DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Beşir İSLAMOĞLU
Beşir İSLAMOĞLU
Giriş Tarihi : 19-01-2021 09:05

SİZ, SELEFİLİĞİN HANGİ KOLUNDANSINIZ?

Bugünkü makalemizi selefiliğe ayırdık; zira selefilik, başlangıçta tüm Müslümanların temel referansı iken, bugün neredeyse herkesin adından bile korktuğu bir örgüt haline gelmiştir. Geçen gün bir tv’de ispiyoncunun biri, fikirlerini beğenmediği Müslümanları “selefilik” ile suçlayarak kendi saçmalıklarını örtmeye çalışıyordu. Halbukiselefiliğe en çok uyan kendi düşüncelerdir.

Şimdi bakalım bu selefilik nedir, kimler selefidir?

Kelime olarak ilkler, önce gelenler, önde olanlar anlamına gelen selef,  İlim ve fazilet açısından Müslümanların ilkleri ve önderleri sayılan sahabe ve tabiin için kullanılan bir kavramdır.

Selefin ilim ve fazilet olarak üstün kabul edilmesi, şu hadise/rivayete dayandırılmaktadır:

“Ümmetimin en hayırlısı benim döneminde yaşayanlardır. Sonra onların ardından gelenler, sonra da onları takip edenlerdir.”

Bu rivayetin sıhhati bir yana, elbette Resulullah as ile birlikte yaşayan ve her gün vahiyle hemdem olan Müslümanlar, dini en doğru anlayan ve yaşayan kimseler olmuşlardır; ancak Resulullah’ın vefatından sonra yaşayanlar için aynı kanaati sürdürmek pek mümkün görünmemektedir; zira tarih, Nebi as sonrası yaşanan fecaatı gözler önüne sermektedir.

Bilindiği gibi, Nebi as sonrası Müslümanlar başta hilafet/siyaset olmak üzere, irtidat olayları, kader konusu, büyük günah işleyenlerin durumu, akıl ve nakil sorunu, Kur’an’ın mahluk olup olmadığı konusu gibi pek çok konuda karşı karşıya geldiler, bölündüler, parçalandılar. Hatta Cemel ve Sıffin adıyla bilinen iç savaşlar ve Harre,  Kerbela gibi katliamlar yaşadılar.

Bu iç savaş ve karışıklıklardan dolayı Müslümanlar sığınacak bir kale aradılar ve haklı olarak “ilk kurucular” diyebileceğimiz sahabe ve tabiine (selefilere) sığındılar. Onların görüş ve inançlarına bağlanarak işin içinden çıkmaya çalıştılar.

Şimdi bakalım! On iki asır geçmesine rağmen halen güncelliğini koruyan bu Selefiliğin temel argümanları nedir ve kimler selefidir?

Selefilik; Kur’an ve hadisle birlikte, sahabe, tabiin ve hatta tebe-i tabiinin söz ve davranışlarına kutsiyet atfeden, nassı dokunulmaz kılan, nakli/rivayetleri temel referans kabul eden, akıl, tevil ve tenkite yer vermeyen kapalı bir düşünce biçimidir.

Selefilere göre “din asardan ibarettir.” Yani ilk kurucuların anladığı ilimdir. Bu da tamamen “isnad” yoluyla öğrenilir. İlk üç nesilden gelmeyen bilgiler ilim olarak kabul edilemez. Dolayısıyla onların öğrettiklerini muhafaza etmek, aykırı olan düşünceleri (mesela, Ebu Hanife’nin metodu olan akla ve reye dayalı metodunu) bid’at kabul ederek red etmek onlara göre dinin gereğidir.

Selefiliği sistemli bir ekol/mezhep haline getiren Ahmed b. Hanbel’dir. Dolayısıyla selefi olmak, bir anlamda “Hanbeli” olmaktır. Hanbelilerin temel referansı ise, “hadis” adı altında gelen rivayetlerdir. Onun için kendilerine ayrıca “Ehl-i hadis” adını vermektedirler.

 Ahmet b. Hanbel’e göre din, ancak Selefe/ilklere bağlı kalınarak doğru yaşanabilir. Dolayısıyla o, ilmini hadislere/rivayetlere dayandırarak, aklın ve kıyasın kullanılmasına karşı çıkarak, Mu‘tezile kelamcılarıyla mücadele ederek, Kur’an’ın yaratılmadığını ve ezeli olduğunu savunarak, bunun için işkencelere maruz kalarak kendisinden sonraki Ehl-i hadis için model ve selef düşüncesinin öncüsü olmuştur.

Selefiliğin ikinci öncüsü, tarihe ismini eserleriyle yazan İbn Teymiyye’dir. O da Ahmed b. Hanbel’in takipçisi olmakla beraber -konjonktür gereği- yeni bir selefi paradigma hayata kazandırmaya çalışmıştır.

İbn Teymiyye (ö.1328), öğrencisi İbn Kayyim el-Cevziyye (ö.1350) ile birlikte, Haçlı seferleri ve Moğol istilâsı etkilerinin görüldüğü bir dönemde, Müslümanların inancını ve birliğini güçlendirmek amacıyla Kur’an ve Sünnet çerçevesinde kısmen de olsa akılcılığa yer vererek, tevhit ve şirk konusunda titiz davranarak, vahdet-i vücut ve “enelhak” felsefesini tenkit ederek ve bid‘at ve hurafelere karşı sert eleştirileriler getirerek yeni bir selef anlayışı geliştirdiler.

Selefiliğin üçüncü öncüsü de “vehhabilik” felsefesinin kurucusu kabul edilen Muhammed b. Abdulvehhab’dır. (ö.1792)

M. b. A. Vehhab, İbn Teymiyye’nin eserlerinin etkisinde kalarak tevhit ve şirk konularına önem veren, bid’at ve hurafelere karşı çıkan, özellikle kabirlere gösterilen ihtimam/hürmet/kutsiyet konusunda çok titiz davranan, tasavvufun bütün argümanlarına karşı çıkan, şeyhlerin ve evliyanın (!) ruhlarından yardım dilemeyi küfür sayan ve aynı zamanda siyasal alanda da mücadele veren devrimci/selefi bir semboldür.

Bilindiği gibi, ortaya çıkan fikir ve tezler zaman içerisinde değişim ve dönüşüme uğramaktadır. Selefilik de tarihi süreç içerisinde –kaynak değişmese de- sürekli kabuk değiştirmiş, farklı fikirlere kaymış, gruplara bölünmüş, hatta kimilerinde ideolojik bir harekete dönüşmüş ve Selefe/ilklere bağlılık sözde kalmıştır.

Bugün dönüp baktığınızda, halen selefin yolunda olduğunu iddia eden onlarca ekol/cemaat/grup görürsünüz. Gerçekten bunlar selefin (sahabe-tabiin) yolunda mı? Kabul edelim ki selefin yolundadırlar; peki, sahabe ve tabiinin fikir ve metotları homojen bir yapıda mıydı? Mesela, sahabeden “Abdullah b. Abbas ile Abdullah b. Ömer, Hz. Aişe ile Ebu Hureyre; tabiinden Hasan-ı Basri ile İ. Zuhri ilimde aynı fikir ve metoda mı sahipti” diyebilir miyiz? Tabiinden sonra gelen kuşaklarda zaten fikir ve metotlar iyice ayrışmış ve mezheplere bölünmüşlerdi.

Bu açıklamalardan sonra, şimdi günümüzde, sahabe ve tabiinin (selefilerin) yolunda olduğunu iddia edenlere soralım; siz hangi selefi gruba aitsiniz?

Tasavvuf-tarikat-mezhep bünyesinde varlığını sürdüren Selefî cemaatlerden misiniz, yoksa “ıslah ve tecdit” adıyla başlayan siyasal ve radikal selefi örgütlerden misiniz?

Selefi grupları daha çoğaltarak soralım:

İlk kurucusu olan Ahmed b. Hanbel’in Hanbeli selefiliğine mi?

İbniTeymiyye’nin, akidevi ilkeler üzerine geliştirdiği selefiliğe mi?

Abdulvehhab’ın siyasal devrimci felsefesi üzerine kurulmuş selefeliğe  mi?

Suud’un önderliğinde kurulan “Rabıta” selefiliğine mi?

19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren ortaya çıkarılan Muhammed Abduh’un “ıslah ve tecdit” adıyla başlayan radikal selefiliğine mi?

Hassan el-Benna’nın ihvan teşkilatına kaynaklık eden selefiliğine mi?

Pakistanlı Mevdudi’nin, siyasal Cemaat-ı İslami’sini üzerine inşa ettiği selefiliğe mi?

Harici paradigmayla yola çıkan şiddet yanlısı (cihad, tekfir, en-Nusra, el-kaide, Işid, Deaş, Boko Haram vd.)  örgütlere kaynaklık eden selefiliğe mi?

Hadis merkezli din anlayışına sahip “ehl-i hadis”in kaynak kabul ettiği  selefiliğe mi?

Mezhep merkezli fıkıh anlayışına sahip selefi “ehl-i sünnet” blokuna mı?

Ehl-i Beyt, imamet ve mehdiyeti esas alan şiiselefiliğin felsefesine mi? 

Temeli sahabe, arif ve evliyaya (!) dayanan, eşitli inançlardan etkilenen, mistisizme kapı aralayan ve Anadolu’nun hoşgörü kültürü ile yoğrulan selefiliğe mi aitsiniz?

Sahiden hangi selefi ekole aitsiniz? Yoksa selefilik terörle anıldığı için vaz mı geçtiniz? Evet, ne yazık ki başlangıçta her grup, selef yolunda olduğunu iddia ederken, bugün gruplar (cübbeli-cübbesiz, sakallı-sakalsız) birbirlerini “selefi” olmakla suçlamaktadırlar. Bu durum, samimiyetsizliğin ve ikiyüzlülüğün daniskasıdır.

Öyle ise, gelin –başkalarını değil- Allah’ın kitabı olan Kur’an’ı ve onu pratiğe dönüştüren elçisinin yolunu aklımızı kullanarak doğru anlamaya çalışalım. Tarihten/müktesabattan yararlanalım, ders alalım; ama tarihe saplanıp kalmayalım. Bütün konuları çağın aydınlığında çözmeye çalışalım ve çağın idrakine sunalım.

Makalemizin uzandığının farkındayım; lakin konu geniş olduğundan ancak bu kadar kısaltabildim. Okuyucuların hoşgörüsüne…

Selam ve muhabbetlerimle…

 

NELER SÖYLENDİ?
@
Beşir İSLAMOĞLU

Beşir İSLAMOĞLU

DİĞER YAZILARI GÖREVİMİZ “İMAN SORGULAMAK” DEĞİL, ZULMÜ SORGULAMAKTIR 02-03-2021 08:05 “KALUU BELA” ALLAH İLE AHİTLEŞMEKTİR. BAKIN NASIL! 22-02-2021 08:24 DİNDE ASLOLAN AMAÇTIR, ARAÇ DEĞİLDİR 15-02-2021 07:42 DİNİ 21. ASRIN AKLIYLA ANLAMAK/YORUMLAMAK 08-02-2021 09:27 İNSANIN ONURUYLA YAŞAMASI İÇİN EN TEMEL İHTİYAÇ SAĞLIK VE İAŞEDİR 01-02-2021 09:21 ALLAH’IN HAKKINI KORUMAK, YARATILANLARIN HAKKINI KORUMAKLA MÜMKÜN OLACAKTIR; O DA İLAHİ/ADİL SİSTEMİ AYAKTA TUTMAKLA ANCAK SAĞLANIR 25-01-2021 09:30 SİZ, SELEFİLİĞİN HANGİ KOLUNDANSINIZ? 19-01-2021 09:05 ALLAH ÖVGÜ DEĞİL, HAMD İSTEMEKTEDİR 11-01-2021 09:54 EN BÜYÜK KÖRLÜK, NANKÖRLÜKTÜR; O DA KÜFÜRDÜR 04-01-2021 00:24 MENFAAT TATLIDIR, İLKE TANIMAZ! 28-12-2020 11:22 ALLAH UYARMADAN CEZALANDIRIR MI? UYARILMAMIŞ TOPLUM VAR MI? PEKİ 14 ASIRDIR ELÇİ GELMEDİ; BU İNSANLARI KİM UYARMAKTADIR? 22-12-2020 00:29 21. ASRIN MİHNESİ VE HARİCİYESİ 15-12-2020 10:00 RABBİN “OKU” DİYOR. OKUYOR MUSUN, KİMİN ADINA? 10-12-2020 10:01 İSLAMDA İTTİBA KİŞİLERE DEĞİL, DELİLLEREDİR 30-11-2020 08:31 “KEŞKE TOPRAK OLSAYDIM” DEMEDEN ÖNCE… 23-11-2020 09:27 ÖLÜM YOK OLUŞ DEĞİL, YAPTIKLARIMIZLA YÜZLEŞMEKTİR 16-11-2020 09:52 MAKAM, AHLAK İLE DEĞER KAZANIR 09-11-2020 07:59 EN DİNDAR OLANLAR DİNİ EN AZ BİLENLER MİDİR? 03-11-2020 07:52 DEVLETİN BEKASI ANCAK ADALETLE SAĞLANIR 26-10-2020 08:03 YÜZ KIZARTICI BİR OLAY İSLAM’A MAL EDİLEBİLİR Mİ? 19-10-2020 07:55 HALKI MÜSLÜMAN OLAN ÜLKELERİN DEVLET YÖNETİMİ NİÇİN İSLAMİ DEĞİLDİR? 12-10-2020 08:25 “KUR’AN DA RİVAYETLE GELDİ” DEMEK, ONA ŞAİBE KATMAKTIR 05-10-2020 07:37 TOPLUMUN SORUNLARINI KİM, NASIL ÇÖZECEK? 28-09-2020 08:55 TÜM ÇABALAR DAHA İYİ BİR GENÇLİK VE GELECEK İÇİN OLMALIDIR 21-09-2020 08:22 RESULULLAH AS, ALLAH’IN HÜKÜMLERİNE KARŞI ALTERNATİF HÜKÜMLER GETİRİR Mİ ? (2) 14-09-2020 19:10 PANDEMİ GÜNLERİNDE EĞİTİM-ÖĞRETİM DURDURULMALI MI? 03-09-2020 12:45 RESULULLAH AS, ALLAH’IN HÜKÜMLERİNE KARŞI ALTERNATİF HÜKÜMLER GETİRİR Mİ? (1) 27-08-2020 10:08 NİMETLERİ ELLERİNİN ALTINDAKİLERLE PAYLAŞMAYNLAR, EŞİT DURUMA GELMEKTEN Mİ KORKUYORLAR! 20-08-2020 08:39 . “MEAL OKUMAYIN” DEMEK, “ALLAH’I DİNLEMEYİN” DEMEKTİR 11-08-2020 08:36 ESKİ TARZ BAYRAMLAR ARTIK MUTLU KILMIYOR; SAHİ SENİ MUTLU KILAN NEDİR? 04-08-2020 09:12 YÜZ YIL ÖLÜ KALDIKTAN SONRA TEKRAR DİRİLMEK… 27-07-2020 10:18 GAYBİ KONULAR AKLIN KONUSU DEĞİL Mİ? 21-07-2020 00:15 İBN RÜŞD FELSEFESİ YAŞATILABİLİR Mİ? 14-07-2020 08:06 LANET NEDİR, KİMLERE LANET EDİLMŞİTİR? 06-07-2020 08:29 TOPLUMSAL HELAKİN SEBEBİ İNANÇSIZLIK DEĞİL, İFSATTIR 30-06-2020 08:15 TELKİN ÖLÜYE DEĞİL, DİRİYE YAPILIR 23-06-2020 08:01 ANNELERİN HUKUKU NE ZAMAN KORUNACAK! 16-06-2020 08:25 NAMAZLARIN KISALTILMASI, YAYA VE BİNEK ÜZERİNDE KILINMASI VE CEM EDİLMESİ 08-06-2020 08:29 BİR İNSANI YAŞATAN, BÜTÜN İNSANLARI YAŞATMIŞ GİBİDİR 02-06-2020 08:21 HAYDİ KENDİMİZLE YÜZLEŞELİM; COVİD-19’U FIRSATA ÇEVİRELİM! 22-05-2020 09:43 DÜNYA NİZAMINI AYAKTA TUTAN ÜÇ GÜÇ: KİTAP, MİZAN, DEMİR 12-05-2020 10:08 MUSİBETLER ANCAK BİR USUL VE YÖNTEMLE HAL EDİLİR 05-05-2020 09:43 ORUÇ TUTMAKTAN MAKSAT, SORUMLULUK BİLİNCİ KAZANMAKTIR 28-04-2020 10:14 “KENDİMİZ İÇİN SEVİP İSTEDİĞİMİZİ, MASUM İNSANLAR İÇİN DE SEVİP İSTEMEDİKÇE, GÜVEN İÇİNDE OLAMAYIZ” 20-04-2020 09:23 CORONA VİRÜSÜNÜ İBRET NAZARIYLA OKUMAK 14-04-2020 09:49 DUA 07-04-2020 10:17 AFAT VE FELAKETLERE KARŞI TEDBİR İKİ TÜRLÜDÜR 30-03-2020 09:21 KADER, BELA (BLV), FİTNE, NASİP, KISMET AYNI ŞEYLER Mİ? (4) 24-03-2020 10:16 KADER, BELA (BLV), FİTNE, NASİP, KISMET, AYNI ŞEYLER Mİ? (3) 17-03-2020 09:28 KADER, NASİP, KISMET, İMTİHAN AYNI ŞEYLER Mİ? (2) 09-03-2020 09:30 KADER, NASİP, KISMET, İMTİHAN AYNI ŞEYLER Mİ? (1) 02-03-2020 08:31 MUHAMMED AS’I RABBİ TERBİYE ETTİ; YA BİZİ KİM TERBİYE ETMEKTEDİR? 25-02-2020 00:09 UYDUK HAZIR OLAN BATILA 18-02-2020 23:06 CAMİ VE MESCİDLERİ FONKSİYONEL HALE GETİRMEK 11-02-2020 10:15 DEPREMİ TEDEBBÜRLE OKUMAK! 03-02-2020 00:37 MEHDİ BEKLEMEK, GELECEĞİ İNŞA ETMEKTEN KAÇMAKTIR 28-01-2020 00:55 HAC İBADETİ VE DİYANET’İN SORUMLULUKLARI 21-01-2020 08:36 GÜNÜMÜZÜN OKÇULARI DA MEVZİLERİNİ TERK ETTİLER 13-01-2020 08:33 GÜZEL/İYİ OLAN HER ŞEY, RABBİMİZİ HATIRLATMALIDIR 06-01-2020 08:22 YOBAZLIK İNSANLIĞIN BAŞ BELASIDIR 30-12-2019 00:04 İSRAİL KAVRAMI YAKUP AS’IN İSMİ MİDİR? 16-12-2019 00:06 KENDİMİZ OLMAK ZORUNDAYIZ 09-12-2019 12:15 İBLİS HAKLI ÇIKTI 02-12-2019 08:40 ALLAH’IN RAZI OLACAĞI HAYAT İKİ CEPHELİDİR 25-11-2019 08:34 AHLAKLI OLMAK, DEĞERLERİMİZE SAHİP ÇIKMAKTIR (2) 18-11-2019 08:20 AHLAKLI OLMAK, DEĞERLERİMİZE SAHİP ÇIKMAKTIR (1) 09-11-2019 09:03
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA