DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Beşir İSLAMOĞLU
Beşir İSLAMOĞLU
Giriş Tarihi : 16-04-2021 08:19

MÜSLÜMANLAR KİMLİK KRİZİ Mİ YAŞIYOR; YOKSA SAHTE KİMLİK Mİ TAŞIYOR?

Kimlik, kişinin kim ve ne olduğunu belirten bir aidiyettir. Genel olarak vatandaşlık ve dindarlık olmak üzere iki çeşit kimliğimiz vardır. Vatandaşlık kimliğini, sahip olduğumuz devlet verir; dindarlık kimliğimizi de dinin sahibi Allah verir. Her ikisi de tercihlerimiz sonucunda verilmektedir.

Başta şunu belirtelim ki bir ülkenin/devletin kimliğini taşımak nasıl o devletin yasalarına uymayı zorunlu kılıyorsa, Müslüman kimliğini taşımak da İslam dininin yasalarına/ilkelerine uymayı zorunlu kılar.

Bu kısa girizgahtan sonra, İslam dinini tercih edip “Müslüman kimliği” taşıyanların kimlik sorunu üzerinde durmaya çalışalım.

Başta da belirttiğimiz gibi, söz konusu “Müslümanlık” ise, kimliği veren bizzat Allah’tır. “O, size “Müslüman” adını verdi.” (Hac 78) Müslüman adını veya kimliğini taşımak, İslam dininin bütün ilkelerine gönül rızasıyla “evet” demektir. Müslüman olmak, bir tercih ve aidiyet meselesidir. Kime, neye ait olduğunu bilip, ona göre yola koyulmaktır.

İslam dininin ilkelerine gönül rızasıyla “evet” deyip Müslüman kimliğine sahip olanların öncelikle yapması gereken iş, kimliğin kişiye yüklediği hak ve sorumlulukları dinin sahibinden (kitabından) öğrenmektir. Dinin sahibinden değil de başkalarından öğrenmeye kalkarsanız, kimliğin özüne zarar verirsiniz. Kimlik kırılmasına neden olmamak için dinin kaynağı (Kur’an) temel referans kabul edilmelidir. 

Bir kişi kendi özgür iradesiyle Müslüman olmayı tercih ettiğinde, onun emredildiği (taşıdığı) kimlikte şu yazılıdır:

“Şüphesiz benim salatım (duam), ibadetlerim, hayatım ve ölümüm tüm varlıkların Rabbi olan Allah içindir. O’nun hiçbir ortağı yoktur. Bana böyle emredildi. Ben, Allah’a teslim olanların ilklerindenim.” (En'am suresi 162)

“O’nun hiçbir ortağı yoktur” argümanına, “sözde” hiçbir Müslümanın itirazı yoktur, olamaz; ancak özde ve fiiliyatta pek çok kimse -bilerek veya bilmeyerek- uluhiyette, rububiyette ve ubudiyette O’na onlarca ortak peyda eder. Öyle ise, Allah’a şirk koşmamak için, Allah’ın nasıl bir ilah ve yetkilerinin neler olduğunu her Müslümanın adı gibi bilmesi zorunludur. Bilinmelidir ki hem siyasi alanda hem de teoloji alanında, Allah’ın yetkilerini kendilerinde veya başkalarında görenler, açıkça şirke düşmüşlerdir.

Siyasi alanda Allah’ın ahkamını gereksiz görenler, teolojik alanda ona buna “şefaat yetkisi” verenler, şirkten ari olamazlar; zira “yaratma Allah’a ait olduğu gibi, hüküm de Allah’a aittir. Binaenaleyh, Allah’ın ahkamını ve ilkelerini ciddiye almayanların kimlik sorunu yaşadıklarını bilmek lazım. Teolojik alanda da –müşriklerden ödünç aldıkları- “şefaat yetkisi”ni ona buna verenler, kimliklerini muhafaza ettiklerini iddia edemezler, kendilerini kurtaramazlar; zira “şefaat yetkisi” bütünüyle Allah’a aittir. Bu konuda –melekler hariç- hiç kimseye yetki vermemiştir.

Bilindiği gibi, Allah’ın varlığı ve birliği konusunda Mekke müşriklerinin bile itirazı yoktur; ama Allah, bazı varlıkları şefaat için aracı yapmalarından dolayı onları “müşrik” olarak vasıflandırdı. Bugün de modern dünyada müşriklerin, Allah’ın varlığı konusunda kuşkuları yoktur; ancak onların fikriyatında Tanrı, evreni yaratan, fakat insanların işlerine müdahale etmeyen bir tanrıdır. Yani modern çağın müşrikleri, esasen deisttir.

Öyle ise, Müslüman kimliği taşıyanların tevhit -uluhiyet, rububiyet ve ubudiyet- konusunda doğru bilgiye sahip olması ve çok hassas davranması İslam inancının gereğidir. Bu hassasiyeti taşımayanların “benim salatım (duam), ibadetlerim, hayatım ve ölümüm tüm varlıkların Rabbi olan Allah içindir” deme lüksü olamaz. Gerçekten hayatımızın “kim veya kimler için” olduğuna, yani hayatımızda kimlerin ve nelerin öncelikli olduğuna dönüp bakmamız, kendimizle yüzleşmemiz vaciptir. Aksi takdirde iman nazariyesi anlamsız kalır.  

Kimlik kırılmasına/krizine girmemek için yapılması gereken ikinci iş, şeref ve itibarı (meşruiyeti) başkalarının yanında arayarak değil, kimliği bizzat veren Allah’ın yanında yer alarak kazanmaktır; zira kimliğimizin meşruiyeti Allah’a aittir; ama maalesef Müslüman kimliğini taşıyanların ekseriyeti bu noktada kimliğin verdiği sorumluluğu terk ederek, şeref ve itibarı başkalarının yanında aramaktadırlar.

Müslüman kimliğine sahip çıkmak için yapılması gereken bir üçüncü iş, onun bunun adamı olmaktan kaçınmaktır. Geçmişin iyi/doğru müktesebatından yararlanırken, hiçbir mezhebin, tarikatın, cemaatin veya şahısların müntesibi değil, sadece Kur’an ve elçisinin müntesibi olma zorunluluğumuz vardır. Müslüman kimliğine zarar veren, Müslümanları bölüp parçalayan adı “ehl-i Sünnet” de olsa, asla müntesibi olmamalıyız. İntisab edeceğimiz tek kimlik var; o da “İslam” kimliğidir. Binaenaleyh biz, “ehl-i sünnet” değil, “ehl-i İslam” kimliğini taşıdığımızı asla unutmamalıyız.

Çağımızda kimlik kırılmasına/krizine neden olan olgulardan bir diğeri de Müslüman kimliğinin, modern çağın popüler kavramları olan demokrat, laik, liberal, hümanist gibi fenomenlerin gölgesinde kalmış olmasıdır. Çağımızda maalesef bu kavramlar “din” gibi veya dine paralel olgular şeklinde algılanarak Müslüman kimliğinin üzerine çıkarılmaktadır. “Laiklik ve demokratlık” o kadar baskın ki “Müslümanlık” ya unutulmuş ya da silik kalmıştır.

Hülasa -konuyu uzatmadan- belirtelim ki her iddia sahibinin iddia ettiğini ispatlaması zorunludur. Hal böyle iken, çağımızda “Müslüman” olduğunu iddia edenlerin kahir ekseriyeti ya kimlik krizi yaşıyor ya da sahte kimlik taşıyor. Bilinmelidir ki Müslüman olarak taşıdığımız kimlik, Allah’ın belirlediği renkteki (sibğetullah) kimliktir. Sibğetullah, İslam’ın ilkelerini ve değerlerini taşımak demektir. Yani hayatımızı nasıl yaşayacağımızı, hangi kaynaktan bilgileneceğimizi, neleri kabul, neleri ret edeceğimizi, kimleri dost, kimleri de düşman olarak göreceğimizi bilip hayata aksettirmektir.

Dolayısıyla Müslüman kimliği taşıdığını iddia edenlerin, “sahte kimlik” taşıyıp taşımadıklarına dikkat etmeleri zorunludur. Bunun için de yapılması gereken iş, Kur’an’i hayata sahip olup olmadıklarını test etmeleridir. Bilinmelidir ki Kur’an ilkeleriyle bağdaşmayan bir hayat sergilemek, kimlik krizine neden olmaktadır.

Selam ve muhabbetlerimle…
 

 

 

NELER SÖYLENDİ?
@
Beşir İSLAMOĞLU

Beşir İSLAMOĞLU

DİĞER YAZILARI VAHİY VE AKILLA TEMELLENDİRİLMEYEN İMAN, KOFTUR (1) 10-05-2021 08:34 GÜÇLÜNÜN YANINDA YER ALMAK… 03-05-2021 08:25 MESAFE, MASKE VE TEMİZLİK SADECE CORONAVİRÜSE KARŞI DEĞİL… 26-04-2021 07:42 MÜSLÜMANLAR KİMLİK KRİZİ Mİ YAŞIYOR; YOKSA SAHTE KİMLİK Mİ TAŞIYOR? 16-04-2021 08:19 İBN RÜŞD MÜKTESEBATININ TEMELİ AKILDIR 05-04-2021 07:55 İMAM GAZALİ’Yİ DOĞRU ANLAMAK 30-03-2021 07:24 BİLİM GELİŞTİKÇE DİN TASAVVURU DA DEĞİŞİR 22-03-2021 08:13 DAVA SAHİPLERİ NERDESİNİZ?  14-03-2021 23:57 ŞAHİTLİK, (ŞEHİTLİK), HAK VE ADALETİN GERÇEKLEŞMESİ İÇİNDİR 08-03-2021 07:43 GÖREVİMİZ “İMAN SORGULAMAK” DEĞİL, ZULMÜ SORGULAMAKTIR 02-03-2021 08:05 “KALUU BELA” ALLAH İLE AHİTLEŞMEKTİR. BAKIN NASIL! 22-02-2021 08:24 DİNDE ASLOLAN AMAÇTIR, ARAÇ DEĞİLDİR 15-02-2021 07:42 DİNİ 21. ASRIN AKLIYLA ANLAMAK/YORUMLAMAK 08-02-2021 09:27 İNSANIN ONURUYLA YAŞAMASI İÇİN EN TEMEL İHTİYAÇ SAĞLIK VE İAŞEDİR 01-02-2021 09:21 ALLAH’IN HAKKINI KORUMAK, YARATILANLARIN HAKKINI KORUMAKLA MÜMKÜN OLACAKTIR; O DA İLAHİ/ADİL SİSTEMİ AYAKTA TUTMAKLA ANCAK SAĞLANIR 25-01-2021 09:30 SİZ, SELEFİLİĞİN HANGİ KOLUNDANSINIZ? 19-01-2021 09:05 ALLAH ÖVGÜ DEĞİL, HAMD İSTEMEKTEDİR 11-01-2021 09:54 EN BÜYÜK KÖRLÜK, NANKÖRLÜKTÜR; O DA KÜFÜRDÜR 04-01-2021 00:24 MENFAAT TATLIDIR, İLKE TANIMAZ! 28-12-2020 11:22 ALLAH UYARMADAN CEZALANDIRIR MI? UYARILMAMIŞ TOPLUM VAR MI? PEKİ 14 ASIRDIR ELÇİ GELMEDİ; BU İNSANLARI KİM UYARMAKTADIR? 22-12-2020 00:29 21. ASRIN MİHNESİ VE HARİCİYESİ 15-12-2020 10:00 RABBİN “OKU” DİYOR. OKUYOR MUSUN, KİMİN ADINA? 10-12-2020 10:01 İSLAMDA İTTİBA KİŞİLERE DEĞİL, DELİLLEREDİR 30-11-2020 08:31 “KEŞKE TOPRAK OLSAYDIM” DEMEDEN ÖNCE… 23-11-2020 09:27 ÖLÜM YOK OLUŞ DEĞİL, YAPTIKLARIMIZLA YÜZLEŞMEKTİR 16-11-2020 09:52 MAKAM, AHLAK İLE DEĞER KAZANIR 09-11-2020 07:59 EN DİNDAR OLANLAR DİNİ EN AZ BİLENLER MİDİR? 03-11-2020 07:52 DEVLETİN BEKASI ANCAK ADALETLE SAĞLANIR 26-10-2020 08:03 YÜZ KIZARTICI BİR OLAY İSLAM’A MAL EDİLEBİLİR Mİ? 19-10-2020 07:55 HALKI MÜSLÜMAN OLAN ÜLKELERİN DEVLET YÖNETİMİ NİÇİN İSLAMİ DEĞİLDİR? 12-10-2020 08:25 “KUR’AN DA RİVAYETLE GELDİ” DEMEK, ONA ŞAİBE KATMAKTIR 05-10-2020 07:37 TOPLUMUN SORUNLARINI KİM, NASIL ÇÖZECEK? 28-09-2020 08:55 TÜM ÇABALAR DAHA İYİ BİR GENÇLİK VE GELECEK İÇİN OLMALIDIR 21-09-2020 08:22 RESULULLAH AS, ALLAH’IN HÜKÜMLERİNE KARŞI ALTERNATİF HÜKÜMLER GETİRİR Mİ ? (2) 14-09-2020 19:10 PANDEMİ GÜNLERİNDE EĞİTİM-ÖĞRETİM DURDURULMALI MI? 03-09-2020 12:45 RESULULLAH AS, ALLAH’IN HÜKÜMLERİNE KARŞI ALTERNATİF HÜKÜMLER GETİRİR Mİ? (1) 27-08-2020 10:08 NİMETLERİ ELLERİNİN ALTINDAKİLERLE PAYLAŞMAYNLAR, EŞİT DURUMA GELMEKTEN Mİ KORKUYORLAR! 20-08-2020 08:39 . “MEAL OKUMAYIN” DEMEK, “ALLAH’I DİNLEMEYİN” DEMEKTİR 11-08-2020 08:36 ESKİ TARZ BAYRAMLAR ARTIK MUTLU KILMIYOR; SAHİ SENİ MUTLU KILAN NEDİR? 04-08-2020 09:12 YÜZ YIL ÖLÜ KALDIKTAN SONRA TEKRAR DİRİLMEK… 27-07-2020 10:18 GAYBİ KONULAR AKLIN KONUSU DEĞİL Mİ? 21-07-2020 00:15 İBN RÜŞD FELSEFESİ YAŞATILABİLİR Mİ? 14-07-2020 08:06 LANET NEDİR, KİMLERE LANET EDİLMŞİTİR? 06-07-2020 08:29 TOPLUMSAL HELAKİN SEBEBİ İNANÇSIZLIK DEĞİL, İFSATTIR 30-06-2020 08:15 TELKİN ÖLÜYE DEĞİL, DİRİYE YAPILIR 23-06-2020 08:01 ANNELERİN HUKUKU NE ZAMAN KORUNACAK! 16-06-2020 08:25 NAMAZLARIN KISALTILMASI, YAYA VE BİNEK ÜZERİNDE KILINMASI VE CEM EDİLMESİ 08-06-2020 08:29 BİR İNSANI YAŞATAN, BÜTÜN İNSANLARI YAŞATMIŞ GİBİDİR 02-06-2020 08:21 HAYDİ KENDİMİZLE YÜZLEŞELİM; COVİD-19’U FIRSATA ÇEVİRELİM! 22-05-2020 09:43 DÜNYA NİZAMINI AYAKTA TUTAN ÜÇ GÜÇ: KİTAP, MİZAN, DEMİR 12-05-2020 10:08 MUSİBETLER ANCAK BİR USUL VE YÖNTEMLE HAL EDİLİR 05-05-2020 09:43 ORUÇ TUTMAKTAN MAKSAT, SORUMLULUK BİLİNCİ KAZANMAKTIR 28-04-2020 10:14 “KENDİMİZ İÇİN SEVİP İSTEDİĞİMİZİ, MASUM İNSANLAR İÇİN DE SEVİP İSTEMEDİKÇE, GÜVEN İÇİNDE OLAMAYIZ” 20-04-2020 09:23 CORONA VİRÜSÜNÜ İBRET NAZARIYLA OKUMAK 14-04-2020 09:49 DUA 07-04-2020 10:17 AFAT VE FELAKETLERE KARŞI TEDBİR İKİ TÜRLÜDÜR 30-03-2020 09:21 KADER, BELA (BLV), FİTNE, NASİP, KISMET AYNI ŞEYLER Mİ? (4) 24-03-2020 10:16 KADER, BELA (BLV), FİTNE, NASİP, KISMET, AYNI ŞEYLER Mİ? (3) 17-03-2020 09:28 KADER, NASİP, KISMET, İMTİHAN AYNI ŞEYLER Mİ? (2) 09-03-2020 09:30 KADER, NASİP, KISMET, İMTİHAN AYNI ŞEYLER Mİ? (1) 02-03-2020 08:31 MUHAMMED AS’I RABBİ TERBİYE ETTİ; YA BİZİ KİM TERBİYE ETMEKTEDİR? 25-02-2020 00:09 UYDUK HAZIR OLAN BATILA 18-02-2020 23:06 CAMİ VE MESCİDLERİ FONKSİYONEL HALE GETİRMEK 11-02-2020 10:15 DEPREMİ TEDEBBÜRLE OKUMAK! 03-02-2020 00:37 MEHDİ BEKLEMEK, GELECEĞİ İNŞA ETMEKTEN KAÇMAKTIR 28-01-2020 00:55 HAC İBADETİ VE DİYANET’İN SORUMLULUKLARI 21-01-2020 08:36 GÜNÜMÜZÜN OKÇULARI DA MEVZİLERİNİ TERK ETTİLER 13-01-2020 08:33 GÜZEL/İYİ OLAN HER ŞEY, RABBİMİZİ HATIRLATMALIDIR 06-01-2020 08:22 YOBAZLIK İNSANLIĞIN BAŞ BELASIDIR 30-12-2019 00:04 İSRAİL KAVRAMI YAKUP AS’IN İSMİ MİDİR? 16-12-2019 00:06 KENDİMİZ OLMAK ZORUNDAYIZ 09-12-2019 12:15 İBLİS HAKLI ÇIKTI 02-12-2019 08:40 ALLAH’IN RAZI OLACAĞI HAYAT İKİ CEPHELİDİR 25-11-2019 08:34 AHLAKLI OLMAK, DEĞERLERİMİZE SAHİP ÇIKMAKTIR (2) 18-11-2019 08:20 AHLAKLI OLMAK, DEĞERLERİMİZE SAHİP ÇIKMAKTIR (1) 09-11-2019 09:03
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA