DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Beşir İSLAMOĞLU
Beşir İSLAMOĞLU
Giriş Tarihi : 12-10-2020 08:25

HALKI MÜSLÜMAN OLAN ÜLKELERİN DEVLET YÖNETİMİ NİÇİN İSLAMİ DEĞİLDİR?

Kur’an’da devlet yönetiminin şekli hakkında herhangi bir ayet yoktur. Yönetim şekli yerine Kur’an’da genel prensipler vardır. Adalet, istişare, işi ehline vermek, iyilikle muamele etmek gibi hukuki ve ahlaki ilkeler belirlenmiştir.

Kur’an’da devlet yönetiminin şeklinin belirtilmemiş olması, İslam’ın evrensel, yani bütün insanlara ve bütün çağlara hitap etmesinden kaynaklanmaktadır. Onun içindir ki Allah, sadece ilke/prensip belirler, gerisini her çağdaki insanlara bırakır.

Evet İslam, kimlerin işbaşına getirileceği ve ülkeyi yöneteceği ile ilgili isimler (Kureyş gibi) üzerinde durmaz; sadece kaide ve kural belirler. Yönetenlerin işinin ehli olmasını, istişareye önem vermesini, hak ve adaleti hakim kılmasını, ülkenin –maddi manevi- kalkınmasına önem vermesini, her türlü haksızlık ve zulmü önlemesini ve sorumluluk bilinciyle hareket etmesini ister.

Yaptığımız analizlere göre, vahye muhatap olan Nebi as, elçilik görevi yanında insanların siyasi, hukuki, sosyal ve ekonomik işlerini de üstlenerek bir anlamda “başkanlık” da yapmıştır.

Mekke’de insanların basit denilebilecek bir takım işlerini çözüme kavuştururken, Medine’de cami ve eğitim-öğretim hizmetlerini yürütmek, diğer inanç sahipleriyle ortak yaşam için sözleşmeler yapmak, savaşları yönetmek, yargısal/hukuki işlemleri çözmek, vergiler/zekat toplamak, hac işlerini organize etmek, valiler atamak, şehir (belediye) hizmetlerini yaptırtmak gibi daha kapsamlı işler yürütmüştür. Kısaca, bir devlet başkanı gibi -küçük çaplı da olsa- İslam toplumunun yönetimini de üstlenerek –o tarih için- en mükemmel yönetim şeklini bir model olarak ortaya koymuştur.

Nebi as’dan sonra maalesef Kur’an’a ve Resul’ün yönetim sistemine uygun “kalıcı” bir yönetim şekli çıkarılıp sistemleştirilemedi. Nebi’nin vefatının hemen ardından –daha cenaze yerde iken- Ensar (Medineliler) ile Muhacir (Mekkeliler) başkan seçmek için Beni Sakife mahallesinde karşı karşıya geldiler. Nebi’nin ailesi (Haşimoğulları) vefatın getirdiği psikoloji ile yıkılırken ve ne yapılması gerektiğini düşünürken, diğerleri bir an önce bir emir/başkan seçmek için çoktan harekete geçmişlerdi.

Ensar Muhacir tartışmasında “kureyşlilik” kazandı. Maalesef öteden beri devam edip gelen “kabilecilik” ön plana çıkartıldı. Nebi’nin en yakın arkadaşlarından bazıları “Kureyş kabilesinin bütün kabilelerden üstün olduğunu” vurgulayarak başkanlığın öncelikle onların hakkı olduğunu dile getirdiler ve Kureyşten biri olan Ebu Bekir’i başkan seçtiler.

Halbuki Nebi as, kabilecilik, asabiyetçilik, Arapçılık, krallık, meliklik, milliyetçilik gibi “tarafgirlik” fikrini ortadan kaldırmıştı. O, bütün insanları “tarağın dişleri gibi eşit” görmüştü. Öyleki azatlı kölenin oğlunu bir birliğin komutanı ve yine hür bir kadını azatlı köle ile evlendirmeyi sağlayabilmişti.

2020 yılının paradigmasıyla o tarihlere baktığımızda işin şeklinin (başkan/emir/halife seçmenin) yanlış olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Halbuki Nebi as vefat eder etmez, Ehl-i beyti (ailesini) dinlenmeliydiler. İstişare ile Nebi’nin cenazesi kaldırılıp taziye bitikten sonra, kalıcı bir yasa hazırlamak için bir “bilim/hukuk şurası” seçmeliydiler. Bu şuradan biri onlara başkanlık etmeliydi. Yasa hazırlandıktan sonra seçime gidilecekti ve böylece hazırlanan yasaya göre Müslümanlar/ümmet adilce yönetilecekti.

Kim bilebilir; Nebi as hastalandığında, “Bana bir kağıt kalem getirin” isteği dikkate alınsaydı, belki de şunu yazdıracaktı: “Ben vefat edersem, hemen kendiniz ve dünyaya örnek olmanız için bir yasa (yönetim şekli) hazırlayın. Yasa hazırlanana kadar ……… (falan kişi) Müslümanlara başkanlık etsin. Sonra hazırlanan yasaya göre başkan ve yönetimini seçer ve benim yönettiğim gibi yöneterek hayatınıza devam edersiniz. Unutmayın! Bu yönetimin yapacağı ilk çalışma, Kur’an’ı musahaf haline getirmek olacaktır.”

Bütün bunları şunun için dile getiriyoruz: Eğer başta Kur’an ve Nebi’nin ilkeleri akl-ı selimle dikkate alınarak kalıcı bir yasa/yönetim şekli belirlenerek işletilseydi, bugün Müslümanlar dünyada birinci sınıf olurlardı ve bütün dünyaya adalet götürülerdi; ama maalesef öyle olmadı.

Yasa/yönetmelikler hazırlanmadan Ebu Bekir aceleyle bir grup tarafından başkan seçildi. Sonra kendi yerine Hz. Ömer’i atadı. Ömer de altı kişilik bir kurulla Hz. Osman’ı seçtirdi. Sonra Hz. Ali daha geniş bir konsensüs ile başkan seçildi.

Hz. Ebu Bekir hariç diğer üç başkan/halife, kanunsuzluk ve kanunsuzluğun getirdiği tedbirsizlikten/emniyetsizlikten dolayı görevdeyken haince öldürüldüler. Koca İslam devletinin başkanları emniyetsiz/korumasız -tabir uygunsa- elini kolunu sallayarak dolaşabilirler mi? Halbuki yüz yıllardır kabileciliğin ve bedeviciliğin hüküm sürdüğü topraklarda böyle hareket edilmesi son derece sakıncalıydı.

Evet, Nebi’nin ashabı/arkadaşları başta yasa yapmamakla (yani ilk düğmeyi yanlış bağlamakla) hata işlediler. O hata sonucu, Hz. Ali’nin Hariciler tarafından ortadan kaldırılmasıyla maalesef Müslümanların yönetimi Şam valisi Muaviye’ye kaldı. O da daha sağlığında baskıyla oğlu Yezid’i başkan/kral seçtirerek tekrar krallığı (babadan oğula geçen), yönetim şeklini getirdi. O gün bugündür Müslümanlar bir çeşit krallıkla “ben” ile yönetilmeye devam etmektedirler. On dört asırdır “ben yönetmeliyim” kavga ve savaşını sürdürmektedirler. Gücü bulan hemen diğerini devirmeye (ihtilal yapmaya) kalkışıyor. Bir türlü tam bir İslam adaletine (demokrasisine) geçemediler. Sözünü ettiğim demokrasi, bana göre Hakk’ın emrinde ve halkın hizmetinde olan sistemdir.

İnsanların kanunsuz/yasasız bir arada medenice/insanca yaşayamayacaklarını İngiltere 1215 yılında fark ederek MAGNA CARTA (Büyük Özgürlükler Sözleşmesi) adıyla bir yasa hazırlayarak sistemli bir yönetime geçmişti.

Ardından 1781 yılında ABD daha kapsamlı bir anayasa hazırlayarak dünyaya örnek olmuştur. 1786 da Osmanlı yönetimi de Kanun-i esasi adıyla bir çeşit yasa hazırlayarak kısmen de olsa bir düzene geçmişlerdi.

Bir ülkenin İslam adaletiyle yönetilmesi için yazılı yasa şarttır; ancak tek çözüm değildir. Yazılı yasayla birlikte demokrasisinin sağlıklı işletilmesi gerekir. Yönetenlerin halkın seçimiyle işbaşına getirilmesi gerekir. Bunların da ehliyetli, liyakatli, dürüst, adil, sorumluluk bilinciyle hareket edip etmediği bir “üst siyasi ahlak kurulu” tarafından mutlaka denetlenmelidir.

Maalesef 21. Asırda olmamıza rağmen halkı Müslüman olan ülkeler -Kur’an kitabına sahip olmalarına rağmen- dünyaya örnek olabilecek bir siyasi/idari bir sistem ortaya koyamadılar ve her yönüyle dünyanın gerisinde kaldılar. Zaten “İslamilikendeksi”ne göre ilk 40’ta hiçbir İslam ülkesi yer almamaktadır. İlk 50’de de sadece dört ülke vardır.

İslam ülkeleri -çağın diliyle söylersek- demokrasiden bir hayli uzaktadırlar. Kısmen de olsa bugün Tunus, Senegal, Arnavutluk, Endenozya, Malezya, Bangladeş, Bosna Hersek ve Türkiye’nin demokrasi ile yönetildiğini söyleyebiliriz.

(Kaldı ki Türkiye İslam Ülkeleri arasında 10. Sırada ve 1. Sınıf değil, ancak 4.5 sınıf bir demokrasiye sahiptir. Kaynak: Ülkelerin demokratik performanslarını ölçen FH)

Evet, bunları analiz edip dile getirmemizin nedeni, Müslümanların geçmişteki hatalardan ders almaları ve birinci sınıf adalete sahip olmak için çaba sarf etmeleridir. Dilerim Müslümanlar -ellerinde Kur’an kitabı olmasına rağmen- dünyaya neden ve niçin örnek olamadıklarını tez elden görüp harekete geçerler.

Selam ve muhabbetlerimle…

 

NELER SÖYLENDİ?
@
Beşir İSLAMOĞLU

Beşir İSLAMOĞLU

DİĞER YAZILARI DEVLETİN BEKASI ANCAK ADALETLE SAĞLANIR 26-10-2020 08:03 YÜZ KIZARTICI BİR OLAY İSLAM’A MAL EDİLEBİLİR Mİ? 19-10-2020 07:55 HALKI MÜSLÜMAN OLAN ÜLKELERİN DEVLET YÖNETİMİ NİÇİN İSLAMİ DEĞİLDİR? 12-10-2020 08:25 “KUR’AN DA RİVAYETLE GELDİ” DEMEK, ONA ŞAİBE KATMAKTIR 05-10-2020 07:37 TOPLUMUN SORUNLARINI KİM, NASIL ÇÖZECEK? 28-09-2020 08:55 TÜM ÇABALAR DAHA İYİ BİR GENÇLİK VE GELECEK İÇİN OLMALIDIR 21-09-2020 08:22 RESULULLAH AS, ALLAH’IN HÜKÜMLERİNE KARŞI ALTERNATİF HÜKÜMLER GETİRİR Mİ ? (2) 14-09-2020 19:10 PANDEMİ GÜNLERİNDE EĞİTİM-ÖĞRETİM DURDURULMALI MI? 03-09-2020 12:45 RESULULLAH AS, ALLAH’IN HÜKÜMLERİNE KARŞI ALTERNATİF HÜKÜMLER GETİRİR Mİ? (1) 27-08-2020 10:08 NİMETLERİ ELLERİNİN ALTINDAKİLERLE PAYLAŞMAYNLAR, EŞİT DURUMA GELMEKTEN Mİ KORKUYORLAR! 20-08-2020 08:39 . “MEAL OKUMAYIN” DEMEK, “ALLAH’I DİNLEMEYİN” DEMEKTİR 11-08-2020 08:36 ESKİ TARZ BAYRAMLAR ARTIK MUTLU KILMIYOR; SAHİ SENİ MUTLU KILAN NEDİR? 04-08-2020 09:12 YÜZ YIL ÖLÜ KALDIKTAN SONRA TEKRAR DİRİLMEK… 27-07-2020 10:18 GAYBİ KONULAR AKLIN KONUSU DEĞİL Mİ? 21-07-2020 00:15 İBN RÜŞD FELSEFESİ YAŞATILABİLİR Mİ? 14-07-2020 08:06 LANET NEDİR, KİMLERE LANET EDİLMŞİTİR? 06-07-2020 08:29 TOPLUMSAL HELAKİN SEBEBİ İNANÇSIZLIK DEĞİL, İFSATTIR 30-06-2020 08:15 TELKİN ÖLÜYE DEĞİL, DİRİYE YAPILIR 23-06-2020 08:01 ANNELERİN HUKUKU NE ZAMAN KORUNACAK! 16-06-2020 08:25 NAMAZLARIN KISALTILMASI, YAYA VE BİNEK ÜZERİNDE KILINMASI VE CEM EDİLMESİ 08-06-2020 08:29 BİR İNSANI YAŞATAN, BÜTÜN İNSANLARI YAŞATMIŞ GİBİDİR 02-06-2020 08:21 HAYDİ KENDİMİZLE YÜZLEŞELİM; COVİD-19’U FIRSATA ÇEVİRELİM! 22-05-2020 09:43 DÜNYA NİZAMINI AYAKTA TUTAN ÜÇ GÜÇ: KİTAP, MİZAN, DEMİR 12-05-2020 10:08 MUSİBETLER ANCAK BİR USUL VE YÖNTEMLE HAL EDİLİR 05-05-2020 09:43 ORUÇ TUTMAKTAN MAKSAT, SORUMLULUK BİLİNCİ KAZANMAKTIR 28-04-2020 10:14 “KENDİMİZ İÇİN SEVİP İSTEDİĞİMİZİ, MASUM İNSANLAR İÇİN DE SEVİP İSTEMEDİKÇE, GÜVEN İÇİNDE OLAMAYIZ” 20-04-2020 09:23 CORONA VİRÜSÜNÜ İBRET NAZARIYLA OKUMAK 14-04-2020 09:49 DUA 07-04-2020 10:17 AFAT VE FELAKETLERE KARŞI TEDBİR İKİ TÜRLÜDÜR 30-03-2020 09:21 KADER, BELA (BLV), FİTNE, NASİP, KISMET AYNI ŞEYLER Mİ? (4) 24-03-2020 10:16 KADER, BELA (BLV), FİTNE, NASİP, KISMET, AYNI ŞEYLER Mİ? (3) 17-03-2020 09:28 KADER, NASİP, KISMET, İMTİHAN AYNI ŞEYLER Mİ? (2) 09-03-2020 09:30 KADER, NASİP, KISMET, İMTİHAN AYNI ŞEYLER Mİ? (1) 02-03-2020 08:31 MUHAMMED AS’I RABBİ TERBİYE ETTİ; YA BİZİ KİM TERBİYE ETMEKTEDİR? 25-02-2020 00:09 UYDUK HAZIR OLAN BATILA 18-02-2020 23:06 CAMİ VE MESCİDLERİ FONKSİYONEL HALE GETİRMEK 11-02-2020 10:15 DEPREMİ TEDEBBÜRLE OKUMAK! 03-02-2020 00:37 MEHDİ BEKLEMEK, GELECEĞİ İNŞA ETMEKTEN KAÇMAKTIR 28-01-2020 00:55 HAC İBADETİ VE DİYANET’İN SORUMLULUKLARI 21-01-2020 08:36 GÜNÜMÜZÜN OKÇULARI DA MEVZİLERİNİ TERK ETTİLER 13-01-2020 08:33 GÜZEL/İYİ OLAN HER ŞEY, RABBİMİZİ HATIRLATMALIDIR 06-01-2020 08:22 YOBAZLIK İNSANLIĞIN BAŞ BELASIDIR 30-12-2019 00:04 İSRAİL KAVRAMI YAKUP AS’IN İSMİ MİDİR? 16-12-2019 00:06 KENDİMİZ OLMAK ZORUNDAYIZ 09-12-2019 12:15 İBLİS HAKLI ÇIKTI 02-12-2019 08:40 ALLAH’IN RAZI OLACAĞI HAYAT İKİ CEPHELİDİR 25-11-2019 08:34 AHLAKLI OLMAK, DEĞERLERİMİZE SAHİP ÇIKMAKTIR (2) 18-11-2019 08:20 AHLAKLI OLMAK, DEĞERLERİMİZE SAHİP ÇIKMAKTIR (1) 09-11-2019 09:03
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Alanyaspor616
  • 2Fenerbahçe614
  • 3Galatasaray610
  • 4Fatih Karagümrük68
  • 5Çaykur Rizespor68
  • 6Kasımpaşa68
  • 7Antalyaspor68
  • 8Yeni Malatyaspor68
  • 9Göztepe67
  • 10BB Erzurumspor57
  • 11Başakşehir FK67
  • 12Beşiktaş57
  • 13Gaziantep FK67
  • 14Sivasspor57
  • 15Hatayspor47
  • 16Konyaspor56
  • 17Kayserispor56
  • 18Trabzonspor65
  • 19Denizlispor65
  • 20Gençlerbirliği54
  • 21MKE Ankaragücü41
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA