DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Elif Afra YURTTAŞ
Elif Afra YURTTAŞ
Giriş Tarihi : 25-02-2021 00:04

UÇMAK İÇİN KUŞ OLMAK GEREKMİYOR, KÜÇÜK MUTLULUKLAR OLSUN YETER!

Bazen düşünüyorum da hayatı bir kaplumbağa veya salyongoz misali yaşasaydık nasıl olurdu acaba? Yanımıza pek bir şey almadan, sadece gerçekten ihtiyaç duyduğumuz şeyleri, bizim için gerekli olan yüklerimizi sırtımıza alıp yaşasaydık nasıl olurdu? Daha mutlu olur muyduk? Yoksa her şey daha mı kötü olurdu merak ediyorum. Hayatı minimal yaşamak kulağa hoş geliyor bazen. Ancak 21.yy'ın bize sunmuş olduğu debdebeli yaşam tarzı buna pek de izin verecek gibi durmuyor. İhtiyacımız olmadığı halde çağın modasına ayak uydurmak adı altında, "nefes kadar gereksinim duyduğumuz" ihtiyaçlarla dolu yaşam tarzından kendimizi kurtarabilir miyiz? Ayrık otu gibi görünme endişesi taşımadan, hayatı bizi mutlu edecek şekilde istediğimiz gibi yaşayabilir miyiz?

Çağa ayak uydurmak adı altında kendi ellerimizle hayatımızı şatafatın görkemi altında ezip kendimize yaşanılmaz kılıyoruz. Bu duruma örnek verebileceğim ve çokça muzdarip olduğumuz alanlardan biri maalesef ki düğünlerimiz. Düğünler, mutlu olmamız gereken anlar değil mi? Ama ne yazık ki biz o mutlu anları lüksün çarkında eritiyoruz. Nişanı, fotoğrafı, kınalığı, bindallısı, gelinliği, damatlığı, takısı, koltuğu, tabağı, bardağı, şuyu buyu derken masrafların altından kalkamayıp kredilere, borçlanmalara gidiyoruz. Neyseki bu maddi kaygıların üstesinden bir şekilde gelebiliyoruz. Ama daha mühim olan insanda bıraktığı manevi izler kalıcı oluyor, kolay kolay benliğimizden silinip gitmiyor. Geçmişe dönüp düğün hatıralarına bakınca o mutluluk ve heyecanı hatırlamak yerine, o günlerde yaşanılan stres ve kaygıları hatırlamak ne kadar da acı bir his oluyordur. Akl-ı selim insanlar olarak kendimizi bu girdabın içinde bulmamız şaşılacak şey. Fakat hiçbirimiz bu durumun önüne geçmiyor, ben de en iyisini hak ediyorum diyerek kendimizi bu lüks ve şatafatlı döngünün kucağına atıyoruz.

Oysa bu mutluluklar bizim için değil. Bu mutluluklar çevremizdeki insanları tatmin etmek için kurguladığımız bir mutluluk oyunundan ibaret. Çevrimize mutluymuşuz imajı vermek için bizi aşan, doymaz yüklerin altına girmek yerine, elimizdekilerin kıymetini bilip bize ait olan sırtımızdaki, asli ihtiyaçlarımızı içeren evimiz ile mutlu yaşayabiliriz. Ayrık otu gibi bu çağın insanları arasında sırıtsak bile biz ayrık otu değiliz. Çünkü aykırı olan biz değiliz. Biz nefes aldığı için, her yeni bir güne gözlerini açıp güneşi selamladığı için, pamuk bulutlarla taçlanmış gökyüzünün maviliğini görebildiği için, gece olup da karanlığa zerafetle süzülen ayı ışığını izleyebildiği için mutlu olmayı bilen şuurlu insanlarız.

Bu hayat bizim! Sadece birkez doğup birkez yaşıyoruz. Kendimiz için yaşamalıyız. Bizi aşan külfetlerle değil, sırtımıza büyük gelen evlerle değil, asla bir yudum nefesle değişmeyeceğimiz ancak uğruna yıllarımızı, bedenlerimizi feda ettiğimiz ihtiyaçlar silsilesiyle değil. Sadece ve sadece kendimize ait olan, bizi mutlu eden hayatı yaşamalıyız. Sırtımızdaki yüklerimizi hafifleterek minimal şeylerle büyük, kocaman mutlulukları yakalayabiliriz.

Cemal Süreya'nın da dediği gibi: "Uçmak için kuş olmak gerekmiyor, küçük mutluluklar olsun yeter."

 

 

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA