sadece bayramlar değil, neredeyse eski hayat tarzının tümü artık insanları mutlu kılmamaktadır. İnsanlar mutlu yaşamak için hep bir arayış içerisindedirler. Her bir birey, farklı iş ve imkanlardan mutlu olmaya çalışmakta, ancak bir türlü mutlu olamamaktadır.

Esasen günümüz insanı –öncekilere göre- doyumsuz ve kanaatsiz olduğu için bir türlü tatmin ve mutlu olamamaktadır. Dünya kurulalı, insanlar 21. Asır kadar nimet ve imkanlara sahip olmadıkları halde, bir türlü mutlu olamamaktadırlar. Sanki Allah yukarıdan bu topluma şöyle sesleniyor: “Hiç bir dönemde vermediğim nimetleri size verdim. Halen şükretmesini ve memnun kalmasını bilmiyorsunuz!”

Öncelikle bilmek gerekir ki insan mutlu olmak istiyorsa, önce mutlu olmasını bilmesi lazım.  Mutlu olmasını bilmeyen kimse, nelere sahip olursa olsun, mutlu olamayacaktır. Onun için mutluluğu uzakta değil, yanı başında aramalıdır. Kanaat etmelidir; en küçük ikramlarla mutlu olmasını bilmelidir.

Yine bilmek ve farkında olmak gerekir ki gerçek mutluluk, dünya ve ahiret saadetidir. Onun içindir ki Allah’ın bize öğrettiği “Rabbena, atinafid-dünya, haseneten ve fil ahireti haseneten ve kinaazaben-nar” (Rabbimiz! Bize dünyada mutluluk ver, ahirette de mutluluk ver; bizi ateşin azabından koru) dua ile her zaman Allah’tan niyazda bulunuruz.

Peki, dünya ve ahiret mutluluğuna nasıl ulaşılır, ne yapmak gerekir?

Öncelikle yardım sever olmak, elindekilerin değerini bilmek ve onları başkalarıyla paylaşarak onların mutluluğuna vesile olmak gerekir. Her insanın başkasıyla paylaşacağı mutlaka bir iyiliği vardır. Hiçbir şey yoksa kin beslemek yerine, güleryüz beslesin, tebessüm etsin!

Kazandıklarımızla yetinmek, şükretmek ve yüreğimizle Rabbimize hamd etmek gerekir. Bilelim ki şükretmek, pozitif değerlere odaklanmamızı sağlar ve mutluluk düzeyimizi artırır.

Acılara karşı sabretmek, dayanma gücü göstermek ve acıları azaltmak için elden geleni yaptıktan sonra Allah’a tevekkül etmek gerekir.

İman fark etmek demektir; dolayısıyla farkındalığımızı her olayda diri tutmamız gerekir. Farkındalık, önce kendini, sonra da varlıkları tanımaktır. Kendimizi ve varlıkları tanıdığımızda fıtratı anlamış ve “büyük kadere” teslim olmuş oluruz; zira hayat, görebildiğimiz kadar güzel, hissedebildiğimiz kadar anlamlıdır.

Gerçek mutluluğun kaynağının dışımızda değil, kendi içimizde yattığını fark etmemiz lazım. Onun için kendimizle barışık olmamız, öfkemizi yutmamız, kin gütmememiz, af etmesini bilmemiz, hoşgörülü olmamız, paylaşmamız, selamlaşmamız, gülümsememiz, neşeli olmamız mutluluk için ilaçtır.

Mutlu olmak için güzel ahlaka sahip olmak, adil olmak, toplum içinde saygın bir yer edinmek, kısaca İslam’ın gereklerine uygun yaşamak gerekir. 

Görev ve sorumluluklarımızı zamanında yerine getirmek ve getirdikçe sevinmesini bilmek gerekir. Gelecekle ilgili kötümser olmamak, daha çok iyimser olmak lazım.

Yardım sever olmak, akraba ve arkadaşlarımıza değer vermek, onları sormak, yardıma ihtiyaçları olduğunda –iyi günde, zor günde- yanlarında olmak gerekir. Bütün canlıları, doğayı sevmek ve onlara merhametle yaklaşmak gerekir. Bilinmelidir ki kendi çıkarlarını gözetmeden insanlara, hayvanlara doğaya yardımcı olanlar, asıl kendilerine iyilik yapmış olurlar. 

Boş zamanlarımızı bile hayra vesile olacak güzel ve kaliteli şeylerle geçirmek, ağaç dikmek ve çevreyi yeşillendirmek, hep tüketici olmaktan çok üretici olmaya ve kendi ayaklarımızın üzerinde durmaya çalışmamız gerekir; zira İyi bir iş ve iyi bir meslek mutluluk kaynağı olur.

Özgüven sahibi ve uyumlu olmak, her şeyden şikayetçi olmamak, gelişime ve öğrenmeye önem vermek, sağlıklı kalmaya çalışmak mutluluğu artıran değerlerdir.

Kısaca belirtilen bu değerler mutluluğun kaynağı iken, mutluluğu -sadece seküler tatmin, çokluk, lüks hayat, konforlu tatiller, leziz yemek ve içecekler, gereksiz tüketimler/israflar gibi- başka kriterlerde aramak aldanmışlıktır, seraptır, beyhude bir çabadır.

Özetle belirtelim ki dünya ve ahiret mutluluğunun kaynağı kişinin kendisidir. Yani imanıdır, güvenidir, kanaatidir ve tevekkülüdür. Kişi Allah’ın rab olduğuna inanıyorsa, güveniyorsa, kanaat edip tevekkül ediyorsa, “var olanla” mutlu olması gerekir. Değilse (psikolojik-nörolojik sorunlar hariç) gereği gibi iman etmemiş ve Allah’a güvenmemiş demektir.

Bir örnek üzerinden mevzuyu noktalayalım.

Bayramda bir hayvan kestirip Allah’a kurban sunan kişi, yüzde doksanını gerçek ihtiyaç sahiplerine dağıttığında mutlu oluyorsa, gerçek mutluluğu yakalamıştır. “Kanı dışarı, eti içeri” mantığıyla hareket edip sadece yüzde onunu dağıtıp, gerisini kavurma ve ızgara yaptığında mutlu oluyorsa, o sadece kendini aldatarak tatmin etmiştir ve bu mutluluk sadece bir seraptır, yanılmadır.

Rabbimden, bizleri iki dünyada mutlu (salih) kılacak eylemler nasip etmesini ve herkesin Allah’ın rızasına uygun bir BAYRAM geçirmesini niyaz ederim.

Selam ve muhabbetlerimle…

 

NELER SÖYLENDİ?
@
Beşir İSLAMOĞLU

Beşir İSLAMOĞLU

DİĞER YAZILARI TÜM ÇABALAR DAHA İYİ BİR GENÇLİK VE GELECEK İÇİN OLMALIDIR 21-09-2020 08:22 RESULULLAH AS, ALLAH’IN HÜKÜMLERİNE KARŞI ALTERNATİF HÜKÜMLER GETİRİR Mİ ? (2) 14-09-2020 19:10 PANDEMİ GÜNLERİNDE EĞİTİM-ÖĞRETİM DURDURULMALI MI? 03-09-2020 12:45 RESULULLAH AS, ALLAH’IN HÜKÜMLERİNE KARŞI ALTERNATİF HÜKÜMLER GETİRİR Mİ? (1) 27-08-2020 10:08 NİMETLERİ ELLERİNİN ALTINDAKİLERLE PAYLAŞMAYNLAR, EŞİT DURUMA GELMEKTEN Mİ KORKUYORLAR! 20-08-2020 08:39 . “MEAL OKUMAYIN” DEMEK, “ALLAH’I DİNLEMEYİN” DEMEKTİR 11-08-2020 08:36 ESKİ TARZ BAYRAMLAR ARTIK MUTLU KILMIYOR; SAHİ SENİ MUTLU KILAN NEDİR? 04-08-2020 09:12 YÜZ YIL ÖLÜ KALDIKTAN SONRA TEKRAR DİRİLMEK… 27-07-2020 10:18 GAYBİ KONULAR AKLIN KONUSU DEĞİL Mİ? 21-07-2020 00:15 İBN RÜŞD FELSEFESİ YAŞATILABİLİR Mİ? 14-07-2020 08:06 LANET NEDİR, KİMLERE LANET EDİLMŞİTİR? 06-07-2020 08:29 TOPLUMSAL HELAKİN SEBEBİ İNANÇSIZLIK DEĞİL, İFSATTIR 30-06-2020 08:15 TELKİN ÖLÜYE DEĞİL, DİRİYE YAPILIR 23-06-2020 08:01 ANNELERİN HUKUKU NE ZAMAN KORUNACAK! 16-06-2020 08:25 NAMAZLARIN KISALTILMASI, YAYA VE BİNEK ÜZERİNDE KILINMASI VE CEM EDİLMESİ 08-06-2020 08:29 BİR İNSANI YAŞATAN, BÜTÜN İNSANLARI YAŞATMIŞ GİBİDİR 02-06-2020 08:21 HAYDİ KENDİMİZLE YÜZLEŞELİM; COVİD-19’U FIRSATA ÇEVİRELİM! 22-05-2020 09:43 DÜNYA NİZAMINI AYAKTA TUTAN ÜÇ GÜÇ: KİTAP, MİZAN, DEMİR 12-05-2020 10:08 MUSİBETLER ANCAK BİR USUL VE YÖNTEMLE HAL EDİLİR 05-05-2020 09:43 ORUÇ TUTMAKTAN MAKSAT, SORUMLULUK BİLİNCİ KAZANMAKTIR 28-04-2020 10:14 “KENDİMİZ İÇİN SEVİP İSTEDİĞİMİZİ, MASUM İNSANLAR İÇİN DE SEVİP İSTEMEDİKÇE, GÜVEN İÇİNDE OLAMAYIZ” 20-04-2020 09:23 CORONA VİRÜSÜNÜ İBRET NAZARIYLA OKUMAK 14-04-2020 09:49 DUA 07-04-2020 10:17 AFAT VE FELAKETLERE KARŞI TEDBİR İKİ TÜRLÜDÜR 30-03-2020 09:21 KADER, BELA (BLV), FİTNE, NASİP, KISMET AYNI ŞEYLER Mİ? (4) 24-03-2020 10:16 KADER, BELA (BLV), FİTNE, NASİP, KISMET, AYNI ŞEYLER Mİ? (3) 17-03-2020 09:28 KADER, NASİP, KISMET, İMTİHAN AYNI ŞEYLER Mİ? (2) 09-03-2020 09:30 KADER, NASİP, KISMET, İMTİHAN AYNI ŞEYLER Mİ? (1) 02-03-2020 08:31 MUHAMMED AS’I RABBİ TERBİYE ETTİ; YA BİZİ KİM TERBİYE ETMEKTEDİR? 25-02-2020 00:09 UYDUK HAZIR OLAN BATILA 18-02-2020 23:06 CAMİ VE MESCİDLERİ FONKSİYONEL HALE GETİRMEK 11-02-2020 10:15 DEPREMİ TEDEBBÜRLE OKUMAK! 03-02-2020 00:37 MEHDİ BEKLEMEK, GELECEĞİ İNŞA ETMEKTEN KAÇMAKTIR 28-01-2020 00:55 HAC İBADETİ VE DİYANET’İN SORUMLULUKLARI 21-01-2020 08:36 GÜNÜMÜZÜN OKÇULARI DA MEVZİLERİNİ TERK ETTİLER 13-01-2020 08:33 GÜZEL/İYİ OLAN HER ŞEY, RABBİMİZİ HATIRLATMALIDIR 06-01-2020 08:22 YOBAZLIK İNSANLIĞIN BAŞ BELASIDIR 30-12-2019 00:04 İSRAİL KAVRAMI YAKUP AS’IN İSMİ MİDİR? 16-12-2019 00:06 KENDİMİZ OLMAK ZORUNDAYIZ 09-12-2019 12:15 İBLİS HAKLI ÇIKTI 02-12-2019 08:40 ALLAH’IN RAZI OLACAĞI HAYAT İKİ CEPHELİDİR 25-11-2019 08:34 AHLAKLI OLMAK, DEĞERLERİMİZE SAHİP ÇIKMAKTIR (2) 18-11-2019 08:20 AHLAKLI OLMAK, DEĞERLERİMİZE SAHİP ÇIKMAKTIR (1) 09-11-2019 09:03
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Fatih Karagümrük37
  • 2Galatasaray26
  • 3Alanyaspor26
  • 4Göztepe24
  • 5Beşiktaş24
  • 6Antalyaspor24
  • 7Hatayspor24
  • 8Fenerbahçe24
  • 9Kasımpaşa23
  • 10BB Erzurumspor23
  • 11Sivasspor23
  • 12Kayserispor23
  • 13Konyaspor11
  • 14Gaziantep FK21
  • 15Trabzonspor21
  • 16Gençlerbirliği21
  • 17Yeni Malatyaspor21
  • 18Denizlispor21
  • 19MKE Ankaragücü10
  • 20Çaykur Rizespor20
  • 21Başakşehir FK30
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA