DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Elif Afra YURTTAŞ
Elif Afra YURTTAŞ
Giriş Tarihi : 07-01-2021 09:58

IŞIK SAÇMAK İÇİN YANMAK GEREK!

"Mum olmak kolay değil, ışık saçmak için önce yanmak gerek" diye bir söz duymuştum yıllar önce. Bu söz beni çok etkilemişti, üzerinde fazlaca düşünmüştüm. Neden söylenmiş olabilirdi? Bu sözle kastedilmek istenen neydi? Altında yatan asıl mesaj neydi? Şeklinde zihnimin labirentleri soru işaretleriyle dolup taşmıştı. Biraz araştırınca bu sözün Mevlana Celaleddin Rumi tarafından söylendiğini öğrendim. Ancak söylenme sebebini bir türlü öğrenemedim ve bunun bir öneminin olmadığının da farkına vardım. Çünkü asıl önemli olan sözün söylenme sebebi veya kim tarafından söylendiği değildi, sözün güzelliği apaçık ortadayken böyle fuzuli ayrıntıların peşine düşmek zaman kaybı olurdu.

Sözün kalbe dokunan ve insanı tesir altına alan derin anlamını biraz irdelemek istiyorum. Mum, karanlıkta kaldığımızda bizi aydınlatan, önümüzü görmemizi ve işlerimizin yolunda gitmesini sağlayan bir araçtır. Lâkin mumun ışık saçıp etrafını aydınlatabilmesi için onu yakmamız gerekiyor. Mum yanıp da işlevini yerine getirdikten sonra bitiyor. Yani mumun ışık saçıp parlayabilmesi ve etrafını aydınlatabilmesi için sonunda yok olması gerekir. Bir süre sonra o ışık saçan parlaklık ve güzellik eriyip bir kalıntıya dönüşüyor. Ama o parlak ışığın ortaya çıkması için mecburen mumu yakmamız da gerekir. Işık için mumdan vazgeçmek gerekir. Zaten mumu mum yapan da ışığı değil midir? Parlak ışığı olmadan, kuru mumun bizim için bir anlamı olmaz. Mum yandığında ve ışık saçtığında önem kazanır.

Mumu metaforik açıdan ele almak istiyorum. Işık saçan mum, ahlaki değerlere sahip, başarılı, çevresine yararı olan ve en nihayetinde insan olabilmeyi başarmış bireyleri temsil eder. Aynı zamanda ışık saçan mumu, Psikoloji'deki kendini "gerçekleştirme kavramı" ile aynı kulvarda değerlendirmek de makul olur diye düşünüyorum. Kendini gerçekleştirme deyince, akla gelen ilk isimlerden biri Amerikalı psikolog Abraham Maslow'dur. Maslow’a göre kendini gerçekleştirme, insanın özünde var olan potansiyelini açığa çıkarması ve bu potansiyelini en mükemmel şekilde kullanabilmesidir. Kendini gerçekleştiren insanlar, gerçeği olumlu biçimde algılar ve belirsizliğe katlanabilirler. Başkalarını ve olayları olduğu gibi kabul ederler. Bu tip insanların duygu ve davranışları içtendir. Kendini gerçekleştiren insanlar yaratıcı verimli ve üretken olup insanların ortak mutluluğu ile ilgilidirler (Akt, Aydın ve ark. 2013). Ayrıca kendini gerçekleştirme süreci her birey için farklıdır. Bazısı anne olarak kendini gerçekleştirirken, bir diğeri sosyal hayatta aktif olup çalışarak kendini gerçekleştirebilir. Kendini gerçekleştiren kişi, insan varoluşunun zirvesine ulaşmış, olabileceği her şeyi olmuş kişidir.

Unutmamak gerekir ki insanın zihinsel ve ruhsal gelişimi lüks değil ihtiyaçtır. Vücudumuzun minerallere ve vitaminlere ihtiyaç duyması gibi, zihnimiz de gelişime ihtiyaç duyar. Bir kişinin en temel ihtiyaçlarını gidermesi, o kişinin mutlu hissetmesi için yeterli olmayabilir. Mutluluğa giden yol kişinin temel ihtiyaçlarının karşılanmasının yanı sıra insanın yetenek, bilgi ve beceri itibariyle de kendini tam olarak ortaya

koymasından geçer. Kendini gerçekleştirmek varılacak bir durak değil, ömür boyu devam eden ve gelişen bir süreçtir.

Bunun için de insanın çalışması, çabalaması, emek vermesi gerekir. Bazen acı çeker, bazen sarp, dikenli yollarda yürür, bazen kanını, terini, gözyaşını akıtmak zorunda kalır. Ama mum olmanın kolay olmadığının, ışık saçmak için yanmak gerektiğinin bilincindedir kendini gerçekleştiren kişi. Işık saçmak için bir takım fedakârlıklarda bulunması gerektiğini bilir. En basit örneğiyle uykusundan feragât etmelidir, dokuz saat uyuyacağına altı saat uyuyup ışık saçmak için daha fazla vakit kazanmalıdır.

İnsan, yandığı kadar önünü görebilir diye bir özdeyiş vardır. Ne kadar çok acı çeker ve ne kadar çok üzüntü yaşarsa insan, o kadar güçlü olur. Hayatın tüm yönlerini görmüş, başarılarının kıymetini bilir. Çünkü saçtığı parlak ışığının altında yatan kanı, teri ve gözyaşını bilir. Bu yüzden de parlak ışığının kıymetini iyi bilir ve daha fazla hamd eder.

Yine Mevlana'dan bir alıntı yaparak yazımı bitirmek istiyorum. “Bir mum, diğer bir mumu tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez…”

Daha parlak bir dünya için kendini gerçekleştirmiş ve ışığıyla başkalarını da aydınlatabilen birer mum olmamız dileğiyle, ışığımızı hiç kaybetmeyelim.

 

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Beşiktaş1941
  • 2Fenerbahçe1939
  • 3Galatasaray1936
  • 4Gaziantep FK1934
  • 5Trabzonspor2033
  • 6Alanyaspor1931
  • 7Hatayspor1931
  • 8Fatih Karagümrük1927
  • 9Yeni Malatyaspor1927
  • 10Göztepe1925
  • 11Antalyaspor1925
  • 12Çaykur Rizespor2025
  • 13Sivasspor1924
  • 14Başakşehir FK2024
  • 15Konyaspor1922
  • 16Kasımpaşa1922
  • 17Kayserispor1919
  • 18Gençlerbirliği2019
  • 19MKE Ankaragücü1918
  • 20BB Erzurumspor2017
  • 21Denizlispor1914
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA