DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
ADİLE ALICI
ADİLE ALICI
Giriş Tarihi : 22-02-2021 08:24

BİR KEZ DAHA ANLADIM…

Bu hafta araka arkaya aldığım üç ölüm haberi beni derinden sarstı. Dünyanın ne kadar boş ve anlamsız olduğunu bir kez daha anladım. Bu dünya kırmaya ne de kırılmaya değmiyor.

Güzel insan Doğan Cüceloğlu, ‘insan insana’ programındaki konukları ve konuları ile yaptığı güzel sohbetler ile kendini dinlettiren değerli büyüğüm… Milliyette pazar ekinde yazdığı köşe yazıları ve sonrasında internetten sürekli takip ettiğim, nasihatlerine uyduğum değerli insanlardan biri.

Türkiye’nin en değerli bilim insanlarından biri olan Prof. Dr. Doğan Cüceloğlu,İstanbul Beşiktaş’ta hayatını kaybetti. 83 yaşındaki psikolog Doğan Cüceloğlu, kitapları ve yaptığı programlar ile birçok insanın hayatına ışık tutmuş ender insanlarda biridir.

Mersin’de 9 Şubat 1938 de dünyaya gelen psikolog ve akademisyen Prof. Dr. Doğan Cüceloğlu, kişisel gelişim kitapları ve televizyon programlı ile tanındı. 1980-1996 yılları arasında ABD’de görev yaptı; kırktan fazla bilimsel makale yayımladı. 1990 sonrası Türk insanının duygu, düşünce ve davranışlarını bilimsel psikoloji kavramları ile inceleyen Türkçe kitaplar yayımladı. 1992’de yayımlanan İçimizdeki Çocuk adlı kitabı, onun en popüler kitapları arasında yer alıyor. 1996’da Türkiye’ye dönen Cüceloğlu, üniversite öğrencilerine, öğretmenlere, ana-babalara ve işadamlarına yönelik seminerler, konferanslar ve atölye çalışmaları yaptı.

Doğan Cüceloğlu, yaptığı çalışmalarla hayatımıza dokunan insanlardan.

Bu dünyada bazı insanlar gerçekten iz bırakır.

Cüceloğlu iz bırakabilen ender insanlardan.

Olayları, yaşadıklarımızı, yaşayabileceklerimizi o kadar güzel ve örnekleriyle anlatırdı ki dinlemeden kendimi alamazdım.

Birçok kitabını okudum, defalarca kendisini dinledim ve kendime çıkarımlarda bulundum hep...

Cüceloğlu’nda en çok yol gösterici tarafını sevdim.

Psikolojiyi seven ben,Cüceloğlu ile daha da sevdim. Anlattıklarını kendinden örnekler vererek yapması, önerme ve çözümlemelerde bulunmasını ayrı severim.

Mersin’in Silifke ilçesinde 11 çocuklu bir ailenin son çocuğu olan Cüceloğlu, 10 yaşındayken annesini kaybetti. Yıllar sonra yaşadıklarını ve annesi ile ölümü nasıl anladığını anlattı. Ölümünün ardından özellikle sosyal medyada en çok izlenen, annesiyle ilgili anlattığı, çocuk aklıyla ölümü nasıl anladığını anlatan videosu unutulacak gibi değil.

Ölümü tarif ederken, nasıl anladığını işte şu sözlerle anlatıyor Cüceloğlu...

Ve diyor ki;

“Annem hastalandı ve öldü diyorlar ama hep içimde ‘misafirliğe gitti, bir gün sonra gelecek, iki gün sonra gelecek’ diye bakıyorum. Üç gün geçti gelmedi, dört gün geçti gelmedi, beş gün geçti gelmedi. Ve bir gün dedim ki ‘ben annemi bir daha göremeyeceğim’. Ölümün o zaman farkına vardım, bir daha göremeyeceğim. Ve kaçtım, mezarının yanına gittim. Ve orada annem, böyle kalakaldım. Annemi bir daha göremeyeceğim, öyle kalakaldım. Eve geldim, babamı gördüm ve dedim ki ‘Allah’ım inşallah babam ölmez’. Çünkü ölümü öğrendim artık, ölünebiliyor. Babamın da kendine özgü sorunları vardı, o da dört yaşından beri babasız büyümüş. Bir gün bir şey yaptım ‘Niye öyle yapıyorsun’ diye bağırdı, ben kalakaldım ve enteresan bir şekilde çocuk aklımla şuna karar vermiştim: ‘Annen yok, kimsen yok’. Ve böyle bir karar verdiğimi yıllar sonra anladım, annen yok kimsen yok. O zaman kimsen yoksa senin bir şey istemeye hakkın yok, sadece başkalarını memnun etmeye çalışırsın. “

“Annen yok, kimsen yok.”

Bu videoyu defalarca izledim ve gözyaşlarımı tutamadım.

Doğan Cüceloğlu’nun ölüm haberini okuyunca bende iz bırakan yönleriyle bir kez daha andım.

Büyük yaşına rağmen taşıdığın duygusal, samimi, içten o hassas yüreğinle hepimizi gözyaşlarına boğan değerli insan annene kavuştun, mekanın cennet olsun....

ÖLÜM HİÇ YAKIŞMADI

İki genç, iki pırıl pırıl yürek, ölüm ikinize hiç yakışmadı. İki kuzenin hazin, yürek burkan acı sonu…

Olay, dün Palu ilçesine bağlı Kayaönü köyü sınırlarında bulunan özel bir maden ocağı sahasında gece vardiyasında yaşandı. Maden ocağında çalışan teyze çocukları Salih Yıldırım (29) ile Adem Yıldız (30), asansör olarak kullanılan vinç kafesinin üzerinde aşağı indiği sırada yaşanan arıza sonucu hayatlarını kaybettiler. Asansör vincin dengesini sağlayan demir parçanın kopmasıyla 2 işçi, inmeye çalıştıkları yaklaşık 70 metrelik kuyuya 20-25 metre kala düştü. Yıldırım’ın 6 aylık bebeği, Yıldız’ın da 3 yaşında çocuğu vardı. Salih Yıldırım’ın cenazesi Asri Mezarlığı’na, Adem Yıldız’ın cenazesi ise Kovancılar ilçesinin Okçular Köyüne defnedildi.

Ölümlerinin ardından, 2 kuzenin maden ocağında çekilmiş beraber türkü söylerken çekilen görüntüleri en çok izlenen ve yürek dağlayan videolar arasında.

Son anlarının farkında değillerdi. Hayatın baharında da olsan, son demlerinde de olsan farketmiyor. Ölüm güzel insanlara yakışmıyor. Hele hele böyle değerli iz bırakan hayatımızda yer kaplayan değerli büyüklerimiz ile daha yapacak çok işleri olan hayatının güzel başlangıcındaki taze fidanlara hiç yakışmıyor. Böyle güzel insanlar hiç ölmesin istiyorum.

İki teyze çocuğu, iki taze fidan, iki güzel insan mekânınız cennet toprağınız bol olsun.

Ve bir kez daha anladım ki, ölüm her yerde kol gezerken, zaman mekân bakmazken bu boş hayat üzülmeye değmez. Bol bol dua, iyilik yapmak arkada ‘güzel insandı’ dedirtebilmek önemli olan tek şey. İyi insan olabilmek dileğiyle…

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA