DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Beşir İSLAMOĞLU
Beşir İSLAMOĞLU
Giriş Tarihi : 14-09-2020 19:10

RESULULLAH AS, ALLAH’IN HÜKÜMLERİNE KARŞI ALTERNATİF HÜKÜMLER GETİRİR Mİ ? (2)

Geçen gün, bu konuyu (1) yazarken, kısaca Diyanet Kurumunun mesuliyetini hatırlatarak konuya girmiştim.

Bugün de en az Diyanet Kurumu kadar mesuliyet altında olduğunu düşündüğüm -Din eğitimi ve öğretimi yapan- İlahiyat Fakülteleri, İslami İlimler, İmam Hatip Liseleri ve medreselerin sorumluluklarını hatırlatarak örneklere geçmek istiyorum.

Din eğitimi ve öğretimi veren kurumlar -devletin bütçesinden büyük bir pay almalarına rağmen (Medreseler hariç)- müfredatları “sahih din” (Kur’an ve akıl merkezli din) öğretmeye elverişli olmadığı gibi, hocalarının ekseriyetinin de “sahih din” öğretmeye müsait olmadıkları kanaatindeyim. Dolayısıyla Din eğitimi ve öğretimi veren kurumlar -Diyanet Kurumu gibi- Müslümanlar nezdinde büyük bir güvensizliğe neden olmaktadır.

Din eğitimi ve öğrenimi veren kurumlar, çağın araç-gereçlerinden yararlanarak Kur’an ve bilim merkezli nesil yetiştirmek zorundadırlar. Allah’ın yazılı ve kainat kitabı (akıl ve bilim) ışığında, hurafe ve İsrailiyattan uzak, akıl ve mantık temelinde öğrenciler yetiştirmek ve yetiştirdiği bu öğrencilerle İslam’ı dünyaya yaymak gibi bir mesuliyetlerinin olduğunu unutmamaları gerekir.

Bugün eğer, insanlar İslam’ı hakkıyla anlamayıp İslam’dan uzaklaşıyorlarsa ve öğretilen din terakkiye mani oluyorsa, müsebbibi yanlış din eğitimi ve öğretimi veren kurumların olduğunu bilmek gerekir. İnsan hayatını düzenleyen ve insanı mutlu kılmak için gönderilen İslam, dünya insanlarının dikkatini çekmiyorsa, hayran bırakmıyorsa, insanların her türlü sorununu çözmüyorsa, sebebini yanlış eğitim-öğretim müfredatında ve samimi olmayan hocalarda aramak lazım.

O bakımdan, din eğitimi-öğretimi veren tüm kurumların “sahih dini” (Kur’an ve akıl merkezli dini) öğretecek bir müfredatı bir an önce yürürlüğe koyarak dünyayla yarışacak hale getirmeleri gerekir. Aksi takdirde, elimizde tahrif edilmiş bir din, hurafelerle vakit geçiren ve dünyaya maskara olan bir toplum kalır ki bu da felaketimiz olur.

Bu kısacık hatırlamadan sonra, konuya dönelim ve tekrar soralım:

Resulullah as, vahye ve akla aykırı konuşur mu?

“Elbette aykırı konuşmaz” ; fakat kaynaklarımıza baktığımızda yüzlerce, belki binlerce vahye ve akla aykırı rivayetin olduğunu rahatlıkla görmek mümkündür.

Bu ikinci makalede birkaç örnek daha vererek işin vahametini (dinin nasıl tahrif edildiğini) gözler önüne sermeye çalışacağım.

3. Resulullah as, “dinden döneni öldürün” der mi?

Resulullah as’a atılan iftiralardan biri de “dinden döneni öldürün” iftirasıdır. İftira diyorum; zira dinin sahibi Allah, birçok ayette dinden dönenlerle ilgili hükmünü vermiştir; ama hiç birinde “öldürün” dememiştir. O ayetlerden birinde şöyle buyurmaktadır:

“Ey iman edenler! Eğer dininizden dönerseniz, İleride Allah sizin yerinize öyle bir kavim getirir ki Onlar Allah’ı sever, Allah da onları sever. Onlar müminlere karşı alçakgönüllü, kafirlere karşı ise onurludurlar… (Maide 54)

Başka bir ayetinde “…Onların ellerinden gelse, sizi dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşırlar. Sizden her kim dininden döner ve öylece ölürse, o kafir olarak ölür ve yaptıkları dünya ve ahirette boşa çıkar. Bunlar cehennemi hak etmiştir, orada kalacaklardır.” (Bakara 217)

Dinin tek sahibi olan Allah, kimlerin hangi suçlardan öldürülmesi gerektiğini yazılı Kitabında açıkça belirtmiştir. (Birini öldüren, savaşan, eşkıyalık yapan (terör estirip asan-kesen) Allah’ın bu hükmünü yok sayıp, başka nedenlerden dolayı insanları öldürenler, bütün insanları öldürmüş gibi kabul edilirler. (Maide 32-33)

Maalesef, “öldürme” konusunda fıkıh kaynaklarımız ve geleneğimiz büyük bir faciaya sahiptir. “Namaz kılmayanları öldürün” noktasına kadar işi çığırından çıkartmışlardır. Halbuki yasal olarak Allah hiç kimseye bu yetkiyi vermediği gibi, mantıksal olarak da çok yanlış bir karardır; zira inanmak ve bir dine sahip olmak, tamamen kişinin öğür iradesiyle olmalıdır. Korku ve baskılarla iman olamaz; olursa, sadece ikiyüzlülük olur.

Onun içindir ki Allah, “dileyen inansın, dileyen inkar etsin” buyurarak insanları özgür bırakmıştır ve “Her kim dininden İslam’dan) döner ve öylece ölürse, o kafir olarak ölür ve yaptıkları dünya ve ahirette boşa çıkar” buyurmuştur.

4. Nebi as, Kitabın (Kur’an’ın) yanında size Ehli beytimi ve sünnetimi kaynak olarak bırakıyorum” der mi?

Nebi as’a atılan iftiralardan biri de “Kur’an’ın yanında iki kaynak daha bırakma” iftirasıdır. Halbuki Din, tek kaynaktan gelmektedir ve o kaynak da Allah’tır; Allah’ın Kitabı’dır.

Bakınız, Allah bu konuda nasıl hükmü veriyor?

“De ki: Allah size Kitabı ayrıntılı bir şekilde indirmişken, Allah’ın Kitabı dışında başka bir hakem (kaynak) mı arayayım? “ (Enam 114)

“De ki: Ben sadece bana indirilen vahye uyarım. Bu Kur’an, inanan bir toplum için basiret, rahmet ve rehberlik kaynağıdır.” (Araf 203)

“Biz sana hakikati ortaya koyan Kitabı indirdik. Onlar arasında sana indirdiğimiz Allah’ın Kitabı ile hükmet ve hakikat kitabı elindeyken onların mesnetsiz görüşlerine uyma…! “ (Maide 48)

“Kim Allah’ın indirdiği (Kitap) ile hükmetmezse, zalimlerden olur.” (Maide 45)

Düşünün! Bu ve benzer ayetler ortada iken, Resulullah as, başka kaynaklar ekleyebilir mi?

Resulullah as sonrası Müslümanlar birbirleriyle ayrılığa düşüp çekişmeye başlayınca her bir fırka kendi yolunu “siratul müstakim” göstermek için başka kaynaklar aramaya başladılar.

Bu çekişmeler ve çatışmalar sonucunda iki büyük fırka ortaya çıktı. Bunlardan biri ve en büyüğü olan Ehl-i Sünnet (sünni ismini aldılar ki aslında bunlar Emevi ve devamı olan zihniyettir), şunu deklere etti: “Nebi as, Kitapla birlikte bize sünnetini bıraktı.

İkinci büyük fırka da ŞİA adını aldı ve onlar da dediler ki “Nebi as, Kitapla birlikte bize Ehl-i Beytini bıraktı.”

Halbuki Kaynak tektir, sadece Allah’ın Kitabıdır. Resulullah as da sadece bu kaynağa uymuştur. Elbette bu kaynağı hayata dönüştürürken bir yol, pratik ortaya çıkmıştır; ancak “sünnet” adı verilen bu uygulama, ikinci bir kaynak değil, tek kaynağın uygulamasıdır ve elbette Müslümanları bağlar.

Şia’nın dediği Ehl-i Beyt zaten her yönüyle problemlidir. Ehl-i Beyt sadece Ali, Fatma, Hasan ve Hüseyin ise, vay halimize! Hz. Ali’den başlayan on iki imam masum ise, diğer yüzlerce imamın suçu ne!

Bilelim ki bütün ihtilafların ve çekişmelerin çözüm yolu, vahyi doğru anlamaktan ve akl-ı selimi hikmetle kullanmaktan geçer.

5. Nebi as, “benim şefaatim büyük günahlar içindir” der mi?

İslam’da istismar edilen konulardan biri de şefaat konusudur.

Şefaat; esasen yardım, kayırma (torpil) ve günahlardan kurtarma operasyonu demektir; ancak din gününün (hesap gününün) sahibi Allah, böyle bir uygulamayı asla kabul etmez; tüm yetki tamamen kendisine aittir ve hesap görücü olarak kendisinin yeterli olduğunu duyurmaktadır.

“O gün hiç kimseden şefaat, dostluk, iltimas, ücret, yardım kabul edilmeyecektir.” (Bakara 48, 123, 254)

“De ki: Hala Allah’a karşı bir takım varlıklardan şefaat bekleyecek misiniz? Bilesiniz ki göklerin ve yerin egemenliği Allah’a ait olduğu gibi, şefaat (günahları bağışlama) yetkisi de tamamen Allah’a aittir...” (Zümer 43-44)

Maalesef dini tahrif eden bazı rivayetler uydurularak Allah’ın ayetleri üzerine çıkartılmış, küçük günahlar Allah’a, büyük günahlar da Nebi’ye bırakılmıştır. Halbuki Allah, büyük günahlar hakkında şöyle buyurmaktadır:

“Size bildirilen büyük günahlardan sakınırsanız, Biz de küçük günahlarınızı örter, sizi mutlu olacağınız yere yerleştiririz.” (Nisa 31)

Mevzuyu daha fazla uzatmamak adına burada kesiyorum; ancak bilelim ki Müslümanların arasındaki ihtilafların temel sebebi “kaynak” problemidir. Halbuki “la raybefih” kendisinde kuşku olmayan kaynak, sadece Allah’ın kitabıdır. Onun dışında kalan kaynak ve bilgiler, insanın bilgi mahsulü olduğu için her zaman müzakereye açıktır.

Selam ve muhabbetlerimle…

NELER SÖYLENDİ?
@
Beşir İSLAMOĞLU

Beşir İSLAMOĞLU

DİĞER YAZILARI TÜM ÇABALAR DAHA İYİ BİR GENÇLİK VE GELECEK İÇİN OLMALIDIR 21-09-2020 08:22 RESULULLAH AS, ALLAH’IN HÜKÜMLERİNE KARŞI ALTERNATİF HÜKÜMLER GETİRİR Mİ ? (2) 14-09-2020 19:10 PANDEMİ GÜNLERİNDE EĞİTİM-ÖĞRETİM DURDURULMALI MI? 03-09-2020 12:45 RESULULLAH AS, ALLAH’IN HÜKÜMLERİNE KARŞI ALTERNATİF HÜKÜMLER GETİRİR Mİ? (1) 27-08-2020 10:08 NİMETLERİ ELLERİNİN ALTINDAKİLERLE PAYLAŞMAYNLAR, EŞİT DURUMA GELMEKTEN Mİ KORKUYORLAR! 20-08-2020 08:39 . “MEAL OKUMAYIN” DEMEK, “ALLAH’I DİNLEMEYİN” DEMEKTİR 11-08-2020 08:36 ESKİ TARZ BAYRAMLAR ARTIK MUTLU KILMIYOR; SAHİ SENİ MUTLU KILAN NEDİR? 04-08-2020 09:12 YÜZ YIL ÖLÜ KALDIKTAN SONRA TEKRAR DİRİLMEK… 27-07-2020 10:18 GAYBİ KONULAR AKLIN KONUSU DEĞİL Mİ? 21-07-2020 00:15 İBN RÜŞD FELSEFESİ YAŞATILABİLİR Mİ? 14-07-2020 08:06 LANET NEDİR, KİMLERE LANET EDİLMŞİTİR? 06-07-2020 08:29 TOPLUMSAL HELAKİN SEBEBİ İNANÇSIZLIK DEĞİL, İFSATTIR 30-06-2020 08:15 TELKİN ÖLÜYE DEĞİL, DİRİYE YAPILIR 23-06-2020 08:01 ANNELERİN HUKUKU NE ZAMAN KORUNACAK! 16-06-2020 08:25 NAMAZLARIN KISALTILMASI, YAYA VE BİNEK ÜZERİNDE KILINMASI VE CEM EDİLMESİ 08-06-2020 08:29 BİR İNSANI YAŞATAN, BÜTÜN İNSANLARI YAŞATMIŞ GİBİDİR 02-06-2020 08:21 HAYDİ KENDİMİZLE YÜZLEŞELİM; COVİD-19’U FIRSATA ÇEVİRELİM! 22-05-2020 09:43 DÜNYA NİZAMINI AYAKTA TUTAN ÜÇ GÜÇ: KİTAP, MİZAN, DEMİR 12-05-2020 10:08 MUSİBETLER ANCAK BİR USUL VE YÖNTEMLE HAL EDİLİR 05-05-2020 09:43 ORUÇ TUTMAKTAN MAKSAT, SORUMLULUK BİLİNCİ KAZANMAKTIR 28-04-2020 10:14 “KENDİMİZ İÇİN SEVİP İSTEDİĞİMİZİ, MASUM İNSANLAR İÇİN DE SEVİP İSTEMEDİKÇE, GÜVEN İÇİNDE OLAMAYIZ” 20-04-2020 09:23 CORONA VİRÜSÜNÜ İBRET NAZARIYLA OKUMAK 14-04-2020 09:49 DUA 07-04-2020 10:17 AFAT VE FELAKETLERE KARŞI TEDBİR İKİ TÜRLÜDÜR 30-03-2020 09:21 KADER, BELA (BLV), FİTNE, NASİP, KISMET AYNI ŞEYLER Mİ? (4) 24-03-2020 10:16 KADER, BELA (BLV), FİTNE, NASİP, KISMET, AYNI ŞEYLER Mİ? (3) 17-03-2020 09:28 KADER, NASİP, KISMET, İMTİHAN AYNI ŞEYLER Mİ? (2) 09-03-2020 09:30 KADER, NASİP, KISMET, İMTİHAN AYNI ŞEYLER Mİ? (1) 02-03-2020 08:31 MUHAMMED AS’I RABBİ TERBİYE ETTİ; YA BİZİ KİM TERBİYE ETMEKTEDİR? 25-02-2020 00:09 UYDUK HAZIR OLAN BATILA 18-02-2020 23:06 CAMİ VE MESCİDLERİ FONKSİYONEL HALE GETİRMEK 11-02-2020 10:15 DEPREMİ TEDEBBÜRLE OKUMAK! 03-02-2020 00:37 MEHDİ BEKLEMEK, GELECEĞİ İNŞA ETMEKTEN KAÇMAKTIR 28-01-2020 00:55 HAC İBADETİ VE DİYANET’İN SORUMLULUKLARI 21-01-2020 08:36 GÜNÜMÜZÜN OKÇULARI DA MEVZİLERİNİ TERK ETTİLER 13-01-2020 08:33 GÜZEL/İYİ OLAN HER ŞEY, RABBİMİZİ HATIRLATMALIDIR 06-01-2020 08:22 YOBAZLIK İNSANLIĞIN BAŞ BELASIDIR 30-12-2019 00:04 İSRAİL KAVRAMI YAKUP AS’IN İSMİ MİDİR? 16-12-2019 00:06 KENDİMİZ OLMAK ZORUNDAYIZ 09-12-2019 12:15 İBLİS HAKLI ÇIKTI 02-12-2019 08:40 ALLAH’IN RAZI OLACAĞI HAYAT İKİ CEPHELİDİR 25-11-2019 08:34 AHLAKLI OLMAK, DEĞERLERİMİZE SAHİP ÇIKMAKTIR (2) 18-11-2019 08:20 AHLAKLI OLMAK, DEĞERLERİMİZE SAHİP ÇIKMAKTIR (1) 09-11-2019 09:03
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Fatih Karagümrük37
  • 2Alanyaspor37
  • 3Galatasaray37
  • 4Hatayspor37
  • 5BB Erzurumspor36
  • 6Göztepe35
  • 7Fenerbahçe35
  • 8Konyaspor24
  • 9Antalyaspor24
  • 10Trabzonspor34
  • 11Beşiktaş34
  • 12Sivasspor34
  • 13Kasımpaşa33
  • 14Kayserispor33
  • 15Gaziantep FK32
  • 16MKE Ankaragücü21
  • 17Gençlerbirliği21
  • 18Çaykur Rizespor31
  • 19Denizlispor21
  • 20Yeni Malatyaspor31
  • 21Başakşehir FK30
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA